ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kavuk – 2

A+A-

(İsmail Dümbüllü!)

ismail-dumbullu-1.jpg

 

“İsmail Dümbüllü, gülümseyen Ramazan’ın son dönem yıldızıydı… Biraz Kel Hasan, biraz Abdi, biraz da Naşit karışımı büyük bir yetenek… Sanki bütün dönemleri bir araya getiriyor ve geleneksel tiyatromuzun özellikle Ramazan oyunlarının son önemli sanatçısı oluyordu.

“’Bu dünyadan bir İsmail Dümbüllü geçti. Tıpkı kuyruklu yıldız gibi, tıpkı tiyatro sahnelerinin sanat güneşi gibi…

“Ölüm haberini aldığında Vasfi Rıza Zobu böyle diyecekti… İnsanları güldürmek onun için çocuk oyuncağı idi… Bir ömür verdiği sanatında parlak günler yaşamış ve yaşatmış son ustalardan biriydi.” (Ergun Hiçyılmaz)

     Tulûat geleneğinden yetişmiş, ortaoyunu, operet ve filmlerdeki rolleriyle öne çıkmış, birçok Türk seyirlik oyununun ve çeşitli oyunculuk tekniğinin günümüze aktarılmasını sağlayan, sahne ve sinema oyuncusu,  İsmail Dümbüllü, 1897 yılında Üsküdar Süleymanağa Mahallesinde doğmuştur…

     Üsküdar  İttihat-ı Terakki Mektebi’ni bitirdikten sonra askeri ortaokuluna başladı. Tiyatro merakı yüzünden askeri ortaokulunun üçüncü sınıfından ayrıldı.

     Önceleri amatör olarak Karagöz Hüseyin’in sahnesinde oynayan Dümbüllü, sonraları, profesyonel olarak, Kel Hasan’ın tiyatrolarında sahneye çıktı.

     30 yaşına kadar Kel Hasan’ın yanında çalıştı. Bu dönemde tuluat (önceden hazırlanmadan, sahnede akla geliveren sözlerle oynanan oyun) geleneğini öğrendi.

     Kavuklu Hamdi, Naşid, Abdi, Küçük İsmail, Abdüürrezak gibi dönemin ünlü ortaoyuncularıyla çalıştı.

     Dümbüllü, Tevfik İnce ile birlikte kendi topluluğunu kurarak 1928 yılında perdesini    Direklerarası’ndaki Hilal Tiyatrosu’nda açtı. 1933’den sonra Anadolu turnelerine çıktı.

     Dönemin tiyatro anlayışı ve beğenisi giderek değişmesine rağmen Naşid’in ölümünden sonra geleneksek tiyatronun en ünlü adı oldu ve ortaoyunu geleneğini tek başına sürdürdü.

Bu dönemde Ayşem, Cebe Gitti, Bülbül gibi operetlerde oynadı. Komedyenlerin duayeni Kel Hasan Efendi’nin oyunlarını yaşatan Dümbüllü döneminde, Türk seyirlik tiyatrosu en parlak günlerini yaşadı.

     II.Dünya Savaşı yıllarından sonra özgün ses tonu, saf görünüşü ve sevimli mimikleriyle 1947’de itibaren sinemada da görünmeye başladı.

     Ancak birçok eleştirmene göre, çok seyirci toplamasına karşın, filmlerdeki Dümbüllü, tiyatrocu Dümbüllü kadar başarılı olamamıştı.

     Kel Hasan’dan ortaoyunu konusunda öğrendiklerini kendi kişiliğiyle birleştirerek oluşturduğu  “Dümbüllü Tarzı”nı hem sahnede hem de perde de sergilemeyi sürdürdü.

     1968’de jübile yaparak tiyatroyu bıraktı. Ama sanattan kopmayarak zaman zaman sahneye çıkmayı ve radyo oyunlarında yer almayı sürdürdü.

     Oynadığı oyunlardan en çok Gözlemeci, Kavuklu'ya Hile, Çifte Hamamlar, Ters Biyav ve Kanlı Nigar'ı severdi. Oynadığı filmlerde de en çok Nasreddin Hoca ile özdeşleşmişti.

     Bilinen adıyla Dümbüllü İsmail Efendi, 'Dümbüllü' adını nasıl aldığını şöyle anlatır: “Peruz Hanım vardı kantocu, Samran'dan evvel. Bu Peruz Hanım o zamanın en birinci kantocusuydu. Hem de beste yapar, güftesini de kendisi yazardı. Dümbüllü diye bir kanto söylerdi. Buna bir gazel ilave ederek söylemeye başladım. 'Dümbüllü, Dümbüllü, Gabarala, mabarala, Dümbüllü' diye oynardık. Böylece Dümbüllü adı üzerimde kaldı”.

     İsmail Dümbüllü, 1970 yılında Çalıkuşu Operetinde; Nurhan Damcıoğlu ve Halit Akçatepe ile birlikte oynamıştır.

     Oynadığı Filmler:

     Nasreddin Hoca, Afacan Küçük Serseri, Kanlı Nigar, İstanbul Kazan Ben Kepçe, Soytarı, Serseri Aşık, Temem Bilakis, Ekmek Parası, Gol Kralı Cafer, Şeytan Mayası, Fındıkçı Gelin, Bayram Gecesi, Canlı Karagöz (Mihriban Sultan), Nasreddin Hoca ve Timurlenk, Dümbüllü Tarzan, Kırk Gün Kırk Gece, Yıldızlar Revüsü, Vur Patlasın Çal Oynasın, Dümbüllü Sporcu, İncili Çavuş, Ne Sihirdir Ne Keramet, Harman Sonu Dönüşü, Sihirli Define, Keloğlan, Dümbüllü Macera Peşinde, Memiş, Kılıbıklar, Kızılırmak – Karakoyun,  Harman Sonu / Anadolu Köy Düğünü.

     Geleneksel kavuğu Kel Hasan’dan aldı. Kendisi de, ölmeden bu kavuğu Münir Özkul’a devretti.

     Bir trafik kazasının bir ay sonrasında 5 Kasım1973 tarihinde İstanbul’da 76 yaşında öldü.

devam edecek…

ismail-dumbullu-2.jpgismail-dumbullu-3.jpg

 

Bu yazı toplam 319 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.