1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. "Kötü söz sahibine aittir"
"Kötü söz sahibine aittir"

"Kötü söz sahibine aittir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Yeşilköy'de beş yıldızlı...

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Yeşilköy'de beş yıldızlı bir otelde düzenlenen bayramlaşma töreninde konuşan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'a yüklendi. "Bizim bölünme partisi olarak adını koyduğumuz bugünkü iktidar partisine ve yöneticilerine yönelik eleştirilerimiz, hiçbir zaman kişilikleri ile ilgili olmamıştır" diyerek sözlerine başlayan Bahçeli, sözü açılım görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu'nda yaşananlara getirdi. Bahçeli, "Demokratikleşme parolasıyla başlattıkları ihanet yolu kapandıkça ve milli tepki çığ olup bu yolu kullanılmaz hale getirdikçe Başbakan Erdoğan küçülmekte, öfke patlaması yaşamakta, ağzından çıkanları kontrol etmekte zorlanmaktadır" diye konuştu. 'Yıkım projesi' olarak nitelediği açılım görüşmelerine değinen Bahçeli, TBMM Genel Kurul salonunda yaptığı konuşma sırasında Başbakan Erdoğan'ın kendisi hakkında kullandığını tespit ettiklerinin iddia ettiği ve ağza alınmayacak sözler olarak nitelediği sözleri tekrarlamaya terbiyesinin müsaade etmediğini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın bayram namazından sonra yaptığı açıklamalara değinen Bahçeli, "İçindeki kinini ve anormal bir boyut kazanmış öfkesini, kıldığı bayram namazından sonra da devam ettirmiş ve partimize hakaret etmeyi sürdürmüştür" şeklinde konuştu. Bahçeli sözlerini, "Başbakan Erdoğan'ın aynaya bakmamızı önermesi ve lügatinde küfür olmadığını söylemesi, üstelik seviye hatırlatması yapan sözleri bayram günü kara bir leke gibi Başbakan'ın alnına yapışmıştır" dedi. AÇILIM KÖR BİR ÇIKMAZDIR MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İmralı ve terör örgütü asla muhatap alınamaz diyenler, terörist başı ile aracılı görüşme kanalları açmış, İmralı canisinin sözde yol haritası elde tutularak bu süreçte karşılıklı atılacak adımların koordinasyonu ve uyumlaştırılması için harekete geçilmiştir" diyerek açılımın amacının bölücü taleplerin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Terör örgütünün bölücü emellerini ve taleplerininin sahiplenilmesinin bir anayasal suç olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu yol sağduyu ve milli birlik yolu değil, bir gaflet ve bölücülük yoludur. Bu yola sapanları tarih ve millet affetmeyecek, bu yolun yolcuları milli vicdanda mahkum olacaktır. Bu açılım bir açmazdır, kör bir çıkmazdır" dedi. "Bu gidişatın durdurulamaması halinde, bunun Türk milletine faturası çok ağır olacaktır. Bu süreci harekete geçirenler bu vebalin altından kalkamayacaktır" diyerek sözlerini sürdüren Bahçeli, MHP'nin bu sürecin, ne pahasına olursa olsun karşısında yer alacağını bir kez daha hatırlattı. "Bu projenin milli olduğu, muhatabının millet olduğunu söylemek, Türk milletinin aklı ve idrakiyle alay etmektir" diyen Bahçeli, projenin klavuzunun İmralı Canisi, senaryo yazarının Amerika, arabulucularının da Barzani ve Talabani, taşeronunun da Başbakan Erdoğan olduğunu öne sürdü. “Hükümet'in 'İmralı canisinin' durumunun düzeltilmesi ve tecrit koşullarının hafifletilmesi için harekete geçmesinin de bu açılım süreci kapsamında görülmesi gerektiğini” savunan Bahçeli, “İktidarın hoşgörüsü ve izniyle terör örgütünü İmralı'dan yöneten terörist başının yanına şimdi de yoldaş teröristler gönderildi. İmralı Adası, artık PKK militanlarına tahsisli özel dinlenme kampı ve terör misafirhanesi statüsü kazanmış, PKK'nın bir talebi daha karşılanmıştır” dedi. “(Bu süreçte İmralı ve terör örgütü asla muhatap alınamaz) diyenlerin, terörist başı ile aracılı görüşme kanalları açtığını öne süren Bahçeli, şunları kaydetti: “İmralı canisinin sözde yol haritası elde tutularak bu süreçte karşılıklı atılacak adımların koordinasyonu ve uyumlaştırılması için harekete geçildi. Adı ve etiketi sahte olan, teşhisten tanıma, kavramsal temelden çözüm reçetesine kadar bütün unsurlarıyla sakat olan bu açılım, devletin teröre teslim olmasının şartlarının ele alınacağı ve bölücü taleplerin hayata geçirileceği bir sürecin başlatılmasını amaçlamaktadır. Böyle bir süreç çerçevesinde, terörörgütünün eylemlerini durdurması karşılığında Türkiye'nin terörle mücadelesinin ve askeri operasyonların askıya alınması ve sınırlandırılması, dağdan inme karşılığında teröristlerin siyasi aftan yararlandırılması ve PKK'nın taleplerini karşılayacak bir siyasi çözüm süreci başlatılması hiçbir şart altında kabul edilemeyecektir. Böyle bir sakat denkleme dayanan bir pazarlığın kabulü ve savunulması düşünülemeyecektir. Köken farklılıklarını derinleştirmek, bunları toplumsal kırılma hattı haline getirmek, bin yıldır bir arada iç içe yaşayan Türk Milleti'nin bünyesinde ayrışma, etnik husumet ve ayrılık tohumları yeşertmek, açık bir çatışma ve bölünme reçetesidir.”

Bu haber toplam 475 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.