1. HABERLER

  2. KIRIKKALE

  3. Kale Dağcılık, Erciyes’e tırmandı
Kale Dağcılık, Erciyes’e tırmandı

Kale Dağcılık, Erciyes’e tırmandı

Doğa sporları alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Kale Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, Kayseri’nin Erciyes dağına tırmanış gerçekleştirdi.

A+A-

Renkli görüntülerin yaşandığı tırmanışta zirveye ulaşan dağcılar tırmanış anısına Türk bayrağı açarak hatıra fotoğrafı çektirdiler.

RENKLİ GÖRÜNTÜLER OLUŞTU

Tırmanış hakkında açıklamalarda bulunan Kale Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Metin Atun, “İç Anadolu’nun en yüksek, Türkiye’nin 5.büyük Dağı Erciyes’ten Kırıkkale’ye selam getirmek için yola çıkan ekibimiz, 3 Ağustos Cumartesi sabah saat 05.10’da sularında başladığı hazırlıkları saat:05.30’da tamamlayarak Kayseri revan olduk.) Programımız 3 günlük 3-4-5 Ağustos tarihleri arasında yapılmıştır)”

ZİNDE TUTACAK BESİNLER

“Sabah keyifli bir yolculuğun ardından Kayseri girişinde bulunan bir parkta simit, çay, peynir, zeytin ve baldan oluşan tabir-i caizse esnaf kahvaltımızı yaptık. Ardından ilk günkü programımız için Kayseri ilinin merkezine hareket ettik. Kayseri merkezde türbe, cami ve tarihi eserler, kapalı ve yer altı çarşısını gezdik. Tarihi yapıların esenlik ve ferahlık veren mimarisi dikkatimizi çekti. Kısa bir öğlen yemeğinin ardından zirve ve ana kamp hazırlıkları için 1 saat süreyle alış-veriş için ayrıldık. Ana kamp ve zirvedeki su ve yemek ihtiyacımızı temin ettik. Gece çıkışa başlamadan önce hafif ve zinde tutacak besinler tüketilmesi tavsiye olunur.

TEHLİKELİ BİNİŞ, İLERLEYİŞ VE İNİŞ

“İhtiyaçlarımızı temin ettikten sonra kamp bölgemize çıkış için Erciyes doğru hareket ettik. Kamp bölgemize ulaşmak için 2 teleferik kullanmamız gerekliydi. Yaz mevsimi olduğundan ilk teleferik yaz turizmi için açık ancak ikinci teleferik kapalı ve izinle açılması gerekiyordu. Gerekli mercilerle görüşerek ikinci teleferikte faaliyete geçti. İkinci teleferik açık, açıkçası biraz da tehlikeli biniş, ilerleyiş ve iniş yaparken dikkat ve özen gösterilmeli. Tekir yaylasına gelindiğinde polar giyilmeli. Ayrıca ilk ve ikinci teleferik arasında biraz yürüme mesafesi var. Teleferikten indik, biraz yürüyüşün ardından kamp bölgemize ulaştık. O yıl çok yağış olmuş olmalı ki kamp alanımız hep taşlıklı idi. Birkaç taş olmayan ve çadır kurulabilecek düz yer vardı. Tecrübeli dağcılarımız sırt rotasından çıkış yaparken her zaman bu alanda çadır kurdukları için bu alanda önceden pek taş olmadığını, yağmurun etkisiyle taşların bu alana kadar inmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ifade ettiler.”

DEĞİŞİK VE ETKİLEYİCİ GELEBİLİYOR

“Düz bir alan bulmamızın ardından taşları temizledik ve çadırımızı kurduk. Matımızı, uyku tulumumuzu yerleştirdik. Önemli diğer bir husus ise hava kararmadan ve yatmadan önce sabah kullanılacak malzeme ve sırt çantasını hazırlamak. Çünkü bu hususlar sabah zaman kaybına ve eksik ekipman ile tırmanışa başlamanıza neden olabilir. Akşamdan sabah kahvaltısının da hazırlanması önemli. Hava kararmadan akşam yemeğimizi yaptık. Afiyetle yedikten sonra sabah için gerekli hazırlıkları yaptık. Hava, teleferikten indiğimizden beri rüzgârlı ve sert idi bu durum gün batımına yaklaştıkça ve gün batımından sonra etkisini arttırarak devam etti. Haliyle 2800 mt yaşanması doğal bir durum, ilk deneyim olunca insana biraz değişik ve etkileyici gelebiliyor.”

TOPLANMA ALANINDA BULUŞTUK

Gece neredeyse çadırımızı savuracak sert rüzgârla ve yarı uyanık yarı uyku hali ile geçti(Çadır çok sağlam ve dikkatli bir şekilde kurulmalı).Belirlediğimiz saat 03.00’da kahvaltımızı yaparak toplanma alanında buluştuk. Ekip lideri Emir Bey dağ ve yürüyüş kurallarını aktardı ve yürüyüşe başladık. Volkanik dağ olması nedeniyle olmalı çok taşlık bir arazi yapısına sahip. Sırt rotasını kamp alanımızdan baktığımızda belli bir yeri bir dik, geri kalan parkur düz gibi görünüyor ise de rotanın her alanı zor ve ciddiye alınması gerekir. Sarp ve özellikle rüzgâr sırt rotasında kendini daha çok gösteriyor, adeta insanı savurup atacakmışçasına etkili. Ekibimizi birçok yerde taşlık arazi yapısı yanında rüzgâr, soğukta zorladı. Sırt rotasının sonuna, hörgüç kayaya ulaştığımızda mola verme gereksinimi hissettik.

YİYECEKLERLE ENERJİ DEPOLUYORLARDI

Her iki yanı uçurum olan bu sırt üzerindeki yürüyüşümüz tam 3 saat 59 dakika sürdü. Bu sırttaki yürüyüşümüzün ile etaptaki dik yerlerindeki çok kısa molalar verildi. Saat 07.04’de Erciyes’in meşhur Hörgüç Kaya’daki bölümüne ulaşıldı. Adından da anlaşıldığı gibi yer yer sadece bir kişinin yürüyebildiği bu sırt bitiyor ve önümüze 100 metrelik dev Hörgüç Kayası bütün heybetiyle karşımıza çıkıyordu: “Bundan sonra geçit yok. Ancak kendine güvenene geçit var” diyordu. Hörgüç kayası dibinde dinlenirken herkes son viraja geldiğimizi anlıyor ve çantadaki yiyeceklerle enerji depoluyorlardı.”

TEŞEKKÜRLERİMİZİ İLETİRİZ

Erciyes sonrasında ikinci kampı Yahyalı Belediyesi ev sahipliğinde ilçeye yakın Derebağ şelalesi alanında kurduk. Sabah kahvaltısını üstlenen ve bizzat kahvaltıda bizimle beraber kahvaltıya katılan Belediye Başkanı Esat Öztürk Beye dağcılığa vermiş oldukları katkıdan dolayı teşekkürlerimizi iletiriz.  Pazartesi Derebağ Şelalesinde kahvaltı yapıldıktan sonra Yahyalı İlçesinin gizemli dünyası Kapuzbaşı Takım Şelalerine geçtik. Erciyes yorgunluğu ancak dünyada tek olan yan yana 4 sıra halindeki bu gizemli şelalelerde dinlendikten bu muhteşem programında sonuna gelmiş oluyorduk.

Haber: Burak Can

           

 

Bu haber toplam 406 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.