1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. KÜÇÜK ESNAFLAR ZOR DURUMDA
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

KÜÇÜK ESNAFLAR ZOR DURUMDA

A+A-

          

            Son yirmi yıl içinde il, ilçe hatta köylerimiz, ULUSAL MARKETLER tarafından işgal edildi. Mantar biter gibi her köşe başında, BİM, ŞOK, A 101, MİĞROS VE KARFURSA gibi marketler açıldı. Kırıkkale’mizde açılan bu marketlerin toplam sayısı 57 adet olmuştur. Önlem alınmazsa Kırıkkale’de bir tane mahalle bakkalı kalmayıncaya kadar, bu marketler açılmaya devam edecektir.

            Her ulusal market, bir mağaza müdürü, bir kasiyer ve iki işçi ile işi götürüyor. Sıcak para akşama kadar birikiyor. Sabaha kadar Ankara, ya da İstanbul’daki merkezine gidiyor. Yerel esnaf bu marketlere mal satabiliyor mu? Hayır. Onlar mallarını bildikleri merkezlerden alıyor. Çalışan işçilerinin zaman mevhumu var mı? Sabah saat onda işe başlar. Akşamın saat onuna kadar çalış. İşte iken oturmaları yasaktır.

 Müşteri yoksa mağazada, boş durma. Rafları temizle. Malları aktar-dönder. Dinlenme saatleri yoktur. Düzenli yemek yeme saatleri yoktur. Çalışanlarının iş güvenliği yoktur. İşten çıkarılmaları patronun iki dudağının arasındadır. Örgütlenme, sendikalaşma şansları var mı? İşçi sendikayı aklına bile getirse, ertesi gün kapının önüne konacağı açıktır. Fazla mesai ücreti ödenip ödenmediğini bilmiyorum. Ancak fazla mesai ücreti isteyenin de kapı önüne atılacağını tahmin ediyorum.

Resmi işsizliğin yüzde on beşlerin altına düşmediği,  gerçekte yüzde otuzdan aşağı olmadığı ülkemizde, bu gençleri karın tokluğuna çalıştırıldıkları ortadadır. Çalışan işçilerin sigorta sorunları da ayrı bir konudur. Özel sektörde sigorta konusunun tam işletilmediğini biliyoruz. Süper marketlerde de sigorta işlerinin tam yürütülmediğini zannediyorum. Çalsın sazlar. Gelsin cebe paralar. Öte tarafı süper marketçileri ilgilendirmez.

Süper marketler, marketçiliğin ötesinde Beyaz eşya satıcılığı, tuhafiye satıcılığı, bilgisayar, telefon, atari, halı, bisiklet, ayakkabı, aklına ne geliyorsa, her türlü ürünlerin satıcılığını da yapıyorlar. Bakkallarımızdan başka bu işlerimiz yapan esnaflarımız da zarar görüyor. Sermaye gücü olduğu nedeniyle, vadeli ürünler satışlarına da ağırlık veriyorlar. Halkı borçlandırıyorlar. Nasıl olsa icra daireleri onlar için çalışıyor. Fazlaca ekonomik kayıpları olmuyor. Doğrusu para kazanıyorlar. Kendileri kazanıyor. İyi de Ülke ne kazanıyor? Devede kulak. 

Oysa bizim kültürümüzde bakkallarımız vardır. Mahallemizde, kapımızın önünde bakkalımız vardır. Sabahın ilk ışığında ekmeğimiz bakkalımıza gelmiştir. Kahvaltımız için ihtiyacımız yiyecekler bakkalımızdadır. Paramız olsun, paramız olmasın. Bakkalımız önce ihtiyacımız karşılar. Halkımız bakkallarımız sayesinde rahat eder. Hatta bakkallarımızı mahallemizin bekçiliğini de yapar. Yabancıları tanır.  Yaptıkları yanlışlıkları görür. Bir ikazı ile ailelerimizin zarar görmelerini engellerler. Daha da bakkallarımızı postacılık görevi de yapar. Mahalleye gelen ve adres soran yabancılara yol gösterir. Vatandaşlara yol gösterdiği gibi posta memurlarına da yardımcı olur.

İlimizde BAKKALLAR VE BAYİLER ODASI BAŞKANI ADEM YURTDAN, temsil ettiği esnaflarımızın zor duruma düşürüldüklerini anlatıyor. Çoklarının bakkalını kapattığını, kalanlarının da bundan sonra birer ikişer kapanacağını anlatıyor. Bu kötü gidişe bir çözüm getirilmesini bekliyor. Bu durumda çözüm ne olabilir diye düşünüyorum. İlk aklıma gelen süper marketlerin şehir dışına taşınması, İkinci çözüm olarak da her ulusal marketler zincirinin iki veya üç mağazadan fazla mağaza açmasının engellenmesi olarak düşünüyorum. Başka yolları da yöneticilerimiz bilirler. Bu yarayı kapatmak bizi yönetenlerin görevidir. Sözün özü. Mahalle bakkallarımızı yok etmeyiniz. Yok olmalarına göz yummayınız.

Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.