1. YAZARLAR

  2. NUSRET KILIÇ

  3. Kırım Kurbanlarından İdlib Şehitlerine
NUSRET KILIÇ

NUSRET KILIÇ

Eğitimci
Yazarın Tüm Yazıları >

Kırım Kurbanlarından İdlib Şehitlerine

A+A-

Kırıkkale İmam Hatip Ortaokulunda öğrenci iken Türkçe dersimize gelen öğretmenimiz, ilk yaptığı yazılı sınavda en yüksek notu alan öğrenciye bir hediye alacağını söylemişti. Sınav yapıldı, aradan haftalar geçti. Bir gün öğretmenimiz derse geldiğinde benim adımı okuyarak ayağa kalkmamı söyledi. Ben de bayağı heyecanlanmıştım, acaba ne oldu diye. Dersin sonunda yazılı notları okuduğunda en yüksek notun benim aldığı ortaya çıktı. Tabi ben de hediyemin peşini bırakmadım. Günler sonra hocamız bana bir kitap hediye etti. Adı da “Kırım Kurbanları” idi.

“Kırım Kurbanları” bugüne kadar kitap rafımda mahzun mahzun bekliyordu. Ta ki bugüne kadar… Hocamın “Sevgili Oğluma” diye başlayan imzalı yazısında hediye tarihi “Aralık, 1979”u gösteriyordu. Yani kitap yaklaşık kırk yılı aşkın bir süredir kitaplığımda okunmayı bekliyordu. Kitabı bir solukta okuyuverdim.

Önsözde yazarlar, bu kitabın bir roman değil, yaşanmış bir hayatın tüyler ürpertici hikâyesi olduğunu belirtirler. Roman, Kırım kahramanı Ahmet Hamdi’nin mücadele dolu hayat hikâyesini ve Ruslara karşı verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.

Bolşevikler, 1917 yılında komünizm ihtilalını yapıp Çarlık idaresini yıktığı zaman tüm ülkede yaşayan ırklar kendilerine vaat edilen demokrasi, özgürlük ve hürriyet için çok sevinmişti. Lenin-Stalin ve Troçki üçlüsünün yönetimindeki Rus yönetimi Kırımlılara istemeyerek de olsa hürriyet ve istiklallerini verdiler. Ama ne yazık ki Kırımlıların bu sevinçleri çok kısa sürdü.

Bir süre sonra Bolşevik kuvvetleri ile Kırım Türk Muhtar Cumhuriyeti kuvvetleri arasında savaş başladı. Sonra Kırım, Alman kuvvetleri tarafından işgal olundu. Bolşevikler çekilirken bir başka zalimin hükümranlığı başlıyordu. Bir müddet sonra büyük bir kuvvetle saldıran Bolşevikler tekrar Kırım’ı istila ettiler. Asıl zulüm o zaman çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi. İnsafsız katliamlara başladı.

O yıllarda ortaokulu yeni bitiren Ahmet Hamdi, büyüyünce ulusunun intikamını almak arzusuyla yanıp tutuşuyordu. Bunun için kendince bir plan yaptı ve bunu uygulamaya koydu. Önce Kırım’ın hürriyet ve istiklali için çalışan Milli gruplarla işbirliği yaptı. Daha sonra onların bilgisi dâhilinde kendi kimliğini gizleyerek komünist lisesine kaydoldu ve bir komünist gibi görünmeye başladı. Amacı Rusça’yı iyi bir şekilde öğrenmek, okulu bitirince gizli bir teşkilat olan NKVD memuru olarak yurt içinde görev alarak bu teşkilattan görünüp, milleti ve ülkesi için çalışmaktı.

Ahmet Hamdi, doğup büyüdüğü şehrin dışında, başka bir şehirde, bir fabrikada araştırma için işe başlar. Görevi Ruslara karşı oluşturulan grupları tespit etmektir. Burada lojmanda kalır. Lojmanda kaldığı günlerde kendisi de Rus düşmanı olan Alman Aynirik ile tanışır. Aynirik ile dostlukları ilerler. İkisinin de niyeti çalıştıkları bomba fabrikasını havaya uçurmaktır. Bunun için plan yaparlar. Fabrika yönetim merkezinde tanıştıkları, kendileri gibi bilgi toplamakla görevli iki Rus kızından biri olan Marusya’nın Türk olması ve dostluklarının pekişmesi sonunda planlarına destek bulurlar. Marusya da Rusların ailesine yaptığı işkencelerden dolayı böyle bir yola girdiğini, intikam ateşiyle dolu olduğunu belirtir. Marusya, Ahmet Hamdi’ye patlayıcı temin ederek Ahmet Hamdi’nin işini kolaylaştırır. Alman Aynirik’le birlikte yaptıkları planı tereyağından kıl çeker gibi uygularlar.

