1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kuzu: İktidardan şikayet edenlerin panzehiri başkanlıktır
Kuzu: İktidardan şikayet edenlerin panzehiri başkanlıktır

Kuzu: İktidardan şikayet edenlerin panzehiri başkanlıktır

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Meclis Başkanı Burhan Kuzu, “Anayasa Komisyonu Başkanı olarak söylüyorum. Parlamenter modelde parlamento yoktur....

A+A-
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Meclis Başkanı Burhan Kuzu, “Anayasa Komisyonu Başkanı olarak söylüyorum. Parlamenter modelde parlamento yoktur. Meclis yoktur. Adı var, kendi yoktur. Dikkat edin ağır bir laf ettim. Parlamenter modelde tek bir güç var. Yürütme organı ve onun başındaki başbakandır. Başka da güç yoktur. İktidardan şikayet edenlerin panzerihi başkanlıktır” dedi. Eskişehir'de Odunpazarı Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi'nde başkanlık sistemini anlatan Kuzu, “Bugün eğer Türkiye'de muhalefet iktidardan şikâyetçiyse, 'yürütme çok güçlüdür. Tayyip Bey tek başına yönetiyor' diyorsa bütün Avrupa’daki parlamenter modelleri yapısı aynıdır. Parlamento, bu rejimin yapılanmasıdır. Eğer hakikaten, parlamenter modelden şikayeti varsa bunun panzehiri başkanlık modelidir. Başkanlık modelinde başkan zayıftır” diye konuştu. Muhalefet partilerinin parlamenter sistemi istediklerini kaydeden Kuzu, "Bizi rahatsız edecek bir konu bulunmadığı takdirde parlamenter sisteme karşı çıkmayız. Başkanlık sistemi elimde olsa hemen gelmesini isterim. Bu mümkün olmuyor. Komisyona sunmuş olduğumuz metin başkanlık sistemi metni oldu. Eğer 3 siyasi parti, parlamenter sisteminde anlaşır, bir metin ortaya koylarsa ve bunda bizi rahatsız etmeyecek bir tablo varsa buna karşı çıkmayız. Biz süreci kesmek istemiyoruz. Ama bana sorarsanız adı parlamenter rejim olan bir metnin Türkiye'ye zerre kadar faydası olmaz" şeklinde konuştu. Parlamenter modelde parlamentonun, meclisin olmadığını savunan Kuzu, “Burada gazetecilerin de olduğu ortamda Anayasa Komisyonu Başkanı olarak söylüyorum. Bu sistemde, parlamenter modelde parlamento yoktur. Dikkat edin, ağır bir laf ettim. Meclis yoktur. Adı var kendi yoktur. Parlamenter modelde tek bir güç var. Yürütme organı ve onun başındaki başbakandır. Başka da güç yoktur. Almanya, İngiltere, İtalya da böyledir. Nerede parlamenter rejim var hepsi böyledir. Niye böyledir? Gayet basit. Çünkü buradaki hükümet benim içimden çıkıyor. Başbakan benim genel başkanım, liderim. Oradaki bakanlar da benim arkadaşlarım. İçimden çıkmış hükümet kurmuş. Burada bir muhalefet var ama yasama, yürütme diye bir ayrı bir tablo yok. Yasama yürütme eşittir aynı parti. Birleşmiş ikisi tek parti olmuş. Yani şimdi siz Tayyip beyi, bakanları, grubu, ayrımı düşünüyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey nasıl olacak? Dolayısıyla bu sistemin en büyük sıkıntısı, kuvvetler ayrımına yer vermemesidir. Görünürde güya yasama yürütme var ama bunun adı var, kendi yok.” "VEKİL GÜNAH KEÇİSİDİR" Anayasada kanunları ‘parlamento yapar’ dendiğini aktaran Kuzu, bu işte vekillerin adeta günah keçisi olduğunun altını çizdi. Kuzu, şunları söyledi: “Uygulama böyle mi, yok. Çıkan yasaların yüzde 98’ini hükümet getirir. Yüzde 2’lik bölümünü biz veririz. O bizim verdiklerimizle hükümetin aslında arkasında olduğu, kamuoyunun tepkisinden korktuğu bir takım yasalardır. Tamamı oradan gelir aslında. Ama vekil günah keçisidir. Hükümeti rahatlatmak için bir formüldür. Başka da bir şey değil. Hatta kanunların yüzde 100’ünü hükümet yapıyor. Peki, ben ne yaparım, benden geçer gider. Bütçe, para musluklarının tamamını getirir, hükümet bana verir. Kuruşuna dokunmadan çıkarırım. Peki, kanunu çıkardı hükümet. Uygularken de parayı, bütçeyi buradan çıkartan kendi, harcayan yine kendi. Bu modelle, parlamenter sistemle (denetim var) diyorlar. Denetim nedir diye soruyoruz. Gensoru diyorlar. O nedir diyorsun, muhalefet bir bakan hakkında gensoru verecek, bu adamı düşürün diye. Parlamenter modelde düşen bir tek bakan gösterin bana. Çünkü yok böyle bir şey. Ben mesela MHP’nin, CHP’nin BDP’nin verdiği gensoruyla kendi bakanımı düşüreceğim. Aklımdan zorum mu var benim. Durup dururken niye düşüreyim.” "KOALİSYON MEDYA PATRONLARININ RANT KAPISI, BUNLARLA UĞRAŞMAKTAN ANAMIZ AĞLADI" Konuşmasında medya patronları ve küçük partileri de eleştiren Kuzu, küçük partilerin ‘az olsun benim olsun’ mantığıyla hareket ettiğini belirtti. Bunların başkanlık sismetinde yer almalarının mümkün olmadığının altını çizen Kuzu, “Çünkü bunlar, parlamenter sistemde işin bir kenarından tutuyor 'Allah bereket versin' diyor. Adam başbakana kızıyor, hanımıyla kavga ediyor, komşusuna hava olsun diye parti kuruyor. Gel, formülün varsa birlikte çalışalım. Eğer yapmıyorsan parti kuracağına git dernek kur. İşe yara, vicdansız” ifadesini kullandı. Medya patronlarının başkanlık sistemine karşı çıkmasının altında ise rant kapılarının gidecek olmasının yattığını ifade eden Kuzu, “Çünkü koalisyon bunlar için bir rant kapısı. Başbakanı korkutup ihaleden pay kapmak. Bu kadar net. 'Yıkarım ha' diyor. Başbakan ne yapsın. Al bu da senin olsun diyor. Başka çare yok. Çünkü bize bunu yaptılar, yapmaya kalktılar. Sayın başbakanla ters düştüler. O günleri biliyorsunuz. Bunlarla uğraşmaktan anamız ağladı. Alışmış kudurmuştan beterdir derler. Adamlar bunu uygulamaya kalktılar” dedi. "BAŞKANLIK SİSTEMİNDE MİLLET GÜÇLÜDÜR" ABD’de Başkan Obama’nın üç aylık bütçelerle ülke yönettiğini, sağlık reformunu muhalefetle beraber geçirdiğini hatırlatan Kuzu, şöyle dedi: "Bakın bu mevcut sistemde benim başbakanım, Almanya, İngiltere, İtalya başbakanı, yani parlamento rejimi başbakanları ABD’deki Obama’dan en az üç kat daha yetkilidir. Bu başkanlık sisteminin cazibesi güçlü bir denetim, güçlü bir parlamentodur. Burada millet güçlüdür. Yürütme güçlü ama bunun gücü de devamlılıktan geliyor. Yani 4-5 yıl düşmeme, hiç hükümetten gitmeme garantisi var.”
Bu haber toplam 247 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.