1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. MEYDAN DİLENCİ GÖRSÜN
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MEYDAN DİLENCİ GÖRSÜN

A+A-

Merhum Refîi Cevad Ulunay köşesinde okul arkadaşının ahlâkî durumunu yazmış, Türkiye okumuştu.

 

Bâbı Âlî’de bir gazetede köşe yazarı olan Refîi Cevad Ulunay’ın iş yerine bir arkadaşı gelir, muhtaç olduğunu söyler ve yardım ister.

 

Ulunay: bundan 50 yıl kadar öncesinin parasıyla okul arkadaşına önemli miktarda harçlık verir amma arkadaşı bu miktarı çok az bulur.

***

Ulunay; Bayazıt Câmii’nin önünden geçerken görür ki okul arkadaşı mendil sermiş, 5 kuruş, 10 kuruş, kim ne verirse kabul ediyor. Bakınız, Ulunay’ın okul arkadaşı dileniyor. Bunu gören Ulunay;

 

Araştırır ve görür ki, dilenen arkadaşının İstanbul Beyoğlu’nda iki dâiresi vardır. Ulunay ise;

 

İstanbul Pendik de oturmaktadır ve o günlerde Pendik, Ulunay’ın iş yerine hayli uzaktır.

 

İşte Beyoğlu’nda iki dâiresi olan dilenci ve işte Pendik’ de oturan, her gün araba vapuru ile iş yerine giden ve evine dönen, denizi bir günde en az iki kez araba vapuru ile geçen Refîi Cevad Ulunay…

***

Halkımızın on bir ayın sultân’ı olarak bildiği, sevdiği Ramazan ayı gelince dilencilerin sayısı daha da artar. “Ölmüşlerinin canı için filan” diye dilenciler, insanların dînî duygusunu gıdıklar; sabahları cıscıbır sokağa çıkan dilenci; akşama doğru zengin olarak evine ve patronuna döner. Amma ve lâkin dilenci, dilenmenin tadına hiçbir şekilde doymaz. Her Cadde ve Sokakta dilenen erkek ve kadınlar var.

 

Kadınlardan biri var ki, yıllardır hemen her gün “Allah rızâsı için bir ekmek parası” diye Kırıkkale de dilenir. Dilencilerin her şeye ihtiyacı vardır amma dilencilere;

 

“Oturduğun mahallenin muhtarından muhtaç olduğunu bildiren imzalı, mühürlü ilmühaber getirir, senin her türlü ihtiyacını alayım der, nerede, nasıl buluşacağınızı söyleseniz, dilenci söz verir amma söz verdiği yere gelmez ve bir daha o cadde, o sokakta dilenmez”.

***

Sağlam gözlü birinin, “körüm” diyen birini; dilenci patronun yardımıyla dilenen kimseyi zâbıta yakalayıp “ne zamandan beri dileniyorsun ve ne zamandandır görmüyorsun?” der.

 

İki gözünün görmediğini, yalan söyleyerek ortakçısının yardımıyla dilenen, dilenci, “her zamandan beri körüm, görmüyorum” der. Yakalandığını anlayan dilenci birden fırtına olur, bütün gücüyle kaçmaya başlar.

***

Soğuk kış gününde kar’da, fırtınada dilenci patronları küçük çocukları, iyi para getirecek bir yere oturtup dilendirir.

***

Dilenci patronları; sadaka istemeye, neredeyse dili dönmeyen yaşlı kadınları, yine iyi para getirecek, ancak can yakıcı sıcaklarda bir yere oturtur, patronun hesabına dilendirir. İnsanları; “Allah rızâsı” sözü ile yüreğinden vurarak dilenip geçinmekten geçiniz artık dilenciler, geçiniz!

2227-2228

Bu yazı toplam 598 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.