MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

KURBAN

A+A-

Kurban, hicretin ikinci senesinde meşru kılınmıştır. (M.624) Bunun meşruiyeti kitap ve sünnet ile sabittir. Allahü Teâlâ Buyuruyor:                      

 “Ya Muhammed! Biz sana Kevseri verdik. O halde hemen Rabbin için namaz (Kurban bayramı namazını) kıl ve kurban kes. Doğrusu sana (Ebter diyerek) düşmanlık eden kendisi ebterdir. (nesli kesiktir).

1- Kurban, hak olsun, batıl olsun bütün dinlerde bulunan bir ibadettir. İlk Kurban olayı Hazreti Adem (as.)ın çocukları arasında meydana gelmiştir:

“Onlara Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku: hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden (Habil’den) kabul edilmiş, diğerinden (Kabil’den) ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş kıskançlık yüzünden) “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de, “Allah, ancak muttakîlerden (sakınanlardan) kabul eder” dedi. Yemin olsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan da ben sana, öldürmek için el uzatacak değilim: Ben âlemlerin Rabbi olan Allahü Teâlâ’dan korkarım. Ben istiyorum ki sen, hem benim günahımı, hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın. Zalimlerin cezası işte budur.” dedi. Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti de onu öldürdü: Bu yüzden de kaybedenlerden oldu. (Maide / 27-31)

İkincisi Hz. İbrahim (as.) ile oğlu İsmail (a.s.) arasındaki kurban olayıdır.

 “Rabbim! Bana Salihlerden olacak bir evlat ver” dedi. İşte o zaman biz onu halîm (uslu) bir oğul ile müjdeledik. Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince “Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün; ne dersin?” dedi. O da cevaben: “Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşâallah beni sabredenlerden bulursun.” dedi. Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca, Ey İbrahim! Rüyayı doğruladın, sadakat gösterdin. Biz Muhsinleri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü bu, gerçekten çok açık bir imtihandır..” dedik. Biz oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık. İbrahim’e selam, dedik. Biz Muhsinleri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandır.” (Saaffat / 100-111

3. yukarıda geçen Kevser süresinin delaletiyle ve hadis-i şeriflerin emriyle kurban meşru kılınmıştır:

Hadis-i Şerifler:

 “Kimin ki durumu müsait olur, (kurban kesmeye gücü yeter de) kurban kesmezse bizim namazgâhlarımıza, Camilerimize yaklaşmasın”( İbn-i Maceh  c.2 s. 1044 bab 2, Müsned-i Ahmed c. 2 s. 321)

Hediye kurban:

Cabir (r.a.) derki: Kurban bayramı günü Rasûlullah (sav.)in yanında bulundum. Hutbesini tamamladıktan sonra Minberinden indi. Bir koç getirdiler. Kendi Mübarek elleri ile kesti ve şöyle buyurdu: “Bismillahi vallahü Ekber. Bu benim için ve ümmetimden kesemeyenler içindir”. (Tirmizi c.4 bab 10, s. 91; Ebu Davud c.3, bab 8 s. 240)

Abdullah bin Ömer (Radıyallahü anhüma) şöyle buyurdu: “Rasûlullah (s.a.v.) Medine’de on sene kaldı ve her sene kurban kesti”. (Tirmizi edahî / 11)

Ev halkına tek kurban

Ata bin Yesar der ki: Ebû Eyyûbü’l-Ensâri’ye “Rasûlullah’ın zamanında kurban nasıldı? Diye sordum. Buyurdu ki: “Bir adam, hem kendi adına, hem de aile halkı adına bir koyun (kurban) keserdi de onu hem kendileri yerdi, hem de yedirirlerdi. Şimdi ise gördüğün gibi (kurban kesen) insanlar övünüyorlar” (Tirmizi edahi 10)

Ölüye kurban

Hazreti Ali (Radıyallahü anh) iki tane koç keserdi. Birisini Hz. Peygamber (s.a.v.) adına, diğerini de kendi adına. Ona niçin böyle yaptığını sordular da: “Bunu bana Nebiy (s.) emretti. Onun için asla bunu terk etmem” buyurdu. (Tirmizi c. 4 / 84 Ebu Davud 3/228)

Arefe günü Kurban

Bayram namazı kılınan yerde Bayram namazından önce kesilen kurban sadece etlik kesmiş olur, kurban kesme sevabı alamaz.

