1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Mucize
Mucize

Mucize

       Eşim daha gitmeden övmeye başladı filmi! Çalıştığı yerdeki Hatice hanım gitmiş, bir daha giderim demiş!       O hızla hafta sonu Makro...

A+A-

mucizeee       Eşim daha gitmeden övmeye başladı filmi! Çalıştığı yerdeki Hatice hanım gitmiş, bir daha giderim demiş!

      O hızla hafta sonu Makro Sinemalarının yolunu tuttu. İnternette yayınlanan seanslar çoğu zaman aynı olmadığı için de koşa koşa gidip beklediğini söyledi.       Beğenirse, film arasında arayacağını az çok tahmin ediyordum. Yine düşündüğüm gibi oldu. Anlatmayla olmazmış! Muhakkak görmeliymişim.       İçimden dedim ki gene yandık.       Hafta sonu ilk seanstayım. İyi de oluyor. Gün araya gitmiyor. Herkes hafta sonu erken çıkmadığı için de koca salon bana kalıyor neredeyse! Kalabalıkta zaten dikkatim dağılıyor. Çünkü  herkesin elinde akıllı telefon, o da benim sinirlerimi bozuyor. Sanki büyük iş adamları…       Biz gelelim filmimize… Salonda benimle yedi kişiyiz. Of be, ne kadar rahat.       Daha önceki filmlerine de gitmiştim. Mahsun Kırmızıgül gerçekten başarılı bir genç diyorum. Her önüne gelen bir şeyler yapmaya çalışıyor. Eline ayağına dolaştırıyor. Genç olmasına rağmen güzel senaryolarla geliyor karşımıza.        Altı ay hazırlanarak yapılmış film. Gerçek aşk hikayesinden yola çıkılmış.       60’lı yıllar…       Elbette o yıllar doğunun batıya göre çok mahrumiyetinin olduğu yıllar. Doğuya kimse gitmek istemez. Sürgüne gitmiş sayar kendini. Lafa geldi zaman mangalda kül bırakmayanlar da bilmez doğunun zor şartlarını. Uzaktan gazel okurlar her zaman olduğu gibi! Ege’de yetişen öğretmen Mahir’in (Talat Bulut) tayini doğuda uzak bir dağ köyüne tayini çıkar. Karısı ise gitmesini istememektedir ama nafile… Dönem ise 27 Mayıs darbesi dönemi.       Yoksul köyde okul yoktur. Fakat öğretmen atanmıştır. Okul binasının dahi olmadığını görünce hemen dönmek ister… Ama dönemez. Öğretmen eşinden para ister okul yaptırmaya girişir.  Burası biraz abartılı geldi bana. Kalmak için tek şartı vardır, kızlar da okula gönderilecektir. El ele verilip okul yapılır önce…       Kadınların yine yok sayıldığı, ikinci sınıf muamelesi gördüğü, meta gibi satıldığını görüyoruz. Kendi kılığına bakmadan evlenmek istediği kızdan farklı beklentileri olan gençler. Yok dişleri güzel olsun, yok gözleri güzel olsun. Analar da az değildir. Oğulları bulunmaz hint kumaşıdır sanki. Bakmaya gittiği kızları sınava sokarlar. Yürüyüşünden, ağzının kokup kokmamasına kadar. Evet kadının kadına yaptığını kimsenin yapmadığı toplumsal gerçekler… Atlı ve silahlı adamların dağdan inip çevreye kurşun sıkması, bunu gören Ege’li muallimin korkması üzerine köy halkının, “bunlar eşkıya ve evet silahlılar ama kesinlikle yol kesmezler, hırsızlık yapmazlar, kimseye zarar vermezler, onlar dağların ağaları beyleridir, buraları kollarlar” gibi sözleri de doğru bulmadım.  Ne sakatlık, ne fakirlik, ne farklı diller, ne ayrı kültür, ne de doğal şartlar engel olamaz onlara. “Kar yağar, yollar kapanır” ve köy kaderiyle, Aziz ve çocuklar öğretmenleriyle baş başa kalırlar…      Köyün delisi diye bilinen sakat Aziz, çocukların dalga geçtiği kişidir. Vücudunun belirli yerlerinde felç benzeri sıkıntılar olan, konuştukları anlaşılmayan, yaşadığı bu sıkıntılar nedeniyle de saçı başı birbirine karışmış, mahallenin delisi gibi ortalıkta gezen Aziz rolündeki Metin Turak, on bir kez konservatuar sınavına girerek kazanamayan bir oyuncuymuş. Performansı muhteşemdi. Muhtar öylesine.  Öğretmen Talat Bulut’u tanıyamadım. Mahsun Kırmızıgül’ü zor tanıyacaksınız.  Rollerini fazlasıyla gerçekleştiriyorlardı. Öğretmenin ilgisiyle biraz yol alan Aziz’in babası muhtarın adliye binası önünde hasımlarınca vurulmaktan kurtardığı adamın; .  “Sen bana hayatımı verdin, ben de sana kızımı verdim gitti.” Aziz’in babası; “Benim oğlum sakattır.’ Demesine rağmen, kız babası; ‘Kalbi sakat olmasın’ demesiyle, anlaştıkları gibi kızı verirler. Aziz’in düğünü olur, evlenir. Kız evden çıkarken, kapıda adetten olan testi kırılır. Doğa, mevsimsel dönüşler, hayvanlar, müthiş bir şekilde katkı sağlamış hikayeye, gerçek bir aşk hikayesi denmiş, ben buna de katılmıyorum. Bir birini görmeden evlenen kişilerin zamanla birlikteliği sevgiden öteye gidemez. Aşk, bir duygu yumağıdır. Aşk bir efkardır.  O nedenle de filmdeki sakat rolündeki Aziz’in tesadüf olarak evlenmesinin sonucu da aşk’ı doğurmaz. Neden bir aşk hikayesi denmesini anlamak mümkün değil. Umudun bittiği yerde mucize başlar.  Aziz, evlenince kızı çok sever, aşık olur. Ve iyileşir, aşkın gücü bu mucizeyi gerçekleştirmiş, Bu iyileşme de muamma geldi bana! Oyuncu kadrosunda da diğer filmlerdeki oyunculardan çoğunu görmek mümkün.       Yönetmen ve Senaryo; Mahsun Kırmızıgül, Görüntü Yönetmeni; Soykut Turan, Genel Yayın Yönetmeni; Hamdi Deniz, Beste; Mahsun Kırmızıgül - Yıldıray Gürgen -Tevfik Akbaşlı. Oyuncular; Talat Bulut, Mert Turak, Mahsun Kırmızıgül, Seda Tosun, Serpil Gül, Meral Çetinkaya, Ali Sürmeli, Berivan Karaman, Billur Yılmaz, Büşra Pekin, Cezmi Baskın, Dilek Denizdelen, Doğukan Polat, Erdem Yener, Erol Demiröz, Eylem Yıldız, Haki Biçici, Çisil Oral, İlke Aycan Şener, Meriç Benlioğlu, Metin Yıldız, Nazmi Kırık, Nilgün Karababa, Nisa Melis Telli, Özgür Özdemir, Reyhan Ulu Ekinci, Rosi Barbarosa, Sinan Bengier, Şenay Aksoy, Şenay Gürler, Tansu Öngel, Yıldız Kültür, Cihat Tamer, Serhat Çağlayan. Gerisini filmde izleyin… İyi seyirler!
Bu haber toplam 369 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.