1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Kapatılan belediyelerle ilgili yargı kararları
Kapatılan belediyelerle ilgili yargı kararları

Kapatılan belediyelerle ilgili yargı kararları

  Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, ''Yürürlükte olan yasayı uygulamak yerine bunun uygulanmasını engellemek üzere yeni...

A+A-

 

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, ''Yürürlükte olan yasayı uygulamak yerine bunun uygulanmasını engellemek üzere yeni bir yasa çıkarılınca, bunun denetimine ilişkin yargı kararları da hukuksal yorum tartışmaları arasında toplumsal gerginliği giderememekte, tersine, sisteme olan güven sarsılmaktadır'' denildi.

 

Açıklamada, 29 Mart 2009 tarihinde yapılacak yerel yönetimler seçimlerine katılacak belediyelerin belirlenmesiyle ilgili tartışmalara, siyasi iktidarın kapatılacak belediyeler hakkında Belediyeler Yasası'nın 11. maddesi gereğince işlem yapmak yerine, özel yasa çıkararak, gerekçe göstermeden kapatmasının neden olduğu ifade edildi.

 

Demokrasinin en temel koşulu olan ''erkler ayrımının'' fiilen ortadan kaldırıldığı, yürütme ve yasama erklerinin siyasi iktidar bünyesinde birleştirildiği savunulan açıklamada, böylece yasama organının yapamadığı denetimi yargı erkinin yaptığı anlatıldı. Açıklamada, tüzel kişiliklerini devam ettiremeyecek belediyelerin belirlenmesi sürecinde de bu durumun yaşandığı, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu denetimlerinin devreye girdiği belirtildi.

 

Açıklamada, ''Yürürlükte olan yasayı uygulamak yerine bunun uygulanmasını engellemek üzere yeni bir yasa çıkarılınca, bunun denetimine ilişkin yargı kararları da hukuksal yorum tartışmaları arasında toplumsal gerginliği giderememekte, tersine, sisteme olan güven sarsılmaktadır'' denildi.

 

Anayasa Mahkemesi'nin 862 belediyenin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak köye dönüştürülmelerine ilişkin yasanın Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verirken, bu karardan etkilenecek belediyelere dava açma koşuluyla istisna getirmesinin hukuki tartışmaları başlattığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi:

 

''Sonucu belli olmayan bir davayı açmış olmanın kazanılmış hak oluşturması ve Anayasa'ya aykırılıkla ne ilgisi vardır?

 

Ya tutarsa mantığıyla adrese dayalı nüfus sayımı ve İçişleri Bakanlığı genelgesi aleyhine dava açan ve açmayan belediyelerin hukuki durumunu değerlendiren Danıştay, Türkiye İstatistik Kurumunca gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlanmadığını, ilgili belediyelere tebliğ edilerek sonuçlara itiraz veya iptal davası açma imkanı tanınmadığını ve yasanın iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan başvuru hakkının da olmadığını değerlendirerek, Anayasa Mahkemesi kararının hak kaybına uğrattığı belediyelere dava açma olanağı tanımıştır.

 

Anayasa Mahkemesi kararı ile başlatılan hukuki tartışmalarda gelinen noktanın değerlendirilmesinin Anayasa ihlaline kadar götürüldüğü başkanlık açıklamasında belirtilen görüşlere katılmıyoruz. Bir kez daha eksiksiz demokrasinin temel koşulunun erkler ayrımının gerçek anlamıyla uygulanması olduğunu, bu gerçekleşmedikçe siyasetin yargısallaşmasına örnek oluşturacak daha bir çok tartışma yaşayacağımızı ve bundan demokratikleşme sürecimizin zarar göreceğini hatırlatıyoruz.''

Bu haber toplam 175 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.