1. HABERLER

  2. KIRIKKALE

  3. Kırıkkale bizim sevdamızdır
Kırıkkale bizim sevdamızdır

Kırıkkale bizim sevdamızdır

Aslen Kırıkkaleli olan ve yaptığı hizmetlerle gerek Kırıkkale’de gerek Ankara’da sevilen bir kişiliğe sahip olan Bahattin Akyön’e gazetemizin sayfalarını açtık.

A+A-

T.C. Cidde Basın Ataşesi Bahattin Akyön “ Teşkilatçılıktan gelmiş birisi olarak, elimi taşın altına koymaktan hiç çekinmedim. Kırıkkale ve Ankara’daki belediyelerde çok önemli görevlerde bulundum. Bu işleri yaparken her zaman önceliğim tabii ki hemşerilerim, Kırıkkaleliler oldu” dedi.

ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Aslen Kırıkkaleli olan ve yaptığı hizmetlerle gerek Kırıkkale’de gerek Ankara’da sevilen bir kişiliğe sahip olan Bahattin Akyön’e gazetemizin sayfalarını açtık. Bugüne kadar getirildiği görevlerde ki başarısından Kırıkkale sevdasına kadar birçok konu hakkında konuşma fırsatı bulduğumuz Akyön samimi kişiliğiyle önemli açıklamalarda bulundu. İşte Cidde Basın Ataşesi Bahattin Akyön’le yaptığımız röportajımız…

KENDİME GÖREV ADDETTİM

-Röportajımıza sizi Kırıkkaleliler iyi tanıyor ama kısa bir hatırlatmayla başlayalım isterseniz.

Bahattin Akyön – Kırıkkale doğumluyum. Kırıkkale’de büyüdüm. Kırıkkale’nin bir evladıyım. İlk ve orta öğrenimimi Kırıkkale’de yaptım. İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul’da hafızlık eğitimi aldım, Kırıkkale ve Sakarya’da Spor Meslek Yüksek Okulu’nu bitirerek yüksek tahsilimi tamamladım. Eğitim, kültür ve spora çocukluğumdan beri hep ilgim oldu. Ayrıca aktif olarak performans gerektiren bir spor olan bisiklet sporuyla uğraştım. Gençliğin önemini; sosyal, sportif ve kültürel etkinliklerin ülkemize katacağı değerleri bilerek bu alanda hep faaliyette oldum. Çok sayıda proje hazırlayarak ülkemizde uygulanmasını sağladım. Bunları yaparken ülkeme faydalı olmayı hep kendime görev addettim. Bu projelerle çeşitli uluslararası ödüller aldım.

HAKK’IN VE MAĞDURUN YANINDA YER ALDIK

-Üniversite eğitiminizi neden iki ayrı şehirde sürdürmek zorunda kaldınız?

BA- Bunun sebebi, ülkemizin o dönemde içinde bulunduğu şartlardı. Mütedeyyin kişiliğimiz, haksızlığa karşı duruşumuz nedeniyle çeşitli engellemelere maruz kaldık. Okul meselesi de bu yönde gelişti. Ama Allah’a şükür hepsinin üstesinden geldik. Bugün Türkiye AB’ye tam üye olma yolunda, ekonomik ve demokratik standartları en üst düzeye çıkarmak için çalışıyor. Allah her daim yanında olsun, Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile başlayan dönemde Türkiye hem demokratik olarak çok gelişti hem de yaşam standartları olarak. Bugünün gençleri eskiyi bilmez ama eskiden başörtüsü ile okula gidemeyen kızlarımız, inançlı, mütedeyyin olduğu için baskı gören, çeşitli engellemelerle karşılaşan insanlarımız vardı. Ben de bunlardan nasibimi aldım. 70’li yıllarda MSP Gençlik kollarında bir sevdalı olarak görev aldım. Kırıkkale’nin henüz ilçe olduğu dönemde, Refah Partisi İlçe Teşkilatında çeşitli görevlerde bulundum. 1994-1999 yılları arasında Refah Partisi Belediye Meclisi üyesi olarak mecliste çalışmalarda bulundum. Siyasi bir kimliğim olduğu için zaman zaman önüme engeller çıkardılar. Ancak Allah’ın izniyle yılmadık, demokrasinin, Hakk’ın, haklının, mağdurun yanında yer aldık. Doğru bildiğimiz şeyler için, halkımız için, Kırıkkaleliler için çalışmaya devam ettik.

-EĞİTİM SONRASI NELER YAPTINIZ?