Cündüb bin Süfyan der ki: Bir Kurban Bayramı gününde Rasûlullah ile beraberdim. İnsanlara namazı kıldırıp camiden çıkınca kesilmiş bir koyun gördü ve şöyle buyurdu: “Kim namazdan önce kesmişse yerine yeniden kessin. Kim de (daha) kesmemişse Bismillah deyip kessin”. (Müslim edahi 1 hadis no: 1960

2- Kurban, Allahü Teâlâ’nın rızasını kazanmak için kurban niyetiyle kesilen özel hayvana denir.

3- Kurban Bayramı günlerinde Allah’ın rızasını kazanmak niyeti ile kurban kesmek, hür, mukim, Müslüman ve zengin olan herkese (Hanefi’ye göre) vaciptir. İmam-ı Şâfiî ve İmam-ı Malik’e göre ise vacip değil ama sünnet-i müekkededir. Yani kuvvetli sünnettir.

4- Zenginlik ölçüsü: Bir kimsenin, yiyeceği, giyeceği, barınağı, kazanç aleti, edevatı veya makinesi vb. gibi haceti asliye dediğimiz şeylerden başka ve borcunu da düştükten sonra 20 miskal yani, 80,18 gram altını veya bu altının değeri kadar parasının bulunmasıdır. Bu parayı başkalarına ödünç vermiş olsa da hüküm aynıdır. Bu konuda erkek ile kadın arasında fark yoktur.

Kurbanın mali ibadet olması zekat gibi değildir. zekatta mal çoğaldıkça zekat da çoğalır. Kurban ise çoğalmaz. Bir tane kesilir. Ancak kurban’ın bir tane kesilmesi asgarisidir. Sadaka kapısı ise sonuna kadar açıktır.

5- Kurban kesmek, hak yolunda fedakârlığın bir nişanesi, Allahü Teâlâ’nın verdiği nimetlerin bir şükrânesidir. Kurbanın kanı, kesenin kanına, canı canına, eti etine ve kemikleri de kemiklerine fidye olarak, gelecek olan bir takım belaları karşılar. Kurban ömrün uzamasına ve neslin devamına da sebeptir. Nitekim Hazreti İbrahim ((as.) kurban kesmekle oğlu kurtuldu ve nesli Hazreti İsmail’den de devam etti. O kurban sayesinde İsmail’in de ömrü uzadı.

Kurban kesmenin faziletleri:

6- Kurban, bir çok sevaba nail olmaya vesiledir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

 (Kurbanlarınızı büyük, yiğit yapınız. Çünkü onlar sırat üzerinde bineklerinizdir) (Mebsut-ı Serahsi c.12, s. 10)

Rasûlullah’ın ashabı:

- Ya Rasûlallah! Bu kurban nedir? diye sordular.

- Babanız İbrahim’in (as.) sünnetidir. (onun yoludur), buyurdu.

- Bundan bize ne var? dediler.

- Her kılı sayısınca sevap vardır, buyurdu.

- Yünü de mi? diye sordular

- Evet, yününün de kıllarının sayısı kadar sevap vardır, buyurdu. (İbn-i Maceh 3/1045)

Diğer bir hadis-i şerifte kızına: “Ya Fatıma kalk, kurbanının yanına git. Kesilirken orada bulun. Çünkü yere akacak ilk kan damlasıyla geçmiş günahların affedilir” (İbn-i Hibban)

 “Kurban bayramında Allah katında kurbana harcanan paradan daha kıymetli bir para yoktur”. (Dara Kutnî, Beyhakî)

 “Adem oğlunun, Kurban Bayramı gününde, Allah katında (kurban kesip) kan akıtmaktan daha sevgili bir amel yapmamıştır. Çünkü o (kesilen kurban) kıyamet gününde boynuzları, tırnakları, yünleri ve tüyleriyle gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. (öyle ise) gönüllerinizi kurban ile hoş edin. (Müslim, Tirmizi Edâhî 1)

“Bir kimse gönül rızasıyla sevap umarak kurban keserse bu ona cehennemde perde olur” (Taberanî)

“Kıyamet gününde kurban, etiyle, kanıyla yetmiş kat büyüyerek mizan terazisine konur”. (İsfehânî)

 

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.