1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Meksika sanatı Cer Modern'de
Meksika sanatı Cer Modern'de

Meksika sanatı Cer Modern'de

CerModern, Meksika sanatının ilk kez en geniş kapsamla derlenen sergisini Ankara’lı sanatseverlerle buluşturuyor. Visions of Mexican Art, Gelenekten Modernizme...

A+A-
CerModern, Meksika sanatının ilk kez en geniş kapsamla derlenen sergisini Ankara’lı sanatseverlerle buluşturuyor. Visions of Mexican Art, Gelenekten Modernizme Meksika Sanatı Sergisi, 20 ve 21. yüzyılın tanınmış Meksikalı sanatçılarının eserlerini kapsayan 54 eserden oluşuyor. Son 70 yılda Meksika’da sanat üretiminin en önemli beş hareketini içeren (Meksika Resim ve Heykel Okulu; Kırılma; Sihirli Gerçekçilik; Yeni Meksikanizm ve diğerleri; Post Modernizm), aynı zamanda Meksika’nın sosyal ve politik tarihine göndermelerde bulunan resim, heykel ve fotoğraflardan oluşan sergide, Diego Rivera, Rufino Tamayo, Jorge Marin gibi ülkemizde de tanınan sanatçıların eserlerine yer veriliyor. Meksika Hükümeti Maliye ve Kamu Kredi Bakanlığı koleksiyonlarından derlenen sergi, yirminci yüzyılın ikinci yarısından 54 çalışmadan oluşmakta. Son 30 yılı vurgulamak adına, tüm sanat çalışmaları Meksika Maliye ve Kamu Kredi Bakanlığı’na (SHPC) ait “Payment-in-kind” (Ayni ödeme) ve “Heritage Archieve” (Miras arşivi) koleksiyonlarının parçası. Meksika Maliye ve Kamu Kredi Bakanlığı, ulusal kültürün önemli bir destekleyicisi olarak uzun bir tarihçeye sahip. David Alfaro Siquerios, Diego Rivera ve Raul Anguiano isimli sanatçıların önerisi ile 1957 yılında “Ayni ödeme” isimli bir mali politika geliştirmiş; bu politika sanatçıların fiili çalışmalarını vergi ödemesi gibi kabul ederek görsel sanatçıları desteklemek için tasarlanmış. Bu özgün fikir çağdaş sanat koleksiyonlarının dünyaca en önemlilerinden birini ortaya çıkarmış. Dünyada tek örnek ve çok özellikli bir yere sahip olan bu sistem sayesinde oldukça estetik değere sahip bir koleksiyonu bir araya getirmek mümkün olmuş. 1982 yılında gerçekleştirilen geniş kapsamlı restorasyon çalışmasıyla Miras Arşivi adı altında oluşturulan bu koleksiyon, plastik sanatların yanısıra madeni para koleksiyon parçaları, filateli ve tarihi mobilyalar ile çağdaş sanatçılar tarafından bağışlanan sanat çalışmalarından oluşturulmuş. Bu geniş koleksiyondan derlenmiş olan Visions of Mexican Art-Gelenekten Modernizme Meksika Sanatı sergisindeki çalışmalar, Meksika’da 20. ve 21. yüzyılların sanat üretimlerinin en önemli beş hareketini temsil etmekte. Bu sanat hareketleri, Meksika toplumunun ideallerine karşılık olarak ulusal kimlik ve yerli geleneklerinin yeniden değerlendirilmesi, formel deneyselcilik, insan doğasının evrensel kavramlarının kullanımı, bölgesel mitolojiler, sosyal gerçeklik karşısında inancını yitirme ve reaksiyonlar, aynı zamanda kültürün hassas görünüşüne geri dönüşü tanımlayacak yaratıcı bir yol planlamak için farklı nesneler kullanılmış. Sergi, bu sanat hareketlerinin Latin Amerika genelinde görsel sanatlarının gelişmesi için bir odak noktası olarak görülmesini sağlayan çeşitli disiplinler, jenerasyonlar, milliyetler ve dilleri içermesi açısından önemli. Latin Amerika’da kültürel çerçeveyi etkileyen, zaman içinde Meksika ve bu uluslararasında genişleyen bir bağ oluşturarak Meksika’da yaşayan diğer ülkelerden (Kolombiya, Amerika Birleşik Devletleri, Guatemala) sanatçıları içerir ve kendilerini zenginleştiren ve birleştiren yaratıcı bir yolculuğu gösterir. Meksika Resim ve Heykel Okulu 1910 yılı Meksika Devrimi olarak bilinen silahlı direniş sonrası ülkede uzlaşma ve yeniden yapılanma başlamıştır. İşin yönetimi için Eğitim Sekreteri tarafından 1920 yılında atanan Başkan tarafından seçilen Alvara Obregon