1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kyoto protokolüne katılmanın bedeli 2012'ye kadar sıfır
Kyoto protokolüne katılmanın bedeli 2012'ye kadar sıfır

Kyoto protokolüne katılmanın bedeli 2012'ye kadar sıfır

Meclis Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne katılmasının bir reform olduğunu belirterek, 2012 yılına kadar Protokolün...

A+A-

Meclis Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne katılmasının bir reform olduğunu belirterek, 2012 yılına kadar Protokolün Türkiye'ye maliyetinin sıfır olduğunu söyledi. Özdalga, 2013'ten itibaren ise yeni bir sözleşmenin gündeme geleceğini belirterek bunun getireceği maliyetlerin belli olmadığını kaydetti. Özdalga Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, dün Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne katılımını değerlendirdi. Türkiye'nin önemli bir uluslar arası sözleşmeye taraf olduğunu belirten Özdalga, Kyoto Protokolü'nün onaylanması sürecinde sivil toplum kuruluşlarından ve sanayicilerin önemli bir bölümünden destek gördüklerini söyledi. Kyoto Protokolü ile Türkiye'nin orta ve uzun vadede önemli kazanımlar elde edeceğini ifade eden Özdalga, iklim değişikliğine karşı sürdürülen küresel mücadelenin en önemli hukuki aracının Kyoto Protokolü olduğuna işaret ederek "Artık Türkiye uluslar arası iklim değişikliği mücadelesinde çok daha güçlü bir şekilde yer alabilecek, çevreye karşı sorumluluklarını daha etkili bir şekilde yerine getirebilecektir.ö dedi. Kyoto Protokolü'ne taraf olan Türkiye'nin kalkınma ve sanayileşme çabalarından ödün vermesinin söz konusu olmayacağını kaydeden Özdalga, "Aksine Kyoto Protokolü, Türkiye için yeni ve gelişmiş teknolojilere çok daha kolay ve çabuk sahip olma imkanlarını sağlayacak. Türkiye'nin sanayileşmesini, rekabet gücünü artıran sonuçlar doğuracak" diye konuştu. "YENİ PROTOKOLÜN MALİYETİ BELLİ DEĞİL" Protokolün onay sürecinde, hem siyaset hem de sanayiciler arasındaki kuşkuları büyük ölçüde giderdiklerini söyleyen Haluk Özdalga, maliyetinin ne olacağına ilişkin sorulara ise şu karşılığı verdi: "Protokolün 2012 yılı sonuna kadar Türkiye'ye bir maliyet söz konusu değildir. Türkiye'nin, sera gazı emisyon azaltma yükümlülüğü olmayacaktır, bir maliyet söz konusu değildir. Biz bu işin maliyetini çok hassas ve doğru şekilde hesapladık. Bu maliyet emisyon yükümlülükleri anlamında sıfırdır. 2012'den sonrası için yeni bir sözleşme yürürlüğe girecek. Bu sözleşmenin Türkiye ve diğer ülkelere getireceği yükümlülükler henüz belli değil. 2013 yılı başından itibaren yürürlüğe girecek küresel iklim değişikliğiyle mücadele sözleşmesinin şartları belli değildir. Bunlar müzakere ediliyor. Bu yıl sonunda bir çerçeve belli olacak. Bu çerçevede Türkiye ve diğer ülkelerin yükümlülükleri daha açık şekilde ortaya çıkacak. Ama şurası muhakkak ki Türkiye, 2013 yılından itibaren yürürlüğe girecek sözleşmede de adil ve kendi özel şartlarına uygun yükümlülükler alacak. Bunlar, gönüllü ve esnek yükümlülükler olabilir. Ne olacağını bilmiyoruz, önümüzdeki süreçte göreceğiz." "KYOTO'DA AMERİKA'NIN ÖNÜNDE GİDİYORUZ" Özdalga bir başka soru üzerine Kyoto Protokolü'nü onaylanan ülke sayısının 184 olduğunu söyledi. ABD'nin henüz protokolü onaylamadığını ifade eden Özdalga "Bize yöneltilen eleştirilerde, 'hep ABD'ye bakarak hareket ediyorsunuz, arkasından gidiyorsunuz' deniyor. Ama Kyoto işinde biz ABD'nin önünde gidiyoruz. Belki ABD bize bakarak hareket edebilir" diye konuştu. ABD ve Türkiye'nin protokol açısından durumunun farklı olduğunu ifade eden Özdalga, ABD'nin gelinen noktada yükümlülükleri karşılamasının zor olabileceğini kaydetti. Özdalga, Kyoto Protokolü'nün günlük yaşama etkilerine ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi: "Daha temiz bir çevre için önümüz açılacak. Sanayicilerimizin yeni teknolojiler için imkanları artacak. Ülkenin sanayide rekabet gücü artacak, Türkiye daha az enerjiyle daha çok üretim yapabilecek. Türkiye'de zengin kömür kaynaklarından enerji üretiminin önemli bir sakıncası, karbon çıkarımının çevreyi kirletmesidir. Bunun maliyeti oldukça yüksek. Ayrıca, rüzgar ve güneş enerjisinde önü açılacak, bunları daha etkin kullanmanın imkanı doğacak. Güneş enerjisinden kısa dönemde, bugünkü maliyetinin çok altında, belki yarısının da altında elektrik enerjisi üretilebilecek."

Bu haber toplam 585 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.