1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Masal bitti
Masal bitti

Masal bitti

Tüm Emekli Sen Kırıkkale İl Teşkilatı, sağlıkta reform olarak adlandırılan katkı payına yönelik Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü önünde basın...

A+A-

Tüm Emekli Sen Kırıkkale İl Teşkilatı, sağlıkta reform olarak adlandırılan katkı payına yönelik Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Hükümetin yaptığı açılımı eleştiren İl Temsilcisi Yaşar Saray ve üyeleri evlerinden getirdikleri ilaç kutularını SGK İl Müdürlüğü önüne bıraktı. Polis, açıklama sonrası ilaçları poşete doldurarak götürdü. Saray, hükümetin sağlık alanında verdiği sözlerin hiç birinin gerçekleşmediğini söyleyerek “Masal bitti” dedi. SAĞLIKTA YIKIM 5 Bin 510 sayılı IMF yasasının sosyal güvenliklerini yok edip, sağlıklarının bozulduğunu söyleyen Yaşar Saray, Bizler bu yasanın mezarda emekliliği dayatarak, emekliliği olanaksız hale getireceğini, ödediğimiz vergilerden başka prim, katkı-katılım payı ve ek ücret uygulamalarını getirerek, sağlık hizmetine ulaşımı zorlaştıracağını, dolayısıyla eşitsizlikleri artıracağını bireysel emeklilik ile özel sağlık sistemini hayata geçirerek, sağlık ve güvenlik haklarımızı ortadan kaldıracağını, anayasanın sosyal devlet ilkesinin yok edileceğini ve sağlık hakkının piyasanın acımasız belirleyiciliğine terk edileceğini söyleyerek, sağlıkta yıkım programı olan 5510 sayılısı yasanının çıkmasına karşı çıkmıştık” dedi. Saray “Bizim bu söylediklerimize karşı, yasanını savunucuları başta Başbakan, ‘bu yasaya karşı çıkanların çoğu neye karşı çıktıklarını bilmiyorlar. Biz sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında reform yapıyoruz, bu reform hayata geçtiğinde artık Türkiye’de sağlık güvencesi olmayan hiçbir vatandaş olmayacak. Türkiye’de yaşayan herkes sadece TC kimlik numarası ile devlet, üniversite, özel ayrımı olmadan istediği sağlık kurumuna gidecek. Prim ödeyemeyenlerin primleri devlet tarafından ödenecek. Tüm sağlık harcamaları kapsamlı olacak. Sigortalılara mevcut ödemelerin dışında ek bir ödeme yükü getirilmeyecek. 18 yaşın altındaki çocuklar, sağlık yardımlarından koşulsuz olarak yararlanacak’ dediler ve yasa 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girdi” dedi. YÜZDE 650 ARTTI Seray, sözlerini şu şekilde devam ettirdi: “Peki, bütün bunlar gerçekleşti mi? Verilen sözler tutulup, vaatler yerine getirildi mi? Yoksa tersi mi oldu? İşte örnekler. Sefalet aylıklarımız yılda iki kez, gerçek enflasyonu yansıtmayan 6 aylık TÜFE kadar artırıldığında günden güne eriyor. Yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olarak, devlet tarafından ücretsiz ücretsiz verilmesi gereken sağlık hizmeti, bizim için ulaşılması imkansız lüks bir hizmet haline geldi. Artık sağlıkta aldığımız her hizmet için katkı payı ödüyoruz. Muayene ücretleri yüzde 650 arttı. Son uygulamayla Sağlık Ocaklarında 2, Devlet Hastanelerinde 8, Özel Hastanelerde ise 15 TL. Muayene ücreti ödemek zorundayız. Mecbur kalırda özel hastaneye gidersek bu hastanelere, SGK'nin belirlediği fiyatın % 70 üzerinde ödeme yapacağız. Hastane ücretlerine, tetkik ve tedavilere, ameliyatlara ve yatan hasta için ödenen ücretlere yeni zamlar yapıldı, yapılmaya da devam edecek. İlaçta devletin ödediği pay düştü, bizim ödediğimiz pay arttı, dolayısıyla ilerlemiş yaşımız nedeniyle ortaya çıkmış olan kronik hastalıkların tedavisinde kullandığımız ilaçları bile alamıyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu bazı ilaçları ödeme listesinin dışına çıkardı. Milyonlarca yurttaş hala sağlık güvencesinden yoksu”. SÜSLEDİLER “Kısacası, GSS vatandaşa ikinci bir vergi, oda yetmedi daha çok katkı-katılım payı, yani sırtımıza daha çok yük bindirilmesidir. 5510 sayılı yasanın hünerlerine ilişkin bu listeyi uzatmak mümkündür. Ancak bu kadarı bile söylenenle yapılanın aynı olmadığını göstermeye yeter de artar. Daha bir yıllık uygulama gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkmasına yetti. Süslü sözlerin geçeği yansıtmadığı anlaşıldı. Kısacası Masal Bitti. "Sağlıkta reform" diye süsleyerek halka yutturdukları bu yasadan ilk kaçanlarda yine bu yasayı çıkaranlardır. Çünkü daha yasanın hazırlanması sürecinde kendilerine farklı uygulamalar içeren düzenlemeler yapmışlardı. Onun için TBMM bütçesinden milyarlarca lira Milletvekilleri ile yakınlarının sağlık hizmetlerine harcanmaktadır. Bu yasanın en ateşli savunucuları olan bürokratların, mezarda emeklilik uygulanmasına karşı 5 yaşındaki çocuklarını bile yasa yürürlüğe girmeden önce sigortalı gösterdikleri ortaya çıktı.” MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK “Yasanın uygulanmasıyla birlikte, kamu sağlık hizmeti günden güne tasfiye ediliyor, kuşkusuz bu uygulama en çok biz emeklileri vuruyor. Yaşımız itibariyle doğal olarak sağlık hizmetine daha çok ihtiyaç duymaktayız. Zaten çalışma hayatımızda da ilerleyen yaşlarda karşılaşacağımız hastalıkların tedavisine ulaşabilmek için sosyal güvenlik kurumlarına prim veya emekli keseneği ödedik. İlerlemiş yaşımız nedeniyle birçoğumuzda kalıcı ve kronik hastalıklar ortaya çıktı. Bu nedenle sürekli ilaç kullanmamız gerekiyor. Ancak 5510 sayılı yasanın uygulanması bunu imkânsız hale getiriyor. Bütün bu uygulamaları protesto ediyoruz. Hükümeti biran önce devletin temel niteliklerinden biri olarak anayasamızda ifade edilen sosyal devlet ilkesini hayata geçirerek, herkese devlet tarafından verilmesi gereken, parasız, nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmetini hayata geçirmeye çağırıyoruz. Sesimize kulak verilmediği ve anayasal talebimiz hayata geçirilmediği sürece emekliler adına mücadelemiz devam edecektir.”

Bu haber toplam 325 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.