1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. KÖR ÖYKÜLER
KÖR ÖYKÜLER

KÖR ÖYKÜLER

"Onların Hiç Olmazsa Bastonu Var" İstanbul Reşit Paşa semtinde yetişkin görme engelliler için bir körler rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır amacı görme...

A+A-
"Onların Hiç Olmazsa Bastonu Var" İstanbul Reşit Paşa semtinde yetişkin görme engelliler için bir körler rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır amacı görme kabiliyeti olmayan insanlara görmeden yaşama sanatını öğretmektir yemek ev işleri Ütü yapmak okuma yazma öğrenmek masaj yapmak bilgisayar kullanmak vs. Fakat burada öğretilenlerin en önemli ayrım başında hiç şüphesiz baston kullanmak gelir öyle ya baston bir görme engellinin gözlü hatta gözü sayılır. Bu eğitimin verildiği günlerden biridir Ahmet bey iki görme engelliye caddede karşıdan karşıya geçmeye öğretmektedir tekniğini öğrettikten sonra haliyle kendilerinin yapmalarını ister ister ama etrafta bulunan insanlar bir görmeyenin yardım etmek arzusuyla sürekli müdahale etmek isterler. Ahmet bey yine iki görme engelli kaldırımda bırakıp ayrılmak üzeredir ki bir vatandaş yaklaşıp müdahale edecek olur Ahmet beyde bunu istememektedir hemen bir çözüm bulur ve kör taklidi yapmaya karar verir adamın yanına gidip der ki: " Beyefendi! Siz onlara değil bana yardım edin onların hiç olmazsa Bastonları var bakın benim bastonum bile yok diyerek adamı kendi yanına çeker ve öğrencilerin de böylece kurtarır." Hayırdır Hacım Bekir Bey TRT den emekli güngörmüş üç çalışkan ve gayretli bir görme engellidir bundan birkaç yıl önce hacca gider Arafatta kabartma Kuran'ı kerim okumaktadır herkes gibi gözleriyle okusa kimsenin dikkatini çekmeyecektir ama parmaklarıyla dokunarak okuduğu için görenlerin dikkatini çeker kimileri bakar geçerken kimileri de ısrarcıdır bakar da bir türlü yanından ayrılmazlar bekir bey kuran okumaya devam etmektedir yanına biri gelir durup dinlenip "tüh tüh tüh! Çık çık çık! Vah vah vah! Yazık!"diye sesler çıkarmaktadır bir değil iki değil adam bir türlü gitmez bekir bey okumasını ara verir ve; "Buyur hacı abi hayırdır ne oldu?" Adam gayet normal bir şey yapıyormuş gibi: "sorma yahu senin bu haline acıdım da onun için çok üzüldüm." " yok hacim üzülecek bir şey yok ben Kuran okuyorum sen kuran okumaz mısın?" Deyince adam: "yok evladım nerede o günler maalesef ben Kuran okumayı bilmem ki!" Demiş. Bu kez acımaz sırası Bekir Bey dedir: "vah vah tüh çık çık yazık!...". Biz görmeyenler yolda yürürken insanlar sanki yalnız o gün dışarı çıkmışız veya yolan nadiren çıkarmışız gibi SORULAR sorarlar böylesi durumlar biz de var olan bir kabiliyeti yok saymak anlamına geldiği için hoşunuza gitmez. Yine bir gün Ümraniye de karşıdan karşıya geçerken sağ olsun bir genç bana yardımcı oluyordu bir taraftan yardımcı olurken bir taraftan da akıl vermeye çalışıyordu. Genç: " senin yanında adam yok mu?" Diye sorunca ben de: "adama bana yardımcı olması için gerek var değil mi?"dedim. Genç: "evet abey iyi olurdu." Dedi bunun üzerine: Sen yardımcı oluyorsun ya sen adam değil misin?. Para Kabul Eder Misiniz? Normal şartlarda bir engellinin camii yakınlarında uzun süre beklemesi çok tehlikelidir yanlış anlaşılmasın tehlikesi dilenci zannedilmesin emailindendir yoksa camii içinde beklemenin elbetteki hiçbir tehlikesi olmaz. Bunları bile bile Ankara'da bir arkadaşla buluşma yeri olarak bir camiye karar vermiştik nitekim ben camiye gidip korka çekine beklemeye başladım."acaba avucuma ne zaman para koyacaklar?"diye endişeyle beklerken yanıma bir beyefendi yaklaştı ve sordu: "Pardon beyefendi acaba para kabul ediyor musunuz?" Böyle bir soruyu hiç mi hiç beklemiyordum çünkü Sahir vakitlerde dahi insanlar bizim adımıza karar verirler ve uygularlardı. Ben de cevaben:"Hayır efendim biz Para kabul etmiyoruz kredi kartıyla çalışıyoruz...?"deseydim nasıl olurdu ama bu kibar adama kıyamadım yalnızca: "Hayır efendim kusura bakmayın çok teşekkür ederim."dedim. Nasıl Bağlıyorsunuz? Hanife ve Şengül hanımlar üsküdar türkan sabancı görme engeller okulunda öğretmenlik yapmaktadırlar bir sabah otobüsle okula giderken şoför sorar: "abla bir şey sormak istiyorum siz şuan nereye gidiyorsunuz?" Hanife öğretmen cevap verir: "Ben rehber öğretmenim Şengül hanım da Sosyal bilgiler öğretmeni ikimizde okulumuza gidiyoruz."Şoför: "peki ama ikinizde başörtülüsünüz okulda başörtü müsade var mı?"diye sorar. "hayır elbette biz okula kadar başörtülü gidiyoruz ama ne yapalım okula başörtüsüz giriyoruz."Şeklinde cevap versede hanife öğretmen, adam ısrarla sorar: "hadi başörtüsünün çıkarmak kolay peki ama okuldan çıkarken başörtünüzü kim bağlıyor?" Bu soruya iki öğretmen de şaşırmışlardır onlara göre bu soruyu bilmeyecek ne var tabii ki başörtülerini kendileri bağlamaktadır fakat bir şoförum bundan haberi yoktur hanife öğretmen şakaya vurarak yapıştırır cevabı: "Müdür beyi çağırıyoruz o bağlıyor!"Bakışlarından Mı Tanısaydım? Görme engelli İstanbul milletvekili Lokman Ayva mail iste kendi halinde dalmış çalışmaktadır birden omuzunda bir en hisseder elini uzattığında omzundaki elin Başbakan Erdoğan'a ait olduğunu fark eder. Eminim nasıl yani diyorsunuzdur hemen söyleyelim görme engelliler çok yakın tanıdıklarının bir kısmını ellerine dokunarak tanıyabilirler. Evet evet Allah insanın yalnız sol işaret parmağına değilsimasına değil hemen tüm organlarına ayırt edici bir özellik koymuştur görme engellerin kullandığı ipuçları kısıtlı olduğu ve dokunma duyguları hassas olduğu için dokundukları kişileri ellerinden tanıyabilirler. Başbakanla Lokman Ayva arasında kısa bir konuşma geçer tam dışarı çıkarken gazeteciler sorar: "Lokman bey başbakan elinden mi tanıdınız?" Lokman Ayva: "Elinden değil de bakışlarından mı tanısaydım?" der. Evet kıymetli dostlar engellilerin hayatını ve dünyasınız sizlere tanıtmaya devam edeceğiz. Değerli dostum Halis Kuralayın Kör Öyküler kitabından faydalanılmıştır. Selam Ve Dua ile...   Bekir AKDENİZ Ben Işığı Karanlıkta Gördüm
Bu haber toplam 564 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.