1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. MÜFTİ ÇİFTÇİ HOCA “ 2 ”“EMİRHALİLOĞLU”
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MÜFTİ ÇİFTÇİ HOCA “ 2 ”“EMİRHALİLOĞLU”

A+A-

 

Sevgili okurlarım! Geçen gün ki yazımda bir sonraki gün Müfti Emirhaliloğlu ile aramızda geçen anımı anlatıp, Müfti Efendi’ nin ölümü üzerine yazdığım şiirimi yayınlayacağımı yazmıştım.

***

15.3.1967 târihinde 90 yaşında Hakkın rahmetine kavuşan yine Hocam Buharâlı Hacı Ahmet Efendi evinde akşam yemeği vermişti. O günlerde ben 20 yaşımda idim. Yemeğe Müfti Efendi Mehmet Emirhaliloğlu’da dâvetliydi.

 

Ortaya sofra bezini serip üstüne kalburu, kalburun üstüne sofra sinisini, sofra sinisinin üstüne yufka ekmekleri, ekmeğin üstüne kaşıkları koydum. Bunu gören Müfti Emirhaliloğlu aşağıda yazdıklarımı anlattı.

 

Rahmetli Derviş Efendi Keskin Müftisi idi. Bu zât esah’tan hocaydı. “ben dâvetlere gitmeyeceğim amma ekmeğin üstüne kaşıkları koyuyorlar, bunun yanlış olduğunu söylemek için dâvetlere gidiyorum derdi” dedi.

 

Ben, hemen ekmeklerin üstünden kaşıkları toplayıp yufka ekmeklerin altına yerleştirdim. Müfti Emirhaliloğlu bana, “anladın değil mi Doğan?” dedi. Ben de “anladım Hocam” dedim.

 

Emirhaliloğlu sözlerine devamla “ekmekle Allâh’ın Kelâmı Kur’ânın değeri aynıdır, bunu da bilesin” dedi.

***

Bugün dünyânın bâzı ülkelerinde yetişkin insanlar, çocuklar aç ölüyorlar. Aç, açık insanların acıklı hâlini televizyonlar evimizin içine kadar getiriyor.

 

Böylece, insanların açlıktan çok acı çektiklerini gözümüzle görüyoruz, görüyoruz da yine ibret almıyor, aylarca peşinde koştuğumuz o güzel nîmeti, ekmeğimizi çöpe atıyoruz. Şu hâlimize bakın…

 

Eğer, ibret almış olsak “bölündü, bizim ve çocuklarımızın eli, elimiz değdi, misâfirin önünden arttı, sâir sebeplerle ekmeğimizi çöp varillerine atar mıyız?”

 

Allâh’ın Kelâmı Kur’ân-ı Kerîm kadar kıymetli, bin bir sıkıntı ile kazanılan ekmeğimizi niçin çöpe atıyoruz, iyi düşünün?

 

Lütfen kendimize gelelim, kıtlık denilen açlık belâsını dâvet etmeyelim. Allâh’ın pek çok nîmetleri varken kıtlığı dâvet etmek neden?

 

Bu güzel ülkenin ekmeğini, suyunu ve her türlü kaynaklarını boş yere harcamayalım, Rabbimizin verdiği nîmetleri çok, hem de çok iyi değerlendirelim.

***

Sevgili okurlarım sizlere hoşça kalın diyor, geçen hafta sözünü ettiğim şiirimi aşağıya yazıyor, Hocam Emirhaliloğlu ile kendilerinden çok şey öğrendiğim yine Hocam Hacı Ahmet Efendilere Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyor; İleriki yazımda Hocam Buharâlı Hacı Ahmet Efendi’yi anlatacağımı bilmenizi istiyorum. 12.5.2018

 

EMEKLİ MÜFTİ HOCAM HACI MEHMET EMİRHALİLOĞLU’NUN 20.8.1975 TÂRİHİNDE ÖLMESİ ÜZERİNE.

 

Bir Ağustos günü fâni cihâna,

Sabah zamânında velvele gitti.

Nihâyet kıydı mı azrâil sana?

Ağladım bir zaman sel sele gitti.

Mezârının taşı Zâtına nişan,

Yokluğun bizleri eder perişan,

İmrenir bilgine Rasûli Zîşan,

Yüklendi tabut’a mes ele gitti.

Bastı mı bağrına cihânı Server?

İçtin mi elinden şarâbı kevser,

Haşrolur “Yetîmi” kurulur mahşer,

Îmânın seninle el, ele gitti…

 “Keskinli Yetîmi”

 

2401-2402

 

Bu yazı toplam 597 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.