tarafından Jose Vasconcelos’a verilmiştir. Vascancelos, tanınan ve saygı duyulan bir entelektüel olarak, çoğunun okur yazar olmadığı insanları nasıl eğiteceği problemi ile karşı karşıyadır. Cevap görsel sanatlarda bulunmuştur, çünkü bu birçok özellikleri bakımından ulusal kimliği korumayı ve devrim doktrinini tasvip eden ideal bir yoldur. Böylece, halihazırda mevcut olan demode akademiciliğin prensiplerine aykırı gelişen ilk Latin Amerika sanat hareketi “Muralizm” veya “Resim ve Heykel Meksika Okulu” doğmuştur. Bu akım 1920 yılından 1970 yılına kadar yarım yüzyıl sürmüştür ve sanatı ve kültürü toplumun ve kamu binaları duvarlarındaki çalışmalar aracılığı ile devrimci hükümetin hizmetine sunma karşısında bir tepki olmuştur. Bu çalışmalar devrimci idealleri ifade etmiş, köylü ve işçileri kullananları belirlemiş ve ilan etmiştir. Muralist harekete paralel olarak, Muralizmin kendi ilgi alanlarının çoğunu kabul eden çeşitli şövale resim sanatçıları ortaya çıkmıştır. Bunlar Resim ve Heykel Meksika Okulu olarak bilinirler. Bu akım Meksika kimliğinin sosyal farkındalığını ve Mezoamerikan kültürlerinin büyüklüğünü temsilsel kuşağın jenerasyonu ve peyzaj resim geleneğinin devamlılığı ile yaratır fakat devrimin kendisinin sosyal amaçlarından etkilenir. Çalışma milliyetçiliği veya net olarak söylemek gerekirse, emperyalist ülkelerden veya uluslararası güçlerden gelen savaş sonrası dönemde oluşan durumlardan önce kendini savunan Mezo-Amerikancılığı yüceltmiştir. Kırılma (Rupture) 1940 yıllarında ülkenin “Modernizasyonu” ekonomik güçlenme göstermiş ve dönemin sanat piyasasının hareketlenmesine sebep olmuştur. Estetik  duruştan çok görsel dilleri yenilemek, bunları ifade etmek için sosyal ve hassas mekanlar elde etmek ve sosyal içeriğin değersiz söylemlerini ortadan kaldırmak için bir direniş yaklaşımı oluşmuştur. Kariyerlerine 1950’lerde başlayan bir grup genç sanatçı Rupture (Kırılma) ismi verilen bir grup oluşturmak için bir araya gelmişlerdir. Kendilerini 20.yüzyılın ilk yarısındaki görsel sanatlara yüklenmiş milliyetçi zorunluluktan kurtararak, yeni dilleri ile daha objektif bir şekilde iç meselelerini konuşabilmişler ve bu da daha geniş bir öneri mozaiği sağlamıştır. Böylece 1960’larda Kırılma dönemi sanatçıları Meksika sanatındaki pozisyonlarını sağlamlaştırmışlar ve bugün halen açık olan bir yol açmışlardır. Sihirli Gerçekçilik Sihirli gerçekçilik, oldukça farklı bir arayış içinde olmasına rağmen Oaxaca eyaletinde Ruptura sanatçıları ile aynı jenerasyon tarafından bölgesel bir akım olarak oluşmuştur. Bu sanatçılar birbirlerinden farklı olmalarına ragmen aynı unsurları işlerine yansıtmışlardır; dönemin kültürel zenginliği renk ve dokuları ile çalışmalarını destekleyen hayvanlar, çiçekler, binalar ve sihirli ögeler ile tamamen destekledikleri karmaşık mitolojik karakterleri temsil etmek ve hikayeler anlatmak için kullanmışlardır. Akımın en üretken ve özgün sanatçısı, yapıtlarında eski geleneklerin fantastik imajlarını günümüz görüntüleri ile birleştiren Francisco Toledo’dur. Çalışması Bu sergide yer alan diğer sanatçılar Sergio Hernandez ve Rodolfo Morales’in isimsiz çalışmaları kendi özel bakış açılarından Oxaca’daki bu sanatçı grubu tarafından geliştirilen “Sihirli Gerçekçilik”in en sert örneklerini temsil eder. Neo Meksikanizm ve diğerleri 1970’lerde, 1968’in öğrenci ve işçi devrimleri gibi olaylarla hareketlenen radikal değişimler hakkında farkındalığın yaratılmasını amaçlayan “ortak çalışma grupları” olan projeler ortaya çıkmıştır; amaçları sokaklara çıkmak ve duvarları ve popüler medyayı kullanarak yapıtları aracılığıyla mesajlar vermektir. Bu akım Presco Pentagono , Suma, Peyote ve Şirket,  Taller de Investacion plastica (Plastik Araştırma Grubu), Marco (Çerçeve), Mira (Bakış), ve No Grupo (Grupsuz) gibi gruplar tarafından uyarlanmıştır. Bu dönemin kısa sürmesi, katılımcılarının 1980’lerde yeni bir sanatçı jenerasyonuna ön ayak olan yeni yollar aramaya devam etmelerine engel olmamıştır. Belirgin örnekleri olan Carla Rippey ve Meksika Okulu geleneği deneyimi ve türevinden gelen fotoğrafçı Graciela Iturbide olağandışı bir başarı kazanmışlardır. 