Yerli hainlerin tarih boyunca tükenmediği gibi o zaman da işbirlikçi hainler boş durmaz. Kırımlı Topal Hasanof isimli bir Türk, bütün planları bozar. Ahmet Hamdi’yi deşifre eder. Bunun üzerine Ahmet Hamdi, arkadaşlarını Abbas’ın evinde toplar ve istişare yapar. Bu sırada ani Rus baskınıyla karşılaşır. Abbas, evlerinin altında bir geçit olduğunu, herkesin o geçitten kaçarak hayatını kurtarmasını, kendisinin de elindeki silahlarla Rusları oyalayacağını söyler. Bütün itirazlara rağmen plan uygulanır. Hatta Abbas, Ruslara teslim olmasın diye çok sevdiği hayat arkadaşı, eşi Ayşe’yi hançer ile öldürür. Evde çok şiddetli çatışmalar yaşanır.

Ahmet Hamdi ve arkadaşları gizli bölmeden kaçarlar. Daha önce sözleştikleri gibi -Hüsna adını alan Marusya ile- buluşmak için 52. odanın bulunduğu yere giderler. Ancak sözleştikleri yere çok geç ulaştıkları için Hüsna’yı orada bulamazlar. Burada Ahmet Hamdi ve arkadaşları Ruslara yakalanırlar. Ahmet Hamdi için esaret dönemi başlar.

Ahmet Hamdi sorgulandıktan sonra on yıl ceza alır ve cezasını çekmek üzere Salovga Adası’na yollanır. Burada beş yıllık hayatını türlü işkence ve kötü muamelelerle tamamlayan Ahmet Hamdi, kalan cezasını çekmek üzere bir kasabaya yollanır. Ahmet Hamdi burada da türlü işkencelere maruz kalır.

Ahmet Hamdi kalan beş yılı beklemeden, Almanlarla Rusların savaşını da fırsat bilerek açık hapishane olan kasabadan kaçar. Trenle Moskova’ya gider. Moskova tren garında Hüsna ile karşılaşır. Çok sevinir. Hüsna’nın teyzesinin evinde bir süre kalır. Almanların Rusya’yla savaşması ve Alman birliklerinin Moskova’ya yaklaşması üzerine Ahmet Hamdi ve Hüsna, yanlarına teyzekızları Yıldız’ı da alarak ayrılırlar. Hüsna, yolda kendisine isabet eden bir Rus mermisi ile şehit olur.

Memleketi olan Sadak’a gelen Ahmet Hamdi, buradan Akmescit’e geçerek orda bulunan Türkleri toplayarak örgütlemeye çalışır. Türk köylerine saldıran Rus çetelerini temizler, büyük başarılar elde eder. Ancak savaşın akıbeti yön değiştirmeye başlar. Ruslar tekrar üstün konuma geçer. Ahmet Hamdi arkadaşlarıyla birlikte Ruslara karşı mücadele eder. Bu mücadele sonunda sağ kalan birkaç arkadaşıyla Türkiye’ye doğru yol almaya başlar ve roman da bu şekilde nihayete erer.

Yüzyılı aşkın bir süredir Rus kalleşliğini yapmaya devam ediyor. Dün Ahmet Hamdilere acımasızca zulmeden Moskof, bugün benim Mehmetçiğime aynı hainliği yapmaktan geri durmuyor.

Regaib Kandili gecesi İdlib’de 33 kahraman askerimiz şehit edildi. Yüreğimiz dağlandı, milletçe çok üzüldük. Ordumuza muzafferiyet için dualar ettik. Katil Eset ve onun işbirlikçisi Rusya’ya beddualar ettik. Kendi insanını bombalayan, öldüren, şu soğuk kış günlerinde yurtlarından, yuvalarından eden Eset’ten daha zalim bir kimse var mıdır bilemiyorum. Onun destekçisi Rus’un dün adı Lenin-Stalin ve Troçki idi bugün Putin… Vahşetler birbirini aratmıyor. Zalim Eset ve destekçisi Rus kalleşlerini intikam alıcıların en kuvvetlisi Allah’a havale ediyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyorum.

Bu yazı toplam 4321 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.