1. YAZARLAR

  2. ALİ AYDEMİR

  3. Kahvehaneler Bize Ne Getiriyor?  Bizlerden Ne Götürüyor?
ALİ AYDEMİR

ALİ AYDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Kahvehaneler Bize Ne Getiriyor?  Bizlerden Ne Götürüyor?

A+A-

Kahvehanelerin kısaca tarihine bir göz atalım. Türkiye'de ilk kahvehanenin 1954 yılında, biri Şam'lı biri Halep'li iki kişi tarafından İstanbul'da açıldığı söylenmektedir.
Açılan bu kahvehaneler kısa zamanda rağbet görmüş ve sayılarıyla beraber müşterileri de hızla artmıştır. O zamanki işsizler, nükte sahibi kimseler, bazı edebiyatçılar buralarda toplanıp hoşça vakit geçirmeye, kahvelerini içerken de tavla, satranç vb. oyunlar oynamaya başladılar.       Öte yandan bazı şairlerde yeni şiirlerini kahvehanelerdeki dost ve ahbaplarına okuyor, onlardan bazı fikirler alıyorlardı. Böyle yerlere, şaka yollu “mektebi irfan” deniliyordu.  Çok geçmeden memurlar, kadılar hatta müderris gibi yüksek mevki sahipleri de buraların devamlı müşterileri oldu. Bazı şairler kahvehaneleri öven şiirler yazdılar.  Ancak belli bir zaman sonra bazı din çevreleri kahvehanelere karşı çıktılar. Ulema arasında, kahvehaneyi meyhaneden daha fena görenler oldu. Hatta bir ara Şeyhülislam Ebussuud Efendi kahvehanelerin haram sayılması için fetvalar vermiştir.   Ayrıca kahvehanelerde günlük siyasi olaylardan bahsedilmesi, o zamanki hükümetlerin tenkit edilmesi, bazı entrikaların çevrilmesi sonucu, yetkililer buralara müdahale etme gereği duymuşlardır.   III. Murat(1574–1595) ve III. Ahmet (1603–1617) zamanlarında kısa süren kahve yasakları kondu. Ancak yasaklara uyulmadığı gibi, kahvehaneler yeniden açılmıştır. Buralardan günde bir veya iki altın vergi alındığından, sadrazamlar kahvehanelerin açılmasını teşvik bile ettiler. IV. Murat (1623–1640) bir fermanla tütün ve kahveyi yasaklama cihetine gitmiştir. 1633'deki İstanbul'daki büyük yangından sonra kahvehaneler kapatılmıştır. Ne zaman bir ayaklanma veya ayaklanma ihtimali olursa, İstanbul ve öteki şehirlerdeki kahvehaneler kapatılıyordu.   Günümüzde kahvehanelerