1. YAZARLAR

  2. ENVER ÖZDEL

  3. KARAR: 2020 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
ENVER ÖZDEL

ENVER ÖZDEL

ANAP Genel Başkan Yardımcısı
Yazarın Tüm Yazıları >

KARAR: 2020 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis

A+A-

ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI

 

 

 

Vatan hainlerini yıllarca yazılarımda ve sohbetlerimde uyardım. Amerika’nın İsrail’in asırlık hedeflerine hizmet ediyorsunuz, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail’in “Arz-ı Mev’ud’ politikasının gerçekleştirilmesine yardım ettiğinizi görüyoruz, Amerikan müdahalesinin, Filistin, Afganistan, Irak’la sınırlı olmadığını, sırada Suriye , İran , Suudi Arabistan , Mısır ve Türkiye’nin bulunduğunu zamanında söylemiştik. Uykuda olanlar veya işbirlikçiler, bu sözlerimizi hep “komplo teorisi’ şeklinde itham ettiler. Artık sizi uyarmıyorum. Kararımı verdim ; Tüm Vatan Hainlerine  2020 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapsi Veriyorum.  ABD , İngiliz ve İsrail üçlüsü mezhep çatışması çıkarmak istiyor.  Dış politikadaki anlayış ve uygulamalar sebebiyle Müslüman ülkelerde ve öncelikle Arap âleminde, Türkiye aleyhine bir hava süratle gelişmektedir.

Bir önceki yazımda belirtmiştim. Dikkat edin MEKKE SAVAŞLARI başlayacak. Ülkemde ki Yahudi Bitmeleri , Amerika ve İsrail’le birlikte, Irak’ı parçalamak ve bir bölümünü işgal etmekle Amerika, İngiliz, İsrail üçlüsünün Ortadoğu planlarına destek olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bugün apaçık ortaya çıkmıştır ki, sözüm ona dost ve müttefik Amerikalı, İngiliz ve İsrailliler, İslam âlemindeki bütün etnik ve mezhep kesimlerini birbirleri aleyhine kışkırtmaktadırlar. Bu kışkırtmalardan Türkiye de payını almaktadır. Hahamlar heyetinin taktiği yumuşak lokma metodudur.  Bu taktik; Türkiye’yi işsiz bırakacağız, aç bırakacağız, borca esir edeceğiz, dininden uzaklaştıracağız, böleceğiz, Büyük İsrail’e vilayet yapacağız.

