1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Kurt kıssası ve Hz: Muhammed (s.)in risaletine şehadeti
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurt kıssası ve Hz: Muhammed (s.)in risaletine şehadeti

A+A-

Zaman zaman insanlar arasında şöyle bir konuşma geçer: “batılıların icad ettikleri şeyler bizim kitabımız kur’an’da ya da hz, peygamberimizin hadislerinde vardır; onlar oradan bulup icat ediyorlar.” Bu söz %100 doğru değil, yüzde yüz yanlış da değil. Şöyle ki: Kur’an-ı kerimde bir şen anlatılırken, yan bilgi olarak birçok şeylere de işaret eder. Hadis-i şeriflerin bir kısmı da böyledir. İşte bunlardan birisi:   Ebu Said-i Hudri (ra.) şöyle rivayet etmiştir:  “Resulullah (s.) şöyle buyurdu: “Bir gün, bir bedevi, Medine çevrelerinde koyunlarını otlatırken bir kurt saldırdı ve sürüden bir koyunu yakaladı. Bedevi koşarak koyunu kurdun elinden kurtardı. Bunun üzerine kurt geri döndü ve kalçaları üzerine oturup kuyruğunu sallayarak şöyle dedi: “Allah’ın bana verdiği rızkı elimden aldın!” Bunun üzerine çoban: “Hayret! Kurt, kuyruğunu sallayarak benimle konuşuyor” dedi.  Kurt: “Bundan daha acîbi (şaşılacak şeyi) terkediyorsun” dedi.  Çoban:  “Bundan daha acîbi nedir? diye sordu. Kurt: “Resûlullah (s.) iki Harreteynin arasında Nahleteyn denen yerde, insanlara geçmiş ve gelecek nice önemli şeylerden haber verdi, dedi. Bunun üzerine bedevi yüksek sesiyle sürerek koyunlarını Medine’nin yakınında bir yere yerleştirdikten sonra Hz. Peygamber (s)in yanına geldi ve kapısını çaldı. Hz. Peygamber (s) (namazda idi.) Namazdan çıkınca “Koyunların sahibi o bedevi nerede” diye sordu. Bedevi ayağa kalktı. Hz. Peygamber (s) ona: “gördüğünü ve işittiğini anlat” dedi. Bedevi gördüğünü ve kurttan duyduğunu anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s). “Doğru” dedi ve devam etti: “Kıyametten önce bir takım ayetler (hadiseler, buluşlar) olacak. Nefsimi Kudret elinde bulunduran zata yemin ederim ki, sizden biriniz evinden, ailesinin yanından çıkacak. Sonra evine döndüğünde, ailesinin onun arkasından evde neler konuştuğunu, adamın ayakkabıları, asası, kırbacı kendisine haber verecek” buyurdu. (Müsned-i Ahmed, 3/88)  Bu hadis-i şerifin beyanına uygun olarak teyp, video, kamera gibi birçok aletler icat etmiştir. Daha ilerde öyle aletler icat edilecek ki, ayakkabı, değnek gibi maddelerin sesleri hafızaya aldığı o sesleri belki görüntüleri de dinleyip görmek mümkün olacaktır. Ancak bu, Merhum Mehmet Akif Ersoy’un:

Ey bütün dünya ve ma fiha ayaktayken yatan

Leş misin, davranmıyorsun, bari Allah’tan utan

“Allah’a güvendim” de, sen çıkma yataktan

Manayı tevekkül bu mudur? Hey gidi nadan?

Dediği gibi bizim kitabımızda var demekle olmaz, çalışmakla olur. Çünkü Allah, ayet-i kerimesinde: “insan için kendi çalıştığından başkası yoktur.” Yani, İnsan için ancak kendi çalıştığının karşılığı vardır” (En-Necm/39)  Demek ki Allah Müslim-gayrimüslim demeden kim çalışırsa onun karşılığını verir. Kahvehanelerde, televizyon karşısında diziler seyrederek zaman sermayesini boşa harcayanların kulakları çınlasın.

 

 

Bu yazı toplam 774 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.