1. HABERLER

  2. SPOR

  3. MAÇIN HAKKI BERABERLİKTİ - Kemal Ulusoy
MAÇIN HAKKI BERABERLİKTİ - Kemal Ulusoy

MAÇIN HAKKI BERABERLİKTİ - Kemal Ulusoy

Sezonun ilk yarısında 2-0 geriye düştüğü maçta süper bir geri dönüş yaparak Beşiktaş’ı 4-2 yenen Gençlerbirliği, İstanbul’daki rövanş niteliğindeki...

A+A-
Sezonun ilk yarısında 2-0 geriye düştüğü maçta süper bir geri dönüş yaparak Beşiktaş’ı 4-2 yenen Gençlerbirliği, İstanbul’daki rövanş niteliğindeki maçı 3-2 kaybetti. Kuşkusuz kimse Gençlerbirliği’nin son haftalardaki düşüşünden kaynaklı olarak Beşiktaş’ı bu kadar zorlayacağını ummuyordu maç öncesinde. Ama beklenenin tersi oldu. İlk yarıda maça iyi başlayıp ayağa top yapmaya çalışan ve kontratak futbolu sergileyen bir Gençlerbirliği vardı sahada. Fuat Çapa bence sahaya çıkardığı ilk on biri çok iyi seçmişti. Orta sahayı kalabalık tutmuş, Özgür, Soner ve Azofeifa’yı hem kesici hem takımı atağa çıkaran, yani oyunu çift yönlü oynayan bir pozisyonda konumlandırmıştı. Buna bir de son haftalarda düşüş gösteren Yasin’in yerine rakip defansı rahatsız eden, aynı zamanda savunmaya gelerek arkadaşlarına daha fazla yardımcı olmaya çalışan Zec’i oynatarak tat katmıştı Fuat Hoca. Gençlerbirliği topa ileride basmaya çalıştığı ve geriye yaslanmadığı tüm maçlarda gol bulma özelliği olan bir futbol oynuyor. Zaten Herve Tum’un ayağından gelen golde de ileride topa basmaya çalışma isteğinin etkisi vardı. Lakin KaraKızıl bu golden sonra yine geriye yaslanmayı tercih ettiler. Geriye yaslanmaktan kastımız Beşiktaş gibi bir takıma karşı topyekun ileri gitmek ve inadına hücum etmek değil. Ancak orta sahada topa basmak yerine, kendi yarı sahasının ortalarına kadar bekleyerek orada topa basmaya çalışmak Beşiktaş gibi bireysel yeteneklerle dolu bir takıma karşı büyük bir risk. Bence her şeye rağmen ilk yarıda KaraKızılların istediği futbol sahada vardı. Lakin Quaresma’nın Soner’e attığı tekmeyi görmesine rağmen sadece faul vermesi ve kart çıkmaması maçın hakeminin ilk yarıdaki en büyük zaafıydı. İstanbul takımları yerine Anadolu kulüplerinde oynayan oyunculara bu tip pozisyonlarda kırmızı kart çıktığı bile oluyorken, “büyük” takımların bu tarz durumlarda korunması gerçekten futbolumuzdaki “kangren” meselelerden biri. Maçın ikinci yarısına iyi başlayan takım ise kuşkusuz Beşiktaş’tı. İkinci yarının başında Necip’in yerine oyuna giren Simao oyunda fazla görünmese de bence çok önemli işlere imza attı. Tabi Beşiktaş adına takımın en iyisi Quaresma ve Almeida’ydı. Quaresma’nın attığı gol Gençlerbirliği adına tam bir şanssızlıktı. Cem Can’ın ayağına çarpan topun Ramazan’ı kontrpiyede bırakması Beşiktaş’a hak etmediği bir gol kazandırdı. Bunun arkasından hızlanan Beşiktaş atakları, Gençlerbirliği orta sahasının top yapıp ileriye çıkamaması neticesinde hızla gelmeye başladı. Aykut, Almeida’ya fazla pozisyon vermese de Almeida’nın attığı golde kafa vurdurması en önemli hatasıydı. Buna rağmen Aykut elinden gelenin en iyisini yaptı demek yanlış olmayacaktır. Zaten burada Aykut’un kafa vurdurması değil de güçlü fiziği ile Almeida’nın becerisini öne çıkarmak