1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Milletimizin yüreğine kan damladı
Milletimizin yüreğine kan damladı

Milletimizin yüreğine kan damladı

Türk Eğitim-Sen Kırıkkale Şubesi Diyarbakır’da indirilen Türk Bayrağı ve yaşanan olayları protesto etmek amacıyla Cumhuriyet Meydanında eylem düzenledi. YÜRÜYÜŞ...

A+A-
Türk Eğitim-Sen Kırıkkale Şubesi Diyarbakır’da indirilen Türk Bayrağı ve yaşanan olayları protesto etmek amacıyla Cumhuriyet Meydanında eylem düzenledi. YÜRÜYÜŞ YAPARAK SLOGAN ATTILAR Düzenlenen protesto eylemine  Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Kırıkkale Şube Başkanı Başkanı A. Yücel Karabacak'ın yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Eylemde Başkan Karabacak, Diyarbakır' da indirilen Türk bayrağı ve yaşanan olaylara ilişkin basın açıklamasında bulundu. Yapılan basın açıklamasının ardından yürüyüş yapan kalabalık ‘Bayraklar İnmez Vatan Bölünmez’, ‘Bayrağa Uzanan Eller Kırılsın’, ‘Kırıkkale Uyuma Bayrağına Sahip Çık’ diye sloganlar attılar. Kalabalık grup Zafer Caddesi ve Hüseyin Kahya Parkından geçerek Türk Eğitim-Sen Kırıkkale Şube binası önüne geldiler ve burada eylemlerine son verdiler. GÜVENLİK GÜÇLERİ MÜDAHALEDE BULUNMADI PKK'lı teröristlerin Diyarbakır'ın Lice ilçesindeki 2. Hava Kuvveti Komutanlığında asılı bulunan Türk bayrağını indirdiklerini ve askeri bölgenin içine girip bayrağımızı indiren hainlere güvenlik güçlerinin herhangi bir müdahalede bulunmadığını belirten Karabacak, “Malazgirt'te, Kosova'da, Mohaç'ta, Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Sakarya'da bayrak yere düşmesin diye nice yiğitler canlannı seve seve vermişlerdir. 1984 yılından beri PKK terör örgütünün eli kanlı canileri, bayrağımızı indirmesinler, ülkemizi bölmesinler diye kuş uçmaz kervan geçmez dağlardaki karakollarda on binlerce evladımız toprağa düştüler ve bu kutsal bayrağı şimdiki nesillere, bugünkü iktidara selametle teslim ettiler” DARMADAĞIN EDİLDİ “Devletin bayrağı; azdırılan, semirtilen, şımartılan, sırtı sıvazlanan terörist çapulcuların ayaklanma provası ile vatanı korumakla görevli askeri birliğe girilerek indirilmiştir. Askeri gözetleme kulesi darmadağın edilmiştir. Açılım sürecinde gelinen noktada tek bir silahlı kuvvetler mensubu bu menfur saldırıya cevap verememiştir. Teröristler askeri birliğimizden zafer işaretleri ile inlerine dönerken, milletimizin yüreğine kan damlamıştır. Gelinen durumun şerefi Başbakan'a,Yardımcılarına, bakanlarına, hükümetin ve iktidar partisinin tüm yöneticilerine, Genel Kurmay Başkanına, açılım düzeni içinde yer alan başta malum sendikacılar ve onların üyeleri ile olan biteni görmezden gelip iktidara güç ve kuvvet sağlamaya devam eden halkımıza aittir” MİLLETİNİN KANINDAN ALMIŞ BAŞKA BAYRAK YOK Bayrağın, bir milletin varlığının ve bağımsızlığının sembolü, tarihinin hatırası olduğunu dile getiren Karabacak, “Bayrağın değeri, yapıldığı kumaşla değil, dalgalanması için ödenen bedelle ölçülür. Türk