UĞUR BÖCEĞİ

UĞUR BÖCEĞİ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MOR IŞIK 5

A+A-

Bunun üzerine Paşa istemeye, istemeye kolundan cihazı çıkarıp annesine uzattı. Rabia Hanım eline alıp, sağına soluna bakarken bir düğmeye basmış olacak ki! O an cihazdan acayip sesler gelmeye başladı. Gelen ses iki kardeşi şaşırtmasa da, anneleri Rabia Hanım bir tuhaf olmuştu.

Rabia Hanım – Bu da! Ne Çocuklar.

Efe – Anne uzaylılar verdi.

Rabia Hanım – Hadi seni edepsiz. Kim bilir nasıl bir oyun var içinde, bilgisayar gibi bir şey sanırım.

Paşa – Tabi ki! Anneciğim bilgisayar sistemi yüklü o saatte.

Bu ara babaları Hüseyin beyde söze karışır.

Hüseyin Bey -  Hanım bunlar çılgın benim aklım ermiyor bunların işine. Bırak sen onları bana bir çay koy da içeyim.

Rabia Hanım – Haklısın galiba bey. Bunların ikisi de çılgın. Ben ikimize çay koyayım da karşılıklı içelim. Bir de, benimle gırgır geçiyor baksana güya uzaylılar saat vermişler. Bizi ışınlayın hadi hastaneye gideceğiz o zaman, yapın da görelim.

Paşa – Efe annemle sen gırgır geçer misin? Oda seni alaya alıyor; bak.

Efe – Ağabey hadi biz gidelim bak bizi uzaylılar bekliyor.

Rabia Hanım – Densiz edepsiz seni. Hâlâ gırgır geçiyor benimle. Bey şu oğluna bir şey de, süpürgeyi aldırma bak elime benim şimdi. Evire çevire döverim seni.

Efe – Anne ya! Hep öyle diyorsun süpürgeyi alıp bir kere yapmadın ama sen dilinle felaket döversin var ya!

Rabia Hanım – Evladım; dövmek insan işi değil.

Paşa - Biz kaçtık anne. Bir sürü işimiz var bizim.

Paşa ve Efe evden çıkar çıkmaz hemen Güneşin kızı ile irtibata geçtiler. Bunun sonucunda Güneşin kızı onları hemen gemilerine ışınladı. Aralarında biraz konuştuktan sonra, Paşa olanları kendi hocalarına anlatmak için, Efe ile kendini Erciyes Tıp Fakültesine ışınlanmasını istedi. Güneşin kızı onları, hemen istedikleri yere gönderdi.

Paşa uzaylı dost insanları anlatabilmek için, onların resimlerini ve gemilerinin resimlerini telefonuyla çekti. Fakülteye varır varmaz. İlk olarak dersi olmayan bir hocasını aradı ve aralarından birkaç tanesinin dersinin olmadığını tesadüfen hepsini bir arada çay içerken yakaladı.

Paşa – Kıymetli hocalarım afiyet olsun. Bakın size kardeşimi getirdim. Sanırım bize de çay ısmarlarsınız.

Hocalar Paşa’yı çok sevdiklerinden tabi ki! Ismarlarız ne demek, en sevdiğimiz öğrencilerimizin başında geliyorsun gibi övgüler yağdırdılar. Bu arada Efe’de abisi için söylenen bu övgü dolu sözlerden hoşnut olmuş ve gözlerinin içi gülüyordu. Ve bir anda dikkatleri kendi üstüne çekmek için, olmadık bir şey yaptı.

Efe – Ağabeyimle ben dün uzaylıları gördük. Biliyor musunuz?

Bu yazı toplam 510 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.