1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. MAZİ VE HALDE MÜSLÜMANLAR!
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

MAZİ VE HALDE MÜSLÜMANLAR!

A+A-

Cihan tarihinde eşine rastlanmayacak bir hızla yayılan İslam’ın, kısa zamanda yeryüzüne îman mührünü vuruşunun tek sebebi; Hak, adalet ve fazilet duygularını en mükemmel şekliyle getirmiş olmasıdır. İslam’a inanıp, onu bütün varlığıyla yaşayan, onun hak, adâlet ve fazilet duygularından nasip alan bahtiyar insanlar asırlarca dünyaya hükmetmişler, gerçek insanlık ve hakikî medeniyet örnekleri vermişlerdir.  Fakat zaman geçtikçe Müslümanlar İslâmî yaşayıştan, İslam’ın hak ve faziletinden, onun çalışma ve ileriyi görme düsturlarından uzaklaşmışlar ve böylece hem madde, hem de mana buhranı içine yuvarlanmışlardır.

Bütün dünyaya izzet ve şerefi, ilim ve medeniyeti öğreten Müslümanların torunları olarak bugün zillet içinde yaşamamız, tarihin kaydettiği en çirkin yüz karasıdır.  Gidin, bir zamanlar İslam mücahitlerini bağrına basmış Atlas Okyanusu kıyılarına gidin. Gidin, bir devirler, İslam medeniyetinin beşiği olmuş batı Avrupa topraklarına, İspanya’ya, Cebel-i Tarık boğazına gidin.  Gidin, bir suçlu olarak, Viyana burçlarına, Tuna boylarına, Hazar kıyılarına Gidin.

Gidin, Buhâra’ya Gidin, Semerkant’a Gidin ve gittiğiniz her yerde, akan suya, uçan kuşa, dikilen ağaca, eriyen taşa, uzanan toprağa varıncaya kadar sorun. Göreceksiniz ki, İslam’ın özlemi içinde, biz Müslümanların yakasını bırakmayacak ve kendilerini niçin baykuşların eline teslim ettiğimizin hesabını soracaklar, bizim tembelliğimize, bizim uyuşukluğumuza kahredeceklerdir. Aziz Mü’minler! Suç ne şunun, ne bunun. Suç bizimdir. Bütün Müslümanlarındır. Çünkü İslam’ı terk ettik, İslam’ın istediği şekilde madde ve manada çalışmadık; dînî değerlerimizi, ahlâkî kıymetlerimizi her gün biraz daha kaybettik. İffeti, hayâyı, namusu, şerefi, kaldırımlara, meydanlara, sinema perdelerine, televizyon ekranlarına düşürdük. Yalana, hileye, tembelliğe alıştık. İçkiye, kumara, havâî şeylere müptela olduk. Anaya, babaya, hocaya, büyüğe hürmeti rafa kaldırdık. Vatan, mukaddesat, namus duygularını zayıflattık. “Ölürsem şehit, kalırsam gazi” idealini söndürdük. Çiğnesek de, çiğnensek de hakkı tutup kaldırma, ruhunu öldürdük. Batının her türlü ahlaksızlığını “moda” adıyla sinemize çektik. Sazla, cazla, barla kendimizden geçtik. Birbirimizi boğacak derecede menfaatlere kapıldık. Aramızda satılık vicdanlar, kiralık kalemler besledik. Namuslu insanların namusuna göz dikip, onlara gerici, yobaz dedik.  Cenab-ı Hak Kur’an-ı keriminde: “Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber (s.)e hainlik etmeyin ve emanetlerinize bile bile hıyanette bulunmayın” buyururken, biz, hem Allah’a ve Resulüne, hem de kendimize, imanımıza ihanet ettik.  Hz. Peygamber (s.)in: “Size iki şey bıraktım, onlara bağlı kaldığınız müddetçe hiç sapıtmazsınız. Biri Allah’ın kitabı Kur’an, diğeri sünnet-i Rasulullah’tır” beyanına kulak asmadık. Allah’ı ve resulünü tanımayan, bir insanlığın, Kur’an-ı Kerimin hükümlerine sırt çeviren bir beşeriyetin, Peygamberinin hayatını örnek almayan bir ümmetin, oğullarına kızlarına, dinini imanını öğretmeyen bir milletin istikbal kapıları huzurla açılamaz.

Böyle bir milletin fertlerini müşahhas hali şöyledir:Vitrin malı gibi dışı güzel, fakat içi korkunçtur. Kendi akrabası musallada dua ederken, o yanda seyirci kalır. Kardeşlerini kesen kanlı eller türer. Evladından nafaka bekleyen yetmişlik ihtiyarlar çoğalır. Yetim yavrular, dul bacılar, çığlıklar koparır. Çöken ruhlardan damlayan kanlar hıçkırır: “Ben böyle değildim, beni bu hale düşüren kim?” Müezzin günde beş defa Allah’ın huzuruna çağırır gelen yok, mini etekli kızlar, favorileri çenesine kadar inmiş yabanilerin yanında dolaşır, anne- baba habersiz. Hanım evde beyini bekler, o kumarla meşgul, oğlan düşünür: maça mı gitsem, sinemaya mı gitsem, içki mi içsem, kumar mı oynasam. Komşu komşu için tuzaklar kurmakta vs. İşte maalesef bu günkü tablomuz budur.  Yaratılışından bu yana çeşitli tablolara sahne olan ihtiyar dünya, tarihin hiçbir devrinde bu korkunç tabloyu görmemiştir. Onun için aziz Müslümanlar! İmanımıza ve ahlakımıza dönelim; İslam’ın hak, adalet ve fazilet duygularından nasibimizi alalım. Ruhumuza vurulmuş “neme lazımcılık” kilidini kıralım. Mutlu doğum bunlarla Gerçekleşecektir inşaallah. (Merhum Ömer Öztop)

 

Bu yazı toplam 227 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.