1970’lerin sonunda, değerler krizine cevap niteliğinde bir yöntem veya kimliğin yansıması olarak kendi çalışmalarına sahip çıkmaya başlamışlardır. Görsel sanatlarda ve özellikle genç sanatçıların sergilerinde “Meksikalı”nın dirilmesi ile karakterize edilen post modernizmin yerel versiyonu görülmüştür. Ulusal tarihleri, popüler kültürü, gelenekleri, festivalleri ve dini unsurları diriltmiş ve yeniden yorumlamışlardır. Yapıtları, “yüksek kültür”ün tam tersi ironi ve iğneleme yayar ve geniş toplumun alışkanlıkları ile ilgili imalı bir eleştiri meydana çıkarır. Bu dönemdeki bu akımın belirgin bağımsızlığına rağmen, Alman neo-ekspresyonizmi, İtalyan trans-vanguard (öncü akım) veya post-modern Amerikan sanatçıları gibi avangard  lisanların belirgin etkileri vardır. Post Modernizm Post Modernizm sanat yapıtının geliştirilmesi yolunu birey içinde bulmuştur. Bu Meksika’da 20. Yüzyılın son on yılında meydana gelmiş ve görsel sanatçıların belli teknikleri formatlar veya sanatsal akımlara bağlanmadan yapıtlar meydana getirdikleri şekilde ortaya çıkmıştır. Hem formal hem de kavramsal olarak kendilerini ifade etme şekilleri farklıdır; disiplinler arası keşif ve deneysellik görsel lisanlarında ve araçlarında belirgin bir değişim göstermektedir. Bugünlerde ilerlemenin hızlandığı ve mevcut lezzetin yakın geçmişi gözden çıkardığı görülmektedir. Küratörler, girişimciler ve koleksiyonerler gibi profesyonel kişilikler genç jenerasyonlara Meksika sanatında kalan altmış yıldan fazla biçimciliğin ikonografik yorgunluğundan kaçmak için bir araç olarak görürler. Ancak, günümüz sanatında hiçbir şey tarafsız bir şekilde her bir aktörün zayıf katkılarına bakılmaksızın ki bugün bu bizim zengin bir Meksika sanatı panoraması oluşturmamızı sağlamaktadır, anlamlı olmayacaktır. Yapma ve söylemenin yeni yollarının deneyimi ve sabit arayışının gereği, kendilerini günden güne mükemmelleştiren ve yeniden keşfeden sanatçılar vardır; bunlar arasında Ulices Licea, Betsabe Romero, Boris Viskin, Cisco Jimenez, Hector de Anda, Gabriel de Ia Mora, Tomas Lopez Rocha, Luis Argudfn, Kolombiyalı sanatçılar, Luis Carlos Barrios , heykeltraşlar Javier Marin ve Jorge Marin ve fotoğrafçı Yolanda Andrade (iki resmi ile birlikte) bulunur. Aynı zamanda neo-kavramsalcılık ve neo-minimalizmin günümüz etkilerini de takdir etmek mümkündür. 1980’lerden beri aktif olan bu akımlar formları ve renkleri popüler barok geleneklerinden çok daha az kullanarak şekiller ve renkler kullanılmasına sebep olurlar. Meksika’daki post modern sanatın diğer belirgin bir örneği ise “evrensel” sanat tarihinin çeşitli sanatsal eğilimlerinin etkilerinin canlanması ve büyük görsel kuvvetin kişisel dili olarak kullanılmasıdır. Sonuçta, Visions of Mexican Art-Gelenekten Modernizme Meksika Sanatı Sergisi,  bugünkü Meksika yaratıcı sanatının bir yansıması olarak Latin Amerika’da bu noktadan ortaya çıkan akım, eğilim ve yolların geniş bir panoraması olarak kabul edilmelidir. Mevcut Meksika sanatı olarak adlandırılan enerjik hareket bu özel yaratıcı ayrımı ile uluslararası arenada yayılmaktadır. Küratörler Rafael Alfonso Pérez y Pérez Julieta Ruiz Montes [gallery ids="188083,188082,188081,188079,188080,188077,188076,188075,188065"]
Bu haber toplam 466 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.