bayrağı dışında rengini, milletinin kanından almış başka bir bayrak yoktur. Askeri olarak bayrak ve sancağına hakaret edilmesine göz yummak, en büyük milli şerefsizlik olarak kabul edilmiş, tarihte bayrağa hakaret, padişaha ve devlete hakaret suçu ile ayni derecede tutulmuştur. Bayrağın kutsallığı,savaş meydanında en yüksek derecesini bulur, bayrağı yere düşürmemek için en yüksek rütbeli askerlerin dahi en küçük bir tereddüt göstermeden şehitliği göze aldıkları görülürdü. Zira bayrağın düşmesi, mağlubiyetle eş değerdir” BAYRAK İNMEZ EZAN DİNMEZ “Biz, bayrak denince Ulubatlı Hasan'ı biliriz; kınalı kuzularımızı biliriz. Kurtuluş Savaşı'nda "Ölürsem kefenim olur" diyerek göğsünde bayrak taşıyan kahramanlarımızı hatırlarız. "Bayrak inmez, ezan dinmez" diye şehit olan yavrularımıza ağlarız. Bu millet, tarihin var olduğu günden bugüne değin kendisini, varlığını ve bağımsızlığını sembolleştirdiği ve kutsal bildiği bayrağı dalgalansın diye sayısız şehit vermiş, kan dökmüştür. Siyasi iktidarın yıllardır "Analar ağlamasın" palavrasıyla devleti değersizleştirme; şehitlik, gazilik, bağımsızlık gibi kavramları milletimizin dimağından söküp atma, teröristle aleni, gizli pazarlık yapmak suretiyle, devletimizin varlığına kast edenlere İtibar kazandırma politikası, sonunda bayrağımızın indirilmesi noktasına kadar gelmiştir” SORUMLU MU ARIYORSUN? “Başbakan yaptığı açıklamada bu işin sorumluları hakkında gerekenin yapılacağını söylüyor.Bizde diyoruz ki Eyyy Başbakan sorumlu mu arıyorsun? PKK'ya Açılım adıyla yıkım projesini başlatan kim ona bak, PKK'yla pazarlığa oturarak Türk milletinin ve devletinin onurunu zedeleyen ve yaralayan kim ona bak. Şehirlerin merkezinde otobüsleri,itfaiye araçlarını yakan,yol kesen kimlik kontrolü yapan,daha dün otobüsü durdurup 23 öğretmenini kaçıran PKK'ya bu cesareti veren, şımartan ve azdıran kim ona bak, Kürdistana selam olsun diyerek PKK'nın hedeflerini kabullenen kim ona bak. Sorumlumu arıyorsun önce kendine bak SaBaşbakaın Başbakan önce kendine bak.Ve bu vebalde bir kez olsun sorumluluk al hükümetinle birlikte istifa et” SÖZ VERMEK DEĞİL CAN VERMEK GEREKİYOR “Bu durum, AKP'nin iktidara geldiği dönemlerde dile getirdiği "sindire sindire" kabul ettirme stratejisinin, terör örgütüne karşı mağlubiyeti kabul ettirme aşamasıdır. Kutsal Türk bayrağını dahi seçim malzemesi yaparak milli değerlerimiz üzerinden siyasi rant elde etme peşinde koşan AKP iktidarı, bugün bayrağımızın yerlere atılmasının tek müsebbibidir. Bugün gördük ki bayrak, reklam filmleriyle değil; kararlılıkla, sarsılmaz bir iradeyle korunuyor. Bugün gördük ki, bayrağı yükseklerde tutmak için SÖZ vermek değil CAN vermek gerekiyor. Rengini sayısız şehidimizin kanından alan, varlığımızın ve bağımsızlığımızın sembolü bayrağımıza yapılan bu saldırıyı lanetliyor, bu rezalete seyirci kalan tüm kişi, kurum ve kuruluşları kınıyorum” dedi.    
Bu haber toplam 314 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.