1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. MEYDAN ŞİİR GÖRSÜN
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MEYDAN ŞİİR GÖRSÜN

A+A-

Hatice Kandemir: 29.10.1917’de Keskin’in Seyfli Köyün’de doğmuş, 6.5.1938’de Öğretmen Bahri Bozkurt ile evlenmiş, şiddetli geçimsizlik sebebiyle iki çocuk anası iken, 18.10.1943’de boşanmış. 1.4.1947’de verem illetinden ölmüştür.

 

“Varidât-ı Yesâri” adlı eserinde Hatice’nin babası Kaman Tapu Muhafızı iken şâir, Cemal Kandemir “Kızım Hatice’nin ölümüne” başlığı altında aşağıdaki dörtlükleri yazmıştır.

 

KIZIM HATİCE’NİN VEFÂTINA

 

Zülfü siyâhımı gömdüm Kaman’a,

Dedim nazlı yavrum yat garip, garip.

Bülbül seher vakti gel de figāna,

Sesini, sesime kat garip, garip.

 

Felek niçin vermen bu derde çâre?

Yaktın ateşlere, attın da nâra,

Evlat acısından açtın da yara,

Çaldın damağıma tat garip, garip.

 

Yine boz duman Bâran Dağında,

Baykuşlar ötüşür gönül bağında,

Bir yavru yitirdim gelin çağında,

“Yesâri” yasını tut garip, garip.

 

1894 yılında Keskin’in Seyfli Köyün’de doğan Cemal Kandemir, 21 Mart 1971 târihinde Ankara’da vefat etmiş, vasıyyeti üzerine cenâzesi Keskin’in Seyfli Köyün’de Allâh’a emânet edilmiştir.

“Yesâri” Cemal Kandemir aslında dîvan şâiridir. Dîvan Şâirleri Saray ya da sarayın çevresinde yetişen kimseler’ dir. Ancak;

 

“Yesâri” Keskin’in Seyfli Köyünde doğmuş, o zamanki adı ile İbtidâi’den sonra iki yıl Rüştiye’de okumuş, bir şiirinde anlattığına göre,

 

“İki sene Rüştiye’de okudum, Okumadım sokakları dokudum” demiştir.

 

1930’lu yıllarda Keskin Kazâ ve Kırşehri’ne bağlıdır. Kırşehri ise Sancak’tır. Sancağı idâre eden kimsenin unvânı Mutasarrıf’tır.

 

Yesâri, Keskin’de Düyûni Umûmiye’de memurdur. “Genel Borçlar Dâiresi” Bir sebeple Keskin’den Ziyr’e, atanır. Ziyr, bugün ki Kahramankazan’dır. Suçlu olmadığı anlaşılan Yesâri, Ziyr’den Kıhşehri Tapu Kâtipliğine atanır ve Kırşehri için aşağıdaki dörtlüğü yazar.

 

Her dem güzelliğin anıp gurbette,

O şen bahârını öğüp sayandım.

Felâketli başım düşünce derde,

Eski yurdum dedim sana dayandım. Der.

 

“Yesâri” Dîvan Şâir-i Dedik ya işte örnek birkaç şiiri.

 

Neyi kalmış Süleymân’nın bu devrâna hükümrandı?

Hikâyettir kalan ancak o varlıklar nihan âsâ.

 

Her sehergâh derdi mihmenet bir aziz mihman bana,

Gam ilinden gelmede hicran dolu kervan bana…

…’…

Derdimi arz eylemektir, maksadım şekvâ değil,

Rahmi mâderden “Yesâri” böyledir ihsan bana.

 

Millete ilim aşıla tanısın hürriyyeti,

Câhil hürüm zennederek çeker zilleti.

 

Zarâfet bir zarftır, mazrûfi zekâ,

Nükte bir bilgidir, menba-ı kafa.

1-Nihan: Gizli, saklanmış. 2-Âsâ: Gibi. 3-Menba-ı: Kaynağı.

2241-2242

Bu yazı toplam 445 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.