1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Kırıkkale sempozyumu sona erdi
Kırıkkale sempozyumu sona erdi

Kırıkkale sempozyumu sona erdi

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kırıkkale Valiliği ve Kırıkkale Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Geçmişten Geleceğe Kırıkkale Tarihi ve Halk Kültürü...

A+A-

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kırıkkale Valiliği ve Kırıkkale Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Geçmişten Geleceğe Kırıkkale Tarihi ve Halk Kültürü Sempozyumu’ sona erdi. 5 FARKLI OTURUM GERÇEKLEŞTİ Kırıkkale Kültür Merkezi’nde başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kırıkkale Valiliği ve Kırıkkale Üniversitesi tarafından düzenlenen 14-15 Kasım tarihleri arasında süren  ‘Geçmişten Geleceğe Kırıkkale Tarihi ve Halk Kültürü Sempozyumu’ dün gerçekleştirilen 5 farklı oturum ile sona erdi. 15 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen 3’üncü sempozyum’un başkanlığını Prof. Dr. İbrahim Şahin yaptı. Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu Hasandede ve şiirleri hakkında bilgiler verdi. AİLE TOPLUMLARIN EN TEMEL KURUMUDUR Doç. Dr. Dolunay Şenol ise Kırıkkale’de evlilik ve boşanmalar hakkında sempozmuya katılanlara çeşitli bilgiler verdi. Toplumun yapısını anlayabilmek, aile yapısını anlamak ve uygun çözümler üretebilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Şenol, ‘Ancak bölgedeki evlilik kavramının mantığını, yapısını ve unsurlarını titizlikle incelemek ve anlamlandırmakla mümkündür. Aile toplumların en temel kurumudur’ dedi. HUKUKİ TEMELLERE DAYANMASI GEREKİR Toplumların yapı ve işleyiş açısından göstermiş oldukları farklılıklar, toplumların yapı farklarını ortaya koyar diyen Dolunay Şenol, “Ailenin kurulup toplum tarafından onay görebilmesi için hukuki temellere dayanması gerekir. Aksi halde toplum, bu birlikteliğe onay vermez. İnsanoğlu, yaşamla mücadele edebilmek için çeşitli kurumlar oluşturmuştur. Bu kurumlardan kadın ve erkeğin bir araya gelme, birlikte olma davranışına ‘Evlenme’, Kurulan Bu ilişkiye de ‘Evlilik’ adı verilmiştir” ifadesinde bulundu. 627 KİŞİ BOŞANDI Evlilik birliği, eşlere sevgi ve mutluluk yerine, acı ve derin üzüntü vermeye başladığında, ortak yaşam bütün anlam ve amacını kaybetmeye başlamaktadır diyen Doç. Dr. Dolunay Şenol,  2007 yılında kaba boşanmaların yüzde 1, 48 olduğunu 2010 yılına gelindiğinde ise kaba boşanma oranının yüzde 2,25’e yükseldiğini dile getirdi. Kırıkkale’de yıllara göre boşanmayı sıralayan Doç. Dr. Şenol, 2009 yılında 605 kişinin boşandığını, 2010 yılına gelindiğinde ise bu sayının 22 kişilik bir artış ile 627’ye yükseldiğini ifade etti. RAHMİ PEHLİVANLI HAYALLERİNİ YETENEĞİNE YANSITTI Türkiye genelinde Rahmi Pehlivanı’nın resimlerine verilen önemlere değinen Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Gencer, “Şehirler kuran, iklim şartlarına göre giysiler oluşturan insan, aynı zamanda toplu olarak yaşamak gibi bir özellik de taşır. Sanatçılar bu özellikleri taşıyan canlı grubu içinde etrafını iyi gözlemleyen, hayal eden ve hayallerini yansıtarak topluma ufuklar açan bireylerdir. Rahmi Pehlivanlı bu yeteneğini, sanatında belli bir çağa geldikten sonra şu sözleriyle anlamlandıracaktır; Çevremdeki kişilerin fizik yapıları özellikle mimikleri ve çeşitli davranışlarının yüzlerinde beliren akisleri beni enikonu etkiliyordu, başımı yastığa koyduğumda tanıyıp gördüğüm yüzler önümde adeta resmigeçit yapardı” dedi. ÇİÇEĞİ SEVMEYEN SAKSISINI SEVEMEZ Rahmi Pehlivanlı’nın Kralların ve Devlet başkanlarının tablolarını yaptığı gibi aynı zamanda halktan insanların da portresini de yaptığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Gencer, “Her devlet başkanı ve kralın resmini yaptıktan sonra sergiler; ancak sergisinde muhakkak Mustafa Kemal Atatürk’ ün resmi de olurdu. Çiçeği sevmeyen saksısını sevemez. İnsanını sevenlerin o insanların yaşadığı vatanı sevmesi de kaçınılmazdır. Rahmi Pehlivanlının hayatı boyunca gerçekleştirmeyi planladığı ve bu amaç doğrultusunda çalışarak kısmen de muvaffak olduğu üç büyük projesi vardı. Bu projelere bakıldığında, kendisinde hayat bulan vatan, millet, bağımsızlık ve Atatürk sevgisini görmek mümkün olacaktır. Bu projelerden ilki Atatürk ve Atatürk’ü ziyaret eden devlet başkanlarıyla beraber portrelerini yapıp Anıtkabir’de oluşturulacak bir bölümde sergilemekti” şeklinde konuştu. KÜPE ŞEKLİ GENÇ KIZIN EVLİLİK İSTEĞİNİ SİMGELER Kırıkkale’nin maddi kültür unsurlarından kilim dokumaları hakkında sunum yapan Kırıkkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü Folklor Araştırmacısı Sultan Ebru Ekici,  Kilimlerde geometrik ve sembolik motiflerin kullanıldığı görüldüğünü belirtti. Küpe simgesinin Anadolu kadın kültüründe önemli bir yeri olduğunu belirten Ebru Ekici, genç kızın evlilik isteğini simgeler. Ekici yaptığı sunumda kilim motifleri nin üzerindeki simgeleri şu şekilde sıraladı; Yıldız: Halk inançlarında geniş yer tutar. Her insanın bir yıldızı olduğuna inanılır. İnsanın yaşamına ve kaderine yön vermeyi simgeler” dedi. OĞUZ BOY VE OYMAKLARI Sempozyum’un 4’üncü oturum başkanlığını ise Prof. Dr. Ahmet Kankal yaptı. Prof. Dr. İsmail Özçelik’in ana hatlarıyla Kırıkkale ve yöresindeki Oğuz Boy ve oymakları hakkında bilgi vermesinin ardından, kürsüye çıkan Yrd. Doç. Dr. Esat Sarıcaoğlu, temettuat kayıtlarına göre Kılıçlar Kasabası hakkında bilgi verdi. 4’üncü oturum’da son olarak Şevket Özsoy, Kırıkkale ve Savunma Sanayi hakkında çeşitli bilgiler aktardı. KIRIKKALE TÜRKÜLERİNE TEMATİK BİR YAKLAŞIM Sempozyum’un son olarak 5’inci oturumuna gelindiğinde ise sempozyum oturum başkanlığını Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu yaptı. Kırıkkale Karakeçilileri hakkında bilgi veren Prof.Dr. Muhittin Eliaçık’tan sonra Öğretim görevlisi Pehlivan Uzun, Kırıkkale türkülerine tematik bir yaklaşım hakkında sunum yaptı. Okutman Cemali Akçalı ise Kırıkkale yöresi sözlü halk müziğinde türsel form hakkında bilgi vererek sempozyumu sonlandırdı.

Bu haber toplam 301 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.