BA – Kırıkkale Belediye Meclisi üyeliğimden sonra yurtdışında görev aldım. Döndükten sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi Eğitim Kültür Daire Başkanlığında danışman olarak görev yaptım. Bu süre zarfında Ankara’daki, ilmi, siyasi ve kültürel çalışmalarıma devam ettim. TBMM’de ise AK Parti Milletvekili Danışmanı olarak ağabeyim, büyüğüm merhum Murat Yılmazer’in yanında çalıştım. Bu süre zarfında Türkiye Bisiklet Federasyonu’nda ‘Asbaşkanlık’ vazifesini üstlendim. 2005 yılında Ankara’nın en büyük ilçelerinden Yenimahalle Belediyesi’nde göreve başladım. Önce Özel Kalem Müdürlüğü sonra Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Eğitim Kültür Müdürlüklerini yürüttüm.  Daha sonra Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı yaptım. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, bakanlarımız ve genel müdürümüzün takdirleriyle, Türkiye için çok önemli bir görev olan Suudi Arabistan Cidde Basın Ataşeliğine atandım. Çok önemli diyorum çünkü orada sadece Suudi Arabistan değil, tüm Arap ve Körfez bölgesi ülkeleri ile ilgili çalışmalar yapmak gerekiyordu. Allah utandırmadı yoğun emeklerimiz takdir gördü. Çok şükür. Orada kurduğumuz güzel ilişkiler meyvelerini veriyor. Çalışma arkadaşlarımızla birlikte Arap dünyası ve Türkiye arasında ilişkilere katkılarımız nedeniyle hem Arap ülkeleri, hem uluslararası kuruluşlar hem de Türkiye’den büyüklerimiz tarafından hamdolsun ödüllerle taltif edildik. Biz böyle yetiştirildik, böyle öğrendik. İnsanımıza faydalı hizmetlerde bulunmak, onlara güzellikler sunabilmek, üretebilmek için bütün gayretimiz. Dileğimiz önce Allah’ın sonra milletimizin takdirini kazanmak oldu hep. Burada elbette halkı tanımak, bilmek, onlardan biri olmak da önemli. Onların ihtiyaçlarının neler olduğunu anlamak ona göre çok yönlü netice alan çözümler üretmek gerekiyor. Türkiye’deki çok sayıda şehre dışarıdan resmi heyetler getirerek Türkiye’mizin ve şehirlerimizin tanıtımına önemli katkılarda bulunduk. Kırıkkale, Trabzon, Rize, Samsun, Yalova, Bursa, Düzce, Ankara, Konya, Tekirdağ, İstanbul ve Akçakoca gibi birçok şehrimizde bu tür faaliyetler yürüttük. Cidde’nin en büyük AVM’si olan Kızıldeniz kenarında bulunan Red Sea Mall’de her ilimize özel tanıtım organizasyonları tertip ettik. Mekke, Medine, Cidde, Taif gibi şehirlerde yabancı ülke misyonlarına yönelik Türkiye hakkında bilgilendirici özel çalışmalar yaptık. Allah izin verdiği müddetçe hep bu uğurda mücadele edeceğiz, cennet vatanımız Türkiye’miz için cansiparane çalışacağız inşallah.

BİLGİLENDİRMEK AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ

-Gazeteciler cemiyeti üyesi, ödüllü bir gazetecisiniz.

BA-Gazetecilik alanında da çalışmalarım oldu. Çeşitli gazetelerin, dergilerin kurulmasına vesile oldum, yönetimlerinde bulundum. Basın çok önemlidir. Halkı uyarmak, denetim yapmak, onları bilgilendirmek açısından çok önemli. Halkın doğru haber alması için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bu maksatla yaptığımız çalışmaların takdir edilmesi elbette bizi çok memnun etti.

RABBİME ŞÜKREDİYORUM

-Anladığım kadarıyla belediyecilik sizin hayatınızda hep olmuş.

BA- Evet oldu. Teşkilatçılıktan gelmiş birisi olarak, elimi taşın altına koymaktan hiç çekinmedim. Sağ olsunlar, bunu takdir edenlerden pek çok davet aldım. Kırıkkale ve Ankara’daki belediyelerde çok önemli görevlerde bulundum. Bu işleri yaparken her zaman önceliğim tabii ki hemşerilerim, Kırıkkaleliler oldu. Yurtdışındayken de Kırıkkaleli hemşerilerim için elimden gelen herşeyi yaptım. Onlar da sağ olsunlar, bunu hep dile getiriyorlar. Rabbime şükrediyorum. “Bu milletin ulusu bu millete hizmet edendir.” düsturu hayat felsefemdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “ İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.” sözünü ise kendime şiar edinmişimdir.

ESMA-İ HÜSNA’NIN EN GÜZEL MÜHRÜ

-Kırıkkale için çok önemli bir eser yaptırıyorsunuz. Türkiye’deki en büyük külliyelerden biri olacak Mescid-i Rağbet Cami ve Külliyesi. Bu proje nasıl ortaya çıktı?

BA- Allah nasip etti, Kutsal Topraklara görevli olarak gittim. Daha çocukken bile hep hayal eder, oraları görmek, oralarda yaşamak isterdim. Hatta bu amaçla daha çocukken Suudi Arabistan Kralına bir mektup bile yazmıştım. O mektubun hikâyesini burada anlatmayayım çünkü önümüzdeki günlerde bir sürprizimiz olacak. İşte çok sevdiğim Harameyn’e gidince, ilk işim gelen hacılara yardımcı olmak oldu. Türkiye’den oraya on binlerce hacı gidiyor ve orada en çok ihtiyaç duydukları şey onlara yol gösterecek, yardım edecek birileri. Diğer görevlerimizin yanında hacılarımıza, özellikle Kırıkkaleli hemşerilerimize yardımcı olmaya çalıştım. Mahşer provasının yapıldığı Arafat’ta insanların Allah cellecelalühünün davetine rağbet ettiklerini görünce Rabbim Arafat’ta aklıma düşürdü. Dua ettim ve 2012 yılında hacda, Arafat’ta, Kırıkkalelerin yakinen tanıdığı, Mehmet Efe hocamdan da dua etmesini istemiştim,  Kırıkkale’ye bir mescit yaptırabilmek için. Rağbet ismi de oradan geliyor. Rağbet edilen, Arafat’ta Allah’tan istenilen. Rabbim Kâbe’nin bir şubesinin yapımını bizlere nasip etti, hamd olsun başladık ve bitirmek üzereyiz.

Her zaman tüm gücümüzle yanında olmaktan gurur duyduğumuz Cumhurbaşkanımızın “2023 Vizyonu”na biz de bu proje ile destek vermek istedik. Onun 2023 hedefine uygun bir eseri, Mescid-i Rağbet Cami ve Külliyesi’ni Kırıkkale’mize kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

-SADECE BİR CAMİ İLE KALMADI…

BA –Evet. Elhamdülillah, cami olmaktan çıktı bir külliyeye dönüştü. İçinde Kuran kursları, kadın ve erkeklere ayrı mescitler, konferans salonu, kütüphane, gasilhane, taziye alanı, piknik alanı, otopark hatta Türkiye’de ilk olacak bir müze bile var. Dünyanın çeşitli yerlerinden hacca gelen Müslümanların kafile başkanları ile bire bir görüştüm. Ayrıca Körfez ülkelerinden ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden topladığımız Kuran örneklerini ve Kabe örtülerini Mushafı Şerif Müzesi’nde sergileyeceğiz. Orada kurduğumuz kişisel ilişkiler neticesinde Kâbe örtüleri gibi bazı kutsal emanetler edindik. Müzenin düzenlenmesinde de Medine Müzesi’nden yardım alacağız. Kırıkkale muhteşem bir esere inşallah kavuşmuş olacak. Bir güzellik de şu ki gökyüzünden bakıldığında Mescidi Rağbet Cami Külliyesi’nin üzerinde Arapça olarak ‘Allah’ yazdığı görülüyor. Bu da bir ilk olacak. Kırıkkale’ye Esma-i Hüsna’nın en güzel mührünü vuruyoruz inşallah. Bu ahretimiz için Allah rızasını hedeflediğimiz ilahi bir gayrettir.

“YILIN PROJE ADAMI” ÖDÜLÜ

-Sizin için ‘proje insanı’ diyorlar. Bu söz nereden çıktı?

BA – Görev aldığım her yerde halka ve Hakka hizmet için çalıştım. Çok yönlü bakabilmeye, hızlı, doğru neticeler almaya, perspektifi olan faydalı hizmetlerde bulunmaya çalıştım. İlginç projeler ürettim. Öyle olunca da bu deyim ortaya çıktı. Mesela, bugün hemen her yerde yapılan İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını en güzel okuma yarışması vardır. Onun mucidi olduk elhamdülillah. İlk olarak Yenimahalle’de başlattık ve devamı geldi. Adalet Bakanlığı ile “Ceza Değil Eğitim”, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile” Bisikletim ve Ben - Bisiklet Yolları”, “Tarihin Destanı Çanakkale’yi Unutmadık”, “11 Şehit 11 Selvi”, “Her Fidan Bir Can”, AB Eğitim Projesi ile “Gençler AB Yolcusu”, “Tatil Kitabınız Bizden”, “Torunlarından Dedelerine Mektup” ve “Ramazan Davulcusu Seçme Sınavı”ndan, “Ortadoğu-Türkiye Gazeteciler Buluşması”na kadar birçok projemiz var.

Cidde’de “Mehmet Akif Ersoy'u Anma ve İstiklal Marşını Ezberden En Güzel Okuma (İlkokul)”, “Gurbet Neslinden Dedelerine Mektup”, Çanakkale Şehitlerine saygı amaçlı (Lise), “Tarihin Destanı Çanakkale'yi Unutmadık”, Çanakkale Zaferi konulu resim yarışması (Ortaokul) projelerini gerçekleştirdim. Sayısını hatırlayamıyorum. Ancak bunlar içinde özellikle Arap turistleri Türkiye’ye çekmeyi amaçlayan “Komşunu da Al Gel” gibi projelere, şehirlerimizin tanıtımına devletimizden de destek gördük ki bu beni çok mutlu etti.

Ayrıca 48 ilde “Basın Yayın Ormanı” oluşturduk. Cumhurbaşkanımızın saygıdeğer eşleri Emine Erdoğan’ın başlattığı “Haydi Kızlar Okula” kampanyasına katkı için Bakanlarımızın katılımı ile “Haydi Bisiklet Başına” projesi gerçekleştirdik. “Şehitlerimiz İçin Pedal Başına” diyerek TBMM Zonguldak- Ankara arası bisiklet turunu başlattık. En güzel balkon, en güzel sokak ve en güzel ev gibi projelerle örnek semt oluşumuna öncülük yaptık ve tüm bu güzel çalışmalara ödüller takdim ettim. Gençler için eğitim kampları, tatiller ve eğitim materyallerine dağıtımına ve şehircilik çalışmaları kapsamında sosyal, kültürel ve sanatsal birçok faaliyete öncülük ettim.

Bu ve benzeri çalışmalarım nedeniyle dört kez “Yılın Bürokratı Ödülü”ne ve “Yılın Proje Adamı” ödülüne layık görüldüm.

KIRIKKALE’DE. DOĞUP BÜYÜDÜM

-Kırıkkale özeline dönersek, kendinizi hep ‘Kırıkkaleli’ olarak tanıtıyorsunuz.

BA-Elbette! Ben Kırıkkaleliyim. Nereye gidersem gideyim bu gerçek değişmez. Devletimiz beni dünyanın öbür ucuna da gönderebilir. Vazifeden kaçmayız. Ancak benim evim burada. İkametgâhım Kırıkkale’de. Doğup büyüdüğüm, değerlerini öğrendiğim, özlediğim, beni ben yapan yer Kırıkkale. Ben Kırıkkale’nin bir evladı olmaktan mutluyum ve çok gururluyum. Hemşehrilerim bilir görev yaptığım her kurumda düzenlediğim her projeye Kırıkkale’mizi dahil ettim ya da Kırıkkale’de yapılan faaliyetler tertip ettim. Suudi Arabistan’ın önemli şehirlerinden Cidde’de Kırıkkale günleri organize ettim. Ortadoğu’nun en büyük dergisi olan Alem Erracul Dergisi’nde Kırıkkale’yi tanıtıcı Arapça makaleler yazdım. Ortadoğu Business Dergisi’nde dört ayrı dilde çıkan yazılarla Kırıkkale’nin turizmine destek sağladım. Kırıkkale Valimiz Sayın Mehmet İlker Haktankaçmaz’ın çalışmalarından derlenen bir kesiti Ortadoğu medyasında yayınlattım, artık “Örnek Vali” unvanına sahip bir valimiz var. Kırıkkale’den, Türkiye’den hatta Avrupa’dan umre ve hac vazifesi için gelen vatandaşlarımıza hain darbe teşebbüsü ve hükümetimizin gücü konusunda bilgilendirme çalışmaları yaptım.

HEMŞEHRİLERİMİZİN HİZMETİNDEYİZ

-Peki Kırıkkale’yi nasıl buluyorsunuz? Sizce durum nasıl, neler yapılabilir?

BA- Kırıkkale özellikle son 15 yılda çok gelişti. Eskiden sadece küçük bir Anadolu şehri görünümündeydi. İnanıyorum ki daha çok gelişecek ve büyüyecek. Benim bir hayalim var: Kırıkkale bir yandan daha yeşil bir yandan daha sosyal bir yandan daha büyük bir şehir olacak. Benim Kırıkkaleli hemşerilerim, emmim, dayım evden çıktığında toplu taşımayla şehrin bir ucundan öteki ucuna sorunsuz gidebilecek, büyük parklarda dinlenirken, cıvıl cıvıl eğlence parklarında gençler zaman geçirecek, Ankara’da, Amsterdam’da, Londra’da ya da Cidde’de ne varsa burada da olacak. Büyük ve insanların yaşamaktan zevk aldığı, mutlu olduğu, gurur duyduğu bir şehir. Zaten bunların olması için Kırıkkale’nin pek çok avantajı var. Pırıl pırıl bir gençliğimiz, sakin ve huzurlu bir şehrimiz var. Ekonomik olarak toplumsal olarak altyapımız çok güzel ve zengin. Bunların etkin kullanımı ile Kırıkkale’nin çok daha ileri götürüleceğine inanıyorum. İnanmaktan öte bunu görebiliyorum. Neden Kırıkkale bir dünya şehri olmasın. Bizim her şeyimiz var biiznillah.

-KIRIKKALE’NİN NEYE İHTİYACI VAR SİZCE?

BA-Kırıkkale’nin sahip olduğu potansiyeli kullanmaya ihtiyacı var. Yağ var, un var, şeker var. Helva da var ama bu helvanın daha fazla olması ve herkese ulaşması lazım. Yani Kırıkkale’miz öyle bir hale gelmeli ki şehrimiz büyür ve gelişirken, insanımız da bundan nasibini almalı. İşsiz gencimiz, sahipsiz yaşlımız, engellimiz kalmamalı. Kadınlarımız aktif olarak çalışma ve sosyal hayatın içinde olmalı, onlara da kulak verilmeli. Kırıkkale büyürken, halkımız da zenginleşmeli. Bunun için imkân var. Kırıkkale sadece Kırıkkale’den ibaret değil. Türkiye’nin kalbi burasıdır. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye gidenin yolu buradan geçer. Gelecekte daha yeşil, daha güzel, daha büyük, daha zengin bir Kırıkkale olacak. Dünya ölçeğinde bir şehir olacak inşallah. Bunu biliyor ve inanıyorum. İstenirse gayet güzel başarılır. Herkes gücü ve imkânı ölçüsünde bu şehre hizmet etti. Hepsine teşekkür ediyorum. Görevim icabı çeşitli ülkelerde bulundum, memleketine güzellikleri kazandırmak isteyen bir sevdalı olarak oralarda gözlemler, incelemeler yaptım, bizim de böyle şehirlere sahip olabileceğimize kesinlikle inanıyorum. Yeter ki istensin ve çalışılsın.

DÜŞÜNCELERİNİ DİNLİYORUM

-Bu konuda sivil topluma da iş düşüyor mu?

BA- Elbette. Zaten çok sayıda sivil toplum örgütü ile temasım var. Her gelişimde onlarla bir araya geliyor, fikirlerini alıyorum. Düşüncelerini dinliyorum. Basınımız, sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız, yaşlılarımız, kadınlarımız, gençlerimiz, öğrencilerimiz hepsi bir araya gelecek ve büyük Kırıkkale’yi ortaya çıkaracaktır. Bunun için hepimiz gerekiyorsa elimizi taşın altına koyacağız. Cumhurbaşkanımızın bize gösterdiği 2023 hedeflerine de böyle ulaşacağız. Çok çalışacağız dikkatli olacağız ki hem Kırıkkale’miz hem ülkemiz gelişsin büyüsün. Bir daha FETÖ gibi terör örgütleri, casus örgütler aramıza sızamasın. Her daim çalışacağız ve uyanık olacağız. Bunu başarabileceğimize tüm samimiyetimle inanıyorum.

Bize düşen görevlerle Kırıkkale’mizin emrinde ve halkımızın, hemşehrilerimizin hizmetindeyiz. Sevgi ile, saygı ile, hoşgörü ve kardeşlik ile, muhabbet ve ülke sevdası ile, milli ve manevi değerlere sahip çıkan anlayışımız ve sıratı müstakim olan yolumuz ile yaratılanı yaratandan dolayı seven anlayışımız ile Kırıkkale sevdamız ile büyük işler başaracağız inşallah, Allah’ın izni ile… Tüm halkımıza selam ve saygılar sunuyorum.

Haber-Foto: Ahmet Gökdemir

 

 

Bu haber toplam 604 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.