1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Lana’dan Mevlana’ya
Lana’dan Mevlana’ya

Lana’dan Mevlana’ya

Hiç Konya'ya gitmemişken bir gece rüyasında kendisinin pişmemiş bir çocuk olduğunu ve Hz. Mevlana türbesine gittiğini orada tanımadığı bir kişinin...

A+A-
Hiç Konya'ya gitmemişken bir gece rüyasında kendisinin pişmemiş bir çocuk olduğunu ve Hz. Mevlana türbesine gittiğini orada tanımadığı bir kişinin elinden tutarak bak evladım bu gördüğün sanduka deden Hz. Mevlana'nındır, bu da büyük deden Sultan-ül Ulemanın (Hz. Mevlana'nın babası) türbesidir diye söyledikten sonra uyanması ile başlayan bir yeni bir dünyanın içinde kendisini bulan Necdet Alpsatan’ın şiir dünyasında ki yolculuğu başlamış oldu.   Gördüğü bir rüyaydı ama bu rüya onu Hz. Mevlana'nın manevi torunu yapmıştı. İlk fırsatta Konya'ya giderek, gözyaşları içerisinde gördüğü rüyasını yaşar. Her nereye baksa Hz. Mevlana'yı görüp, ondan bir hikaye duyunca gözyaşlarına boğulan şair Alpsatan, Hz. Mevlana'ya olan aşkı yanıp tutuşurken alemlerin rabbine sığınarak bağlanacağı, mürşidi kamilin kapısını aramaya başlar ve yine bir gece rüyasında gaipten bir ses duyarak ey oğul Hz. Mevlana Ankara'ya geliyor, ona ulaş nidasını işittikten sonra derin uykusundan uyanır. Bu uyanış ona yeni bir dünyanın da kapılarını açar. Sabah mutluluktan havalara uçup, bugün Ankara'ya Hz. Mevlana geliyor, sultanımız geliyor, bayram ola mübarek ola diyerek tanıdığı bütün arkadaşlarına haber verir. Aradığı arkadaşlarından biri Sedat isminde Bektaşi’dir. Ona bayram edin Sultan Mevlana Ankara'ya geliyor diye telefon eder ve o’da Sübhanallah sen nereden biliyorsun, bu akşam bize gel der. Sedat'ın evine gidip eşiği öptükten sonra ulu piri görür. Gördüğü Konyalı Aşık Hacı Haydar (ŞIH Hasan Pekaşık)’tır. Gözyaşları içinde ona rüyasını anlatır. Ulu Pir bizi buldun mübarek olsun Mevlanan geldi deyince gözyaşlarına boğularak ilk vuslatını ve Hz. Piri bulmanın sevinciyle yaşar. Bu yüklü buluşmada Hz. Pirin mana yüklü gazellerine cevap vermek ister fakat bir şey söyleyemez. Yıllar geçer Hz. Pir aşkı Aşık Hacı Haydar sevgisi hiç bitmez. Hz. Mevlana ve Hünkar Hacı Bektaş’ı Veli’yi görüp aşklarını içinde büyütüp, kendini tasavvufa verip, şiir ve gazel yazmaya başlar. Bu sevda onu hiç beklemediği bir durumla karşı karşıya getirir. Eşiğine yüz sürüp gazellerini ona aktarmak isterken eşinden ayrılır. Ağır bir depresyon hastalığının pençesine düşer ve uzun süre tedavi görür. Ulu Piri görme gününü hayal ederken, onun hakka yürüdüğünü vefat ettiğini öğrenir şair Necdet Alpsatan. Büyük üzüntü içerisinde kalarak şiir yazmaya devam edip, kitabının basılmasını beklemeye başlar. Şair Hz. Mevlana yolunda Mevlevi Hacı Bektaş Veli yolunda Bektaşi ve Hacı Bektaş Veli aşığı bir Mevlevi olup, asıl adı Ala'üddin -i Nasib Mus'ab Bir Necdet Lana AS'dır. 29.06.1968'de Ankara' da doğan Necdet Alpsatan aslen Bayburt'ludur. Tahsilini Hasanoğlan Atatürk Öğretmen lisesinde tamamladı. Küçük yaşlarda müziğe ilgi duyup, TRT Ankara Radyosu THM Gençlik Korosunda müzikle uğraşıp türkülerle iç içe oldu, ayrıca MESAM üyesi. 1990 yılında vatani görevini tamamladıktan sonra özel bir firmada iş hayatını sürdüren Alpsatan 1992 yılında evliliğe adım atıp, Eren ve Süleyman isminde iki oğlu vardır.   Adam O Lana..!   Adam o lana bir kitap yeter. O aşk masalı burnumda tüter. Zaman az bulamazsan deper. Kalem kalem yazdık hüdamız siper..! *** Derviş dedem dem çeker Soyu ali-yül arşa çeker Suyu kevser-i arzdan içer Ruhu taşıyacak adam seçer..! *** Kerpiç tanesini bırak pirinçde gör Eğer göremiyorsan göreni gör.! Gel peşimden konyada ulu er Yunus ol! kırk yıl çalış bedel ver..! *** Adan başlar Zden biter O ezeldeki aşk gözümde gezer Bu lana olanı biteni sezer.! İşte yazdım size bu alfabe yeter..! Necdet LANA
Bu haber toplam 2207 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.