1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Köy-Tür´ün son kalesinde üretim durdu
Köy-Tür´ün son kalesinde üretim durdu

Köy-Tür´ün son kalesinde üretim durdu

Yaklaşık bin kişi işsiz kaldı. İşçiler, krizin yanısıra yanlış yönetim sonucunda Ege Entegre Tavukçuluk´da üretimin durduğunu, tazminatlarını,...

A+A-

Yaklaşık bin kişi işsiz kaldı. İşçiler, krizin yanısıra yanlış yönetim sonucunda Ege Entegre Tavukçuluk´da üretimin durduğunu, tazminatlarını, 3 aylık maaşlarını alamadıklarını, mağdur olduklarını ileri sürdü... Türkiye Kalkınma Vakfı´nın (TKV) öncülüğünde 1970´li yılların başında Tarsun´un Namrun Yaylası´nda yoksul beş çiftçi ailesiyle başlatılan, yıllar geçtikçe güçlenen, Türkiye´nin en büyük beyaz et üreticisi olan Köy-Tür´ün son kalesi olarak gösterilen İzmir´in Torbalı ilçesindeki tesislerinde üretim durdu. İşçiler tazminatlarını alamadan işten çıkarıldı. TKV´nin kalkınmaya yönelik faaliyetlerinin sonucu olarak ortaya çıkan ve Türkiye´nin 12 ilinde kurulan Köy-Tür tesislerinin sonuncusu İzmir´in Torbalı ilçesindeki Köy-Tür Ege Entegre Tavukçuluk A.Ş.´de 7 aydır üretim yapılmıyor. Önce kuş gribinden olumsuz etkilenen, son yıkıcı darbeyi ekonomik krizin etkisiyle alan İzmir´deki tesislerde üretime son verildiği belirtildi. Tesisler adeta çürümeye terk edildi. Daha önce de faaliyetleri sona eren diğer illerdeki tesislerin sonuncusu olan ve Köy-Tür´ün son kalesi olarak gösterilen Ege Entegre Tavukçuluk´un, Torbalı ilçesi, Oğlananası, Pancar, Ayrancılar beldeleri, Kemalpaşa, Menemen ilçeleri ile Manisa´nın Saruhanlı ilçesi Çobanhisar Köyü´ndeki tesislerde de üretim durdu. Yaklaşık bin kişi işsiz kaldı. İşçiler, krizin yanısıra yanlış yönetim sonucunda Ege Entegre Tavukçuluk´da üretimin durduğunu, tazminatlarını, 3 aylık maaşlarını alamadıklarını, mağdur olduklarını ileri sürdü. Tesisleri devralan şirketin yetkilileri, kuş gribinin ardından küresel kriz nedeniyle üretime son verdiklerini belirtirken, işçiler krizin bahane edildiğini, şirketin kontrolünü ele geçiren Dabak Şirketler Grubu´nun kendi firmalarını alacaklandırarak, Köy-Tür´ün içini boşalttığını iddia etti. ÇOCUKLARIMI MEMLEKETE GÖNDERDİM Köy-Tür´de 3.5 yıl çalışan Mevlüt Sığın, tazminatlarını alamadıklarını ifade ederek, "50-100 TL sus payı verdiler. Parayı vereceğiz dediler, ama gittiler. 2 bin 500 TL alacağım var. Benim 4 bin 500 TL borcum var. Çocukları memlekete yolladım. İşsizlik parası veriyorlar. Lojmanda elektriksiz oturuyorum. Parasızlıktan kiraya çıkamadım. Alacaklılar beni sıkıştırıyor. Alacaklılardan kaçıyorum. Yiyecek ekmeğe muhtacım. 600 TL lira kredi kartı borcum vardı. 300 TL birinden buldum, yatırdım. Ayağıma ayakkabı alamıyorum. Çocuklarımın ihtiyacını karşılayamıyorum. İş bulamıyorum. Yevmiye ile de iş çıkmıyor" dedi. "ÖLELİM Mİ?" 16 yıldır Köy-Tür´de çalışan Recep Tangül, "Oraya güvenerek bireysel kredi aldım. Ne tazminatımı ne maaşımı verdiler. 4 aydır mağdur durumdayım. 3 tane çocuk okutuyorum. Kahvehaneye çıkamıyorum. Cebimde çay param yok. İŞKUR´dan 350 TL alabiliyorum. Sosyal güvence kesildi. Hasta olsak paramız da yok. Ölelim mi biz?" diye konuştu. "OY DERDİNDELER" Köytür´de 9 yıl çalışan bir işçi de "Maaşlarımızı alamadık, şu anda açız. Şu anda 4 bin TL borcum var. Herkes tutturmuş seçim havası. O parti kötü, bu parti kötü. O partiyi kötüleyeceğine, şu milletin halini sorsunlar. Tutturmuş Baykal, Bahçeli şöyle. Herkes parti, oy, koltuk davasında. Gelsene kardeşim sorsana sen millete. Neden Köy-Tür batmış. 