1. HABERLER

  2. KIRIKKALE

  3. Kıdem tazminatı yoksa sendikalara gerek yok
Kıdem tazminatı yoksa sendikalara gerek yok

Kıdem tazminatı yoksa sendikalara gerek yok

Türk-İş Genel Başkanı Atalay, "Pazartesi günü 81 il temsilcimiz, bununla ilgili yaptırdığımız 1,5 milyona yakın el ilanını dağıtacak. Kıdem tazminatı yoksa sendikalara gerek yok, kıdem tazminatı yoksa sendikacılığa da gerek yok." dedi.

A+A-

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, kıdem tazminatı düzenlemesine ilişkin, "Kıdem tazminatı kalkarsa ne benim burada oturmama gerek var ne Türk-İş yönetiminin burada durmasına gerek var ne de buradaki başkanların bu görevi sürdürmesine gerek var. Kıdem tazminatı yoksa sendikalara da sendikacılığa da gerek yok." dedi.

Atalay, Türk-İş Başkanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, gündemdeki konulara ilişkin toplantı gerçekleştirdiklerini, yeni normalleşme sonrası bu alanda önemli bir toplantı yapıldığını söyledi.

Kıdem tazminatı konusunun ülke gündeminde olduğunu anımsatan Atalay, Türkiye'de çalışanların yüzde 94'ünün kıdem tazminatını aldığını, diğerlerinin de çeşitli nedenlerle mahkeme süreci sonrası 6 ila 12 ay içerisinde kıdem tazminatını alabildiğini belirtti.

Kıdem tazminatı düzenlemesini eleştiren Atalay, "Yapılmak istenen düzenleme işçilerin, çalışanların lehine değil. Kıdem tazminatı işçilerin en önemli güvencesi. Yıllarca döktüğü terin, verdiği bir ömrün karşılığı. Bu noktada kıdem tazminatı çalışma hayatının, işçi-işveren tarafının temel direği. Aradan kıdem tazminatını çektiğiniz zaman çalışma hayatının sistemi çöker." diye konuştu.

Atalay, kıdem tazminatı düzenlemesinin kabul edilecek bir tarafı olmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düğün yapan, hasta olan, ev alana bu paranın yüzde 30'u verilecek. Şöyle bir düşündüğümüz zaman ev alma, düğün yapma 25-35 yaş arasında oluyor. Yüzde 30'da o zamana kadar 6 bin lira toplanacak. Buzdolabı, çamaşır makinesi parası, bunun kabul edilecek bir tarafı yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın her ortamda bir ifadesi var, 'Taraflar anlaşmadan bunu benim önüme getirmeyin.' Şu anda işverenler, sendikalar karşı. Bu kıdem tazminatı açıklamaları, bu çalışmalar bizim verimliliğimizi düşürüyor, huzurumuzu bozuyor, iş kazaları artıyor, evimizin huzuru bozuluyor."

Ülke gündeminden kıdem tazminatı konusunun bir an evvel çekilmesi gerektiğini, konunun kabul edilebilir bir tarafının olmadığını vurgulayan Atalay, kıdem tazminatı açıklamalarının her ortamda huzur bozduğuna dikkati çekti.

"Bu meseleyi ülke gündemine anlatırız"
Türk-İş'in 21, 22 ve 23'üncü Genel Kurul kararlarına değinen Atalay, şöyle devam etti:

"Türk-İş yönetimi, başta şahsım olmak üzere bu genel kurul kararları, herkesin bildiği gibi grev kararıyla ilgili... Şiddet dilini, nefret dilini Türk-İş topluluğu bu güne kadar kullanmadı. Grev, genel grev bizim çok keyif aldığımız, mutlu olduğumuz bir şey değil ama başka çaremiz yok. Türk-İş üyeleri yaklaşık 1 milyon 100 bin, örgütlü toplum 2 milyon civarında, 15 milyona yakın örgütlü toplum var. Sokak sokak, köy köy, kahve kahve, her berberde, her lokantada, ortamda bu meseleyi ülke gündemine anlatırız.

Ülkenin bütün vilayetlerinde pazartesi günü 81 il temsilcimiz bununla ilgili yaptırdığımız 1,5 milyona yakın el ilanını dağıtacak. İhtiyaç olduğu zaman sendikalar da bunu dağıtacak. Kıdem tazminatı kalkarsa ne benim burada oturmama gerek var ne Türk-İş yönetiminin burada durmasına gerek var ne de buradaki başkanların bu görevi sürdürmesine gerek var. Kıdem tazminatı yoksa sendikalara gerek yok, kıdem tazminatı yoksa sendikacılığa da gerek yok. Yeteri kadar sıkıntımız, problemimiz var, bir sıkıntıya, bir kargaşaya ülkeyi sürüklemenin bir anlamı yok."

Atalay, her zaman yapıcı hareket etmeye çalıştıklarına işaret ederek, "Buradan bir kez daha ülkeyi yönetenlere, Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, bu meselede sizin ifade ettiğiniz gibi tarafların mutabakatı yok. Bu meseleyi toplum 'kıdem tazminatı kalkıyor' diye anlıyor, şahsım, Türk-İş Başkanlar Kurulu öyle anlıyor, üyelerimiz öyle anlıyor. Onun için buradan bir kez daha sesleniyorum. Bu konuyu ülke gündeminden çıkarın." ifadelerini kullandı.