7 maddelik Haim Nahum doktrini budur. Bu plan, yumuşak lokma metodu ile Türkiye’yi yutalımdır. Siyonistler dünya hâkimiyetini kurmak için Tapınak Şövalyeleri , Evanjelistler ve İllümanistler ile birlikte mutlaka Türkiye’yi ortadan kaldırma niyetindedir. Vadedilmiş Topraklar Türkiye’nin topraklarıdır. İsrail’e ve onun hâmisi durumundaki örgüt ve karanlık yapılara “Emrinizdeyiz, Siyonizm’in askerleriyiz” mesajı veren bu sözlerin sahibi, Türkiye’de yaşamaktadır. Kendisi, Tevrat okuyan bir kimse olarak tanınıyor. Müslüman ve Türk’e düşman olan bu kişinin kime ve neye hizmet ettiği ortada! İsrail başta olmak üzere, Amerikalıya, Alman’a, İngiliz’e, Fransız’a hizmet eden ve terör örgütünün bir şubesi olan bu tür yapıları, Müslüman Kürt kardeşe ve Müslüman olmasa bile bu vatana düşmanlık etmeyen Kürt vatandaşa anlatmak gerekiyor. Bilinmelidir ki, inancı bir, davası bir, tarihi bir Müslüman Kürt ile Müslüman Türk’ün, Müslüman Arab’ın kardeşliği hamaset değil, hakikattir. Bu yüzden Müslüman, kavmiyetçilik davası güdemez. Ona üstünlük sağlayan şey ırkı değil, Allah’a yakınlığıdır. Zira mensubu oldukları sözde siyasî hareket, Kürt kimliğine sahip insanların hak ve hukuklarını korumak için değil, aksine onları kullanarak kirli emellerine erişmek için vardır ve süreçte ‘kullan at elaman’ durumundaki Eş Başkanların hiçbir kıymeti harbiyesi de yoktur! Siyonizm’in kurucusu Theodore Herzl’ın 1897’de toplanan 1. Dünya Siyonist Kongresi’nde, Davut Yıldızı’nın alt ve üstüne eklenen iki mavi çizgiyle de resmedilen “Nil’den Fırat’a İsrail Devleti” hedefine hizmet etme itirafnamesidir.Bu itiraftan hareketle Kürt-Yahudi ilişkilerine kısaca temas etmekte yarar var.Öncelikle Türkleri ve Kürtleri üç sınıfa ayırmak zorundayız. İlki, aslen Kürt veya Türk olup Müslüman olanlar. İkincisi, Kürt veya Türk olup, İslam’la bağı olmasa da bu vatan ve devletli sevenler. Üçüncüsü ise Türk veya Kürt görünen ama ne Türk, ne de Kürt olmadıkları gibi, Müslüman da olmayan kriptolar…Bu kriptolar genellikle Sabetayist ve Pakraduni (Yahudi)lerdir. Kimisi ise farklı kavim veya inançlardan olabilirler. Bu yüzden bu yazıda zikrettiğimiz Türk ve Kürt’ten kastımız, İsrail’e uşaklık eden Türk - Kürt veya Türk - Kürt gibi görünümlülerdir. Bugün İsrail’de Kürtçe konuşan bir Yahudi grup olduğu gibi, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde de önemli sayılarda Kürt görünen Yahudi ve Ermeni de mevcut. Sayenimlik (Yahudi yardımlaşması) hangi görünümde olursa olsun bir Yahudi’nin ‘mukaddes’ görevidir ve bu uğurda her şeyi ya yapar. Siyonistler, Nil ile Fırat arasındaki toprakları ele geçirmek için “çevre stratejisi” (Periphery Strategy)” adını verdikleri plan çerçevesinde, bölgedeki Müslümanlar, özelde de Türkler ve Araplarla derdi olan herkesle temasa geçerler. Siyonist yapılar; Türkiye, Irak, İran, Suriye, Mısır, Filistin, Ürdün gibi ülkeleri zayıflatmak için buralarda ırk, inanç, mezhep temelli örgütlenmeleri teşvik edip, yaraları kaşırlar. Kuzey Irak yönetiminin 2017’deki bağımsızlık girişimine İsrail’in verdiği desteği de akıldan çıkarmamak gerek. Türkiye’yi yorgun düşürmek. Büyük İsrail hedefi için PKK ve uzantılarını kullanan İsrail ve müttefikleri, yaklaşık yarım asırdır Türkiye’yi meşgul ederek, hem enerjisini tüketmiş, hem de Türk ve Kürt kardeşin arasına girmiştir. Ancak artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Ferasetli gerçek Türk gibi, ferasetli gerçek Kürt de artık oynanan oyunun farkında. Bu süreç, Türkiye’nin milli bir savunma sistemi kurmasını ve ordunun da önemli bir savaş tecrübesi edinmesini sağlamıştır.  Siyonizm, hedeflerine erişmek için her yolu dener, kullanabileceği herkesi kullanır. Bu, onun Siyonistliğinin bir gereğidir.

İster PKK, ister DEAŞ, ister YPG, isterse mezhepçilik tuzağına düşürülen Vahhabi ve Şii yapılar olsun, hepsi İsrail için bir enstrümandan ibarettir. İsrail, örgütlenmiş Kürt ya da Kürt görünümlü yapılara, gösterdiği hedeflere saldırıda bulunmak şartı ile para dâhil her türlü yardımı yapar. PKK ve ona bağlı eli veya dili silahlı KCK, PYD, YGP türü yapıların hepsi de eş genel başkanlarının da itiraf ettiği üzere, Yahudi’nin ‘Nil ile Fırat’ arasını ele geçirme hedefine hizmet için vardır. Kürt kardeş bilmeli, Ne Yahudi, ne de başkası, kullanışlı olmadığı müddetçe Kürdü umursamaz. Irak’ı yutulabilir bir parçaya dönüştürmek isteyenlerin kurdurduğu Kuzey Irak ne ise, Suriye’nin kuzeyinde oynanan oyun da, Türkiye’nin güneydoğusunda oynanan oyun da odur. Gerisi lafı güzaftır ve Kürt’ün bir dostu varsa o da Türk’tür! Saygılarımla ,

Bu yazı toplam 4802 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.