1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Köy yaşantısında nostalji (Sözün Özü-Duran Erdoğan)
Köy yaşantısında nostalji (Sözün Özü-Duran Erdoğan)

Köy yaşantısında nostalji (Sözün Özü-Duran Erdoğan)

Mucur’un en gözde, en güzel ve en büyük köylerinden birisi, daha doğru birincisi Kurugöl Köyü’dür. Doğu-Batı ve Güney Karayollarının kesiştiği...

A+A-
Mucur’un en gözde, en güzel ve en büyük köylerinden birisi, daha doğru birincisi Kurugöl Köyü’dür. Doğu-Batı ve Güney Karayollarının kesiştiği tam kavşakta yer alır. Buradaki fabrikalar, petrol tesisleri, turistik  lokantalar Kurugöl’ün güzelliğine ve ekonomisine artı değer katmaktadır. Ahalisi zengin, toprağı bereketli ve kavşak noktasında oluşu, köylüleri de nakliyatçılığa ve ticarete özendirmiş.  Bu yazımda sizlere köyümüzde yaşanmış öykülerden nostalji tadında ve tavında bir demet sunacağım: TRAFİKLE-İREFİK BENİ BATIRDI ! Geçimini dolmuşçuluk  yaparak temin etmek isteyen  bir minibüsçünün anısını yeri gelmişken anekdot olarak sizlerle paylaşmak istiyorum: Kurugöl’ün eski Muhtarı  Kâmil Öztürk köyün ‘ağa’ kabul edilen, hatırlı  ve varlıklı ailelerindendir.  ikinci el bir minibüs satın alarak  Kurugöl-Mucur-Kırşehir hattında dolmuşçuluk yapar. Bu arada ‘Refik’ de bu minibüse dolgun  maaşla şoför olarak tutulur . Kâmil Ağa işin inceliklerini bilmediği için her işi şoföre bırakır.Şoför  ihmallik  eder, minibüsün periyodik bakımını zamanında yapmaz; trafiğin istediği işlemlerin  gerekli belgelerini minibüste bulundurmaz. Derken, Kamil Ağa, arızanın giderilmesi için masraf üstüne masraf edip,  trafiğe de ceza üstüne ceza öder. Bütün bunlara şoförün yüksek maaşı da eklenince,  sonunda Kâmil Ağa zarar edip, minibüsü satar. “Minibüsü niye sattın?”  diyenlere de, diline tesbih ettiği ifadeyle; “Sormayın komşular ! Trafikle-İrefik bir oldu, beni batırdı !..” der. DOĞRU OLMAYA BEN DOĞRUYUM  AMMA ... Kurugöl  halkından iki kişi kavga eder. Birisi var ki önüne gelene sövüp sayar... Kavgaya katılanlardan diğeri: “Bu çirkin sözlerinin hesabını sana mahkemede sorarım... Bu memlekette kanun var!” der. Tepesi atan öteki kavgacı: “Mahkemeye vermeyenin de... Kanunun da ...” diyerek, en galiz küfürü söyler. Konu mahkemeye intikal eder ve  ‘kanuna sövdüğü’ için kamu dâvası açılır. Bu arada hatırlı kişilerin araya girmesiyle, dâvacı ve dâvalı barışıp, sulh olurlar. Tüm şahitler: “Efendim ! ‘Kanun’a değil,dâvacının ‘kağnı’sına sövdü !” şeklinde şahitlik ederler. Ancak “Patlak İsmail Emmi” dürüstlükte taviz vermez ve “kanuna küfretti” diyerek, ısrar eder. Hâkim de “Bu kadar insan yalan mı söylüyor! Şimdi Seni tanık iken sanık yapar içeri tıkarım. İfadeni düzelt” der. Patlak İsmail emminin cevabı: “Doğru olmaya Ben doğruyu söylüyorum. Amma siz yine de nasıl isterseniz öyle yazın ifademi Hakim Bey...” şeklinde olur. Sonuç: Dâva konusu böylece ‘kamu’ dâvası olmaktan çıkmış;  dâvacı da ‘kişisel’ şikayetini  geri aldığından dâva düşmüştür. ÇOK İT-KÖPEK GÖRDÜM  DE SENİN GİBİ... Yokluğun ve yoksulluğun hüküm sürdüğü -fi tarihinde- yine Kurugöl’de yaşanmış bir olay... Anasının yaptığı taze tereyağlı, ballı  yufkalı dürümü kapan çocuk, ucundan azıcık ısırmadan,  bir koşuda sokağa fırlar.  Çocuğun elindeki dürümü gören ve içindeki katığın ne olduğunu öğrenen uyanık komşu, çocuğa: “Haydi seninle bir oyun oynayalım. Ben köpek olayım... Sen de köpeğin sahibi ol. Ben sana hırlayıp, havladıkça, elindeki dürümden bana ısırt.” der.  Komşunun, çocukla evcilik oyunu böylece başlar.  Adam dişlerini sırtararak, hırlayıp havladıkça, çocuk dürümü ısırtır ve “köpek adam!”la oyun sürer... Netice de  elindeki ballı -tereyağlı dürümü yemek çocuğa kısmet olmadan, adam dürümü bitirir... Köyümüzün alim sözlü ve altın öğütlü kocalarından Dedem Ali Çavuş da manzarayı görür: Cami avlusundaki cemaate olayı hülâsa edip; olayın baş aktörü komşusuna: “Bu yaşıma kadar çok it-köpek gördüm; amma, senin gibi hünerli ‘itoğlu iti’ hiç görmedim !” der. Sözün özü: Şu bizim köy!.. Nüfusuna oranla, kariyer yapmış kalite belgeli  üniversitelisi belki az olabilir ... Şoförü ve zenaatkârı çok... Amma ve lâkin “Enver Usta’nın çırakları”ndan öğrenilecek daha çok şey (lâf) var... Zengin köy kültürü...Köy odalarında ve köy kahvehanelerinde bozdur-bozdur harca. Bize de yaşanılanları ibretlik nostalji tadında yazmak, anlatmak ve gelecek kuşağa aktarmak kaldı... Hoşça kalınız.
Bu haber toplam 270 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.