1.5 yıl içinde batırdılar. Niye hesap sormuyorlar? Bir de tutturmuş 3 tane çocuk yapın. Ben iki tane yaptım bakamıyorum ki. Üç tane çocuğa nasıl bakayım" dedi. 20 yıldır Köy-Tür´de çalışan Yurdal Şimşek, İzmir´deki tesisleri devralan şirketin iki yıl içinde şirketin içini boşalttığını ileri süredek, "Krizi bahane ettiler. Şirketin içini boşaltıp, krizi bahane edip, insanların işine son verdiler" dedi. HAK MÜCADELESİ İÇİN DERNEK Köy-Tür Ege Entegre Mağdurları Sosyal ve Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nuri Özerten, krizlerden ve devralan yönetimin hataları sonucunda 2008 Eylül ayında üretimin durduğunu söyledi. Sadece Torbalı tesislerinde 650 işçinin çıkarıldığını belirten Özerten, "Tazminatlarını, haklarını alamadılar. İşçilerin aileleri, hammadde tedarik edenler, tavuk bakan aileler, üreticiler toplam 3-4 bin kişi mağdur olmuş durumda. Sesimizi daha gür duyurmak için dernek kurduk. İsterdik ki böyle bir dernek kurmak zorunda kalmayalım, bölgemiz için önemli olan tesisler çalışsın. Burası Türkiye´de ilk üçe giren tavukçuluk entegre tesisi. Günlük 200 tona yakın üretim vardı. Yılda 50 bin ton sadece mısır tüketilirdi. Bölge için çok önemli bir tesis. Kurmaya kalksanız 50 milyon dolara zor kurarsınız" diye konuştu. Erzurum Köy-Tür´den 1991 yılında Torbalı´ya gelen Ali Görgülü de, şirketin krizlerden etkilendiğini fakat krizin bahane edilerek işçilerin mağdur duruma düşürüldüğünü iddia etti. MAĞDUR EDİLMELERİNİ İSTEMİYORUZ Köy-Tür Ege Entegre Tavukçuluk´un yüzde 62 hissesini satın alan Dabak Şirketler Grubu´nun Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Dabak, işçilerin maaşlarını ödeyemediklerini kabul etti. 2006 yılında kuş gribinden ciddi darbe aldıklarını belirten Dabak, "Alacaklılar, banka faizleri üst üste binince toparlanma şansı olmadı. 2008 yılında kur farkları, hammadde fiyatlarının yükselmesi, tüm beyaz et üreticilerini sıkıntıya iterek, zarar ettirdi. Küresel kriz ile birlikte bankaların kredileri geri çekmesi, diğer alacaklılar panik yaptı. Elektrik parası bile ödenemedi. Sahada bir milyona yakın hayvanımız öldü. Köy-Tür´de son ayakta kalan tesis İzmir Torbalı´daki tesisti. Ortak çıkarsa birlikte işletebiliriz ya da devredebiliriz. Devlet uzun vadeli kredi verebilir. İnsanların mağdur olmasını istemiyoruz" dedi. EN BAŞARILI ÖRNEKTİ Köy-Tür sisteminin ilk adımları 1970´li yılların başında TKV´nin öncülüğünde Tarsus´un Namrun yaylasında yoksul beş çiftçi ailesiyle ve tümüyle gönüllü çalışmalarla başlatıldı. Bölge de başarılı biçimde gelişen ve Tarsus Projesi olarak bilinen proje, Hollanda´da 1981 yılında küçük üreticilere yönelik uluslararası 250 benzer uygulama arasında en başarılı örnek seçildi ve ödüllendirildi. TKV´nin küçük üreticiye dayalı Tarsus Tavukçuluk Projesi on yıl içerisinde modelleşti. Modelin büyük çapta yaygınlaşması ise, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Dünya Bankası arasında imzalanan anlaşmayla Dünya Bankası´nın 5. Hayvancılık Projesi kapsamında Tavukçuluk Alt Projesi´ne 25 milyon dolar kredi desteği sağlanması sonucunda gerçekleşti. Tarım Bakanlığı ile TKV arasında 1982´de varılan anlaşmayla, TKV ülke çapında 12 bölgede tavukçuluk programı uyguladı. TKV aynı zamanda, Hazine ile imzaladığı ek anlaşma çerçevesinde, Dünya Bankası´ndan ek fon kullandı. 25 milyon dolar tutarındaki kredinin yaklaşık yarısı küçük üreticilere kümes yapımı için kredi olarak verilirken, kalan tutar yem fabrikaları, kesimhaneler ve diğer temel donanımın teminine ayrıldı. Tarsus Projesi´nin sonraki adımlarında bu proje Köy-Tür adı altında şirketleşti. 2000 yılında Türkiye´nin ilk 500 şirketi arasındaki en büyük gıda şirketi oldu.

Bu haber toplam 638 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.