gerekiyor. Geriye düştükten sonra yeniden ileri doğru hamle yapan Gençlerbirliği kaleci Cenk’in hatasıyla beraberliği yakaladı. Bu dakikalarda ilerde top yapmaya çalışan KaraKızılların golü de adeta geliyorum diyordu zaten. Burada ilginç olan bu potansiyele sahipken takımın geriye düşmeden ileri çıkmamasıydı. Beraberlik golünden hemen sonra gelen Beşiktaş’ın galibiyet golüyse savunmadaki adam paylaşma hatalarının tipik bir örneğiydi. Fernandes’in topa vurmasını önleyecek bir kişinin bile olmayışı, Soner’in gecikmesi, Cem Can’ın adam kaçırıp Özgür’ün o boşluğu doldurmaya çalışması Beşiktaş’a galibiyet golünü getirdi. Gençlerbirliği açısından bekleneni oyunda kaldığı süre içerisinde veremeyen futbolcu Hurşut’tu. Tabi bunda, özellikle ilk yarı boyunca Hurşut’tan korkan Beşiktaş takımının sürekli ikili sıkıştırmalarla Hurşut’u oyundan düşürmesinin etkisi vardı bana göre. İkinci yarıda oyunda kaldığı sürede de Hurşut kaleye giden bir iki şutu dışında oyunda görülmedi. Onun yerine oyuna giren Murat Duruer ise performans açısından Gençlerbirliği’nin sağ kanat organizasyonlarına bir hareketlilik getirdi. Ancak ileride çoğalamayan Gençlerbirliği için topu ileri taşımak yeterli olmadı. Oyuna Zec’in yerine sonradan giren Yasin ise bekleneni veremedi. Hem Yasin hem de Herve Tum ikinci yarıda birçok kez ofsayta yakalandı. Beşiktaş savunması bireysel hatalar yapsa da bu ikili hataları değerlendiremedi. Fuat Çapa’nın sahaya çıkardığı onbir ve değişiklikleri bence bu yedek kulübesi ile yapılabilecek en doğru seçimlerdi. Fuat Çapa’nın maçtan sonra verdiği demeç de bence takıma moral vermesi açısından çok olumluydu. Sahanın en kötüsü bana göre özellikle ikinci yarıda verdiği kararlarla maçın orta hakemiydi. Fernandes’in faul atmak yerine Azofeifa’nın üzerine yürümesinde Azofeifa’ya kart göstermesi yanlıştı. Yine Aykut’a gösterdiği kart çok basit bir karttı. Aynı pozisyonlarda örneğin Almeida’ya kart göstermezseniz Anadolu takımlarının ezilmesini sağlarsınız o baskıda. Ya da ikili mücadelelerde hep İstanbul takımları lehine yorum yaparsanız maçın sonucunu ve Play-Off’a gidecek ilk 4’ü düdüğünüzle belirlemiş olursunuz. Bana göre hakemin bir diğer önemli hatası Aykut’un ceza sahası içerisinde düşürüldüğü pozisyondu. Beşiktaşlı savunma oyuncusunun kastı olmasa da kayarak düşmesi Aykut’a çelme olarak yansıdı. Bu pozisyonda söz konusu takım Fenerbahçe, Galatasaray gibi takımlar olsaydı penaltı kararı çok basit çıkabilirdi. Cem Can’ın golünde elle kontrol iddiası da bana göre doğru olsa da tartışmaya açık bir pozisyondu. Kanaatimce maçın hakkı beraberlikti. Beşiktaş ikinci yarı iyi oynasa da süper bir futbol oynamadı yani Gençlerbirliği’nin sahadan puan çıkarması işten değildi. Sonuçta KaraKızıllar tüm rakiplerinin puan kaybettiği haftada Beşiktaş deplasmanından puan çıkaramayıp 5. Sırada kaldı. Sanırım hala Mersin İY maçında kaybettikleri üç puana yanmaktalar. Gençlerbirliği bu hafta kendi sahasında Sivasspor ile oynayacak ve bu maç hiç kolay olmayacak.   Kemal Ulusoy    
Bu haber toplam 216 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.