Bir basın mensubunun "Genel grev kararını ne zaman uygulamaya koyacaksınız?" sorusuna Atalay, "Meclise geldiği gün Türk-İş yönetimi, Başkanlar Kurulu bu kararı almak mecburiyetinde, çünkü genel kurulda bu karar alınmış. Ondan evvel bu meseleyi herkese anlatmak zorundayız." yanıtını verdi.

Türk-İş Başkanlar Kurulu Bildirisinde "kıdem tazminatı" vurgusu
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Başkanlar Kurulu Bildirisi'nde kıdem tazminatı hakkının tasfiyesine ya da zayıflatılmasına yönelik her türlü girişim karşısında işçinin haklı tepkisi ve taleplerinin kararlılıkla savunulacağı ifadesine yer verildi. 

Türk-İş Başkanlar Kurulu 24'üncü Dönem 4'üncü Toplantısında yapılan değerlendirmelerin yer aldığı bildiride, hükümet tarafından gündeme getirilen tamamlayıcı emeklilik sigortası sistemiyle (TES) işçilerin kıdem tazminatı hakkının yeniden düzenlenmek ve zaman içinde ortadan kaldırılmak istendiği savunuldu. 

Kıdem tazminatının işçinin ailesiyle birlikte geleceğinin güvencesi olduğu vurgulanan bildiride, işçiye, belirli ölçüde feshe karşı koruma sağlanması gerektiği belirtildi.

"İşçiler, kıdem tazminatını her zaman ödenmesi sonraya bırakılmış ücretin bir parçası olarak kabul etmiş, işçi sınıfının kazanımı bir hak olarak görmüştür." ifadelerine yer verildi. 

Bildiride, İş Kanunu ile 84 yıl önce hukuk sistemine giren kıdem tazminatının, zamanla düzenlenerek geliştirildiği ve bugüne kadar getirildiği hatırlatılarak şu değerlendirmelerde bulunuldu: 

"Günümüzde, kıdem tazminatı müessesinin ortadan kaldırılarak bir fonda toplanması ve tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak düzenlenmesi öngörülmektedir. Aynı kapsamda 'İstihdam Kalkanı Paketi' ile kamuoyuna sunulan önlemler arasında yer alan 25 yaş altı-50 yaş üstü çalışanlar için ön görülen belirli süreli sözleşme düzenlemesi de kıdem tazminatı hakkını ve dolayısıyla iş güvencesini ortadan kaldıracak niteliktedir." 

"Asıl gündem işçi sağlığı, iş güvenliği ve iş güvencesi"
Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkilerinin Türkiye'de de devam ettiği süreçte işçi sağlığı ve iş güvenliği başta olmak üzere, ücretli çalışanların gelir ve iş güvencesi sorunlarına sorunlara çözüm üretilmesi gerekirken, kıdem tazminatı değişikliğinin yeniden gündeme getirilmesinin doğru ve kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığı savunuldu. 

Bildiride, hem işçilerin hem de işverenlerin gündeminin Kovid-19'un yol açtığı olumsuz ekonomik koşulların üstesinden gelinmesi olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

"Ne bundan önceki dönemde ne de bu süreçte sosyal tarafların kıdem tazminatının kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sisteminin getirilmesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmamaktadır. Böyle bir teklifin gündeme gelmesi ve tartışılması, çalışma hayatının huzurunu bozmuştur. İşçileri ve ailelerini endişeye sevk etmiştir." 

Her yıl farklı adlar ve değişikliklerle gündeme getirilen kıdem tazminatında hak kaybına neden olacak girişimlerin artık sona ermesi gerektiği belirtilen bildiride şu ifadeler yer aldı: 

"Kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir. İş ve gelecek güvencesidir. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı hakkından hiçbir şekilde vazgeçilemez. Kıdem tazminatının fona devredilmesi, süresinin azaltılması gibi bu hakkın tasfiyesine ya da zayıflatılmasına yönelik her türlü girişim karşısında işçinin haklı tepkisi ve talepleri kararlılıkla savunulacaktır. 

Türk-İş Başkanlar Kurulu, bugün çalışanlar ve gelecekte çalışacak olanlar için kıdem tazminatının mevcut haliyle korunmasından yanadır. Kıdem tazminatının özüne yönelik hiçbir düzenlemeye katılım ve onay verilmeyecektir. Konfederasyonumuzun 21, 22 ve 23’üncü Olağan Genel Kurullarında 'kıdem tazminatı' ile ilgili olarak oy birliğiyle alınan kararın gereği yerine getirilecektir. 

Türk-İş Başkanlar Kurulu, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler dikkate alınarak sürekli toplantı halinde olacak ve Konfederasyonumuz tarafından sürdürülen çalışmaların daha sonraki aşamaları belirlenecektir. Bunun ilk adımı olarak 29 Haziran 2020 Pazartesi günü, 81 ilde Türk-İş bölge ve il temsilcileri ile şube başkanları ve yöneticileri, iş yeri temsilcileri, işçilerin katılımıyla basın toplantısı düzenlenecektir."

Bu haber toplam 1581 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.