1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Kırşehir Tanıtım Günleri-Duran Erdoğan-Sözün Özü
Kırşehir Tanıtım Günleri-Duran Erdoğan-Sözün Özü

Kırşehir Tanıtım Günleri-Duran Erdoğan-Sözün Özü

“Eğitim ve Kültürde marka şehir: Kırşehir”... 7-10 Haziran 2012 tarihleri arasında Ankara’da Atatürk Kültür Merkezinde yapılan “Tanıtım Günleri”nde...

A+A-
“Eğitim ve Kültürde marka şehir: Kırşehir”... 7-10 Haziran 2012 tarihleri arasında Ankara’da Atatürk Kültür Merkezinde yapılan “Tanıtım Günleri”nde Kırşehirli bir yazar olarak bu dört gün boyunca bulundum. Kırşehir Halk Kültürünün derli toplu anlatıldığı ilk ve tek kitap olan “Kırşehir Anekdotları” adını verdiğim kitabımı okurlarla buluşturdum. Diğer aktiviteleri takip ederek, elimden geldiğince katılıma destek vermeye çalıştım. Gelelim konunun esasına ve etkinliğin değerlendirilmesine: Her şey güzeldi, ancak; İlkler daima eksikli ve mutlaka kusurlu olur. Neden? Ortada alınacak örnek ve şablon yok da onun için... Ben bazı köşe yazarlarımız ve gazetecilerimiz gibi meseleye ‘eksik ve kusur’ perspektifinden bakarak ve tüm iyi niyetleri öteleyip, karamsar yaklaşımla da bu güzîde güzelim etkinliği değerlendirmek istemiyorum. Bu bir kere ilk başta böylece iyi biline... Biz millet olarak bazı hizmetlere hem öncülük yapmayız; hem de yapan girişimciler için “yapsınlar da bir görelim, bakalım nasıl olacak!” saikiyle pusuda bekleriz. Aklıma geldi, hemen söyleyeyim: Erenler camiye gitmiş ve vaiz de bu arada: “Abdestsiz namaz kılınmaz. Kılınsa bile bu namaz olmaz” diyormuş. Erenler de yanındakinin kulağına eğilmiş. “Ben kıldım, bal gibi de oldu!” demiş. “Efendi! Sen salla Başını, biz biliriz işimizi” prensibiyle hareket edenler, bak bu işi de başardılar, haydi kendilerini kutlasanıza... Büyüklük sende kalsın... Söz konusu etkinlikte kendisine görev verilen herkes üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Kimsenin kimseye bir diyeceği yoktu. Memleket sevdalısı işadamlarımızla, Valimiz başta olmak üzere, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız, bürokratlarımız mesai mefhumu gözetmeden hep fuar ve etkinlik alanındaydılar. Tüm standları birer birer gezip görevlilerle konuşmaları, bence, halkla kucaklaşmaları ayrıcalıktı; sevginin, sevdanın ve ahde vefanın çarpıcı örneğiydi. Bu “TANITIM GÜNLERİ” etkinliğini düşünenler, tertip komitesi olarak düzenleyenler, A’dan-Z’ye tüm katılımcılar her türlü övgüye lâyık olduklarını kanıtladılar. Bu organize etkinlikteki performansı, yüksek ekip çalışmasındaki başarıda herkesin payı fevkalâde büyük olduğu için birini diğerinden farklı sanmayı ve saymayı şık bulmuyorum. Hele bu etkinliğin dışarıya yani kamuya yansıtılması hususundaki  “Ulusal Basın ve Medya”nın bu etkinliğe odaklandırılarak ilgi çekilmesi, bu etkinliğin başarısında fevkalâde üstünlüktü.... “Ben has Kırşehirli’yim, Kırşehir Ben’den sorulur!” diyen, kendini Kırşehirli sayan ve sananlar... Bazı yerel basınımız... Başımıza taç yapıp meclise yolladığımız yeni ve eski bazı milletvekillerimiz; protokol masalarına kasıla-kasıla oturup, ezberlediği ‘cafcaflı’ sözlerle bizlere nutuk atanlardan ellerimiz patlarcasına ayakta alkışladıklarımız; Kırşehir Organize Sanayiine ve başka yerlere fabrika kurup bürosunun kapısında “toplantı var” bahanesiyle konuklarını saatlerce bekleten şişkin iş adamlarımız; mağazalar zincirlerinin patronları; sizleri ve standlarınızı maalesef göremedik... Sizin servetinizden fakir-fukaranın, garip-gurabanın,komşunuzun , tüyü bitmemiş yetimlerin ve devletin de hakkı var, bunu biliyor musunuz? Sizler de bir gün öleceksiniz...: Torunlarınız, beleşe konan damatlar ağızlarının suyunu akıtarak afiyetle geride bıraktıklarınızı yerken; imamın okuduklarıyla, cenazenize katılan cemaate yedirilen helvaya mı güveniyorsunuz? Ahirete varınca, Kırşehir sevginizi ve sevdanızı böyle kanıtlayarak mı servetinizin hesabını ‘Zebani Hazretleri’ne vereceğinizi sanıyorsunuz? Ölüm ve ötesini dünya alemiyle kıyaslayıp, düşünüp, değerlendirdiniz mi? Ben, milletvekili sayımızın 5’den 2’ye düştüğü her dönemi yaşayan ve düşüş nedenini iyi bilenlerdenim. Demek ki, Kırşehir’de artan bir şey yok... Hızla göç vererek küçülüyoruz... Her Kırşehirli’ye düşen, yerine acilen getirilmesi gereken görevler var: Öyleyse bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız... Neşet Ertaş üstadın deyimiyle: “Ayakların Turabı” olduğuna inanıp Kırşehir’e hizmet aşkıyla yola çıkan prensip sahibi ilkeli insanlar, yerine getirdikleri görevin keyfiyle vicdanen müsterih oldukları için yorulmazlar. Sözün özü: Şunu hem gururla ve hem de övünerek söylemeliyim: Ki, böylesine mutluluğu yörem adına ömrümde hiç yaşamamıştım. Bu önemli etkinlik programına katılan ve katkı sağlayan Kırşehir sevgisiyle ve sevdasıyla dolu herkese şahsım adına minnet, saygı ve teşekkür borçluyum. Kırşehirli Dernekler Federasyonu’nun organize ettiği “KIRŞEHİR TANITIM GÜNLERİ” etkinliğinin “Tertip Komisyonu’nda, Yayın Komisyonu”nda görev alanlarla, emeği geçen tüm katılımcıları tebrik edip, kutlarım. Allah sağlık-afiyet versin, daha nice böyle güzel etkinliklerde yine birlikte olalım inşallah... Hoşça kalınız.  
Bu haber toplam 238 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.