UĞUR BÖCEĞİ

UĞUR BÖCEĞİ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MOR IŞIK 4

A+A-

Güneşin kızı – Korkma! Lütfen. Ekrana bakar mısınız? Paşa ekrana baktı kardeşinin, uzay gemisini incelediğini gördü. Yanında iki tane uzaylı adam ile gemiyi inceliyordu. Bu ara ekrandan oradaki konuşmalar da duyulmaya başladı. Kardeşi Efe iki uzaylıyı soru yağmuruna tutuyor. Geminin işleyişi hakkında bilgiler alıyordu. Paşa – Efe işte! Bir gün eminim ki! Mühendislik dehası olacak. Diyerek, kahkaha attıktan sonra; Güneşin kızına dönerek;

Paşa - Bizim gitmemiz lazım. Zaten hava karardı. Evdekilerde merak ederler. Onlar uyurken çıktık. Evden çıkarken de not bırakmıştım. Erciyes’e çıkacağız diye! Güneşin kızı - Tamam o zaman yarın görüşelim. Sizin zaman biriminize göre anlaşırız tamam mı? Şu iki saati alın kolunuza takın ve yandaki düğmeye basınca sizdeki telsiz formunda görüşebiliriz. Nereden biliyorsun derseniz. Dedim ya! Telepati ile bilgisayarda bulunan arkadaşımız. Bana verileri aktarıyor. Bende size sunuyorum. Bu arada sizleri, yani insanları inceleyeceğiz. Çünkü sizinle daha iyi bir iletişim kurabilmemiz için, sizleri daha iyi tanımalıyız.  Şu an ikinizi de, arabanızın yanına ışınlıyorum. Nereden biliyorsun dersen. Paşa gülerek, Paşa  - Telepati yoluyla değil mi? Güneşin kızı – Sizleri çok sevdim. Umarım diğer insanlarda sizin gibidir. Paşa, gülümsedi ve o an arabanın yanına iki kardeş ışınlanmıştı. Bu arada; arabanın yanında birkaç insan, arabanın sahibi nerede, soğuktan dondular mı? Polise haber verelim demeye başlamışlardı bile. Ancak Paşa ve Efe’yi bir anda yanlarında görünce, aralarından yaşlı bir adam; Yaşlı adam -Fesuphanallah ne oluyor ya! Cin çarpmışa döndüm. Siz kimsiniz! Efe – Bu arabanın sahibiyiz.

Yaşlı adam - Evladım. Bu saate kadar neredesiniz. Bizde şimdi polise haber verecektik. Paşa – Teşekkürler amcacığım; sağ olun. Kayserili olmakla bir kez daha gurur duydum. Amca plakaya bakıp, Kayseriliyiz diye mi? Merak ettiniz yoksa. Yaşlı adam konuşurken birden ciddileşti; Yaşlı adam – Çıldırtma beni oğlum. İster Kayserili ol, istersen başka yerden ol. İnsan değil misiniz? Biz bir kedi bile görsek onun bile donmasına izin vermeyiz. Daha sonra da! Yumuşak bir tavırla; Hadi işinize gidin bakayım. Ananız babanız merak eder. Daha buralarda durmayın hadi. Bizde gidiyoruz. Yollara da dikkat edin. Buzlanma olabilir. Aferin size arabanızda da kar lastiğini takmışsınız. Önce sert konuşup, sonrada yumuşak bir tavırla devam eden yaşlı amcaya Paşa ile Efe imrenerek bakıyordu. Sonra herkese iyi akşamlar dileyip; sessizce uzaklaştılar. Bir müddet arabada sessiz duran, iki kardeş sükûnetlerini bozdular ve konuşmaya başladılar. Paşa – Efe ne gündü ama? Efe – Evet ya! Uzaylıları gördük. Hem de bizden başka kimsede görmedi. İlk görenler biziz. Paşa – Yarın herkes görmeye başlar. Ancak bunları kimse görmeden nasıl fakülteye götürebiliriz onu düşünüyorum. Efe – Çok kolay ağabey! Bunlar tiyatro için Ankara’dan gelmişler deriz. Paşa – Hay aklınla bin yaşa!

Eve gidene kadar konuşmaları devam etti. Ancak ikisi de evde anne ve babalarına bahsetmediler. Eğer bahsetselerdi. Uzaylılardan uzak durun diyeceklerinden, adları gibi emindiler. Sabah olduğunda içlerinde gizli bir heyecan vardı. Ancak bu duyguyu anne ve babalarıyla paylaşamazlardı. Gözlerinin içi gülüyor. Barışçı gibi görünen uzaylılarla tanışmanın sevincini yaşıyorlardı. Bu arada anneleri oğullarının kolundaki saate benzeyen, uzaylıların verdiği ama kendilerinin tam fonksiyonlarını bilemedikleri cihazı fark etmişti. Rabia Hanım – Aa! Ne kadar güzel bir saat almışsınız. Biriniz verinde bir bakayım. Paşa ve Efe ikisi birden yok olmaz dediler. Rabia Hanım (Şaşkın bir vaziyette ) – Hayırdır. Ne oluyor bakayım. İkiniz birden hayır dediniz. Yemedik ya! Oğlum, bakıp geri vereceğim.

 

Bu yazı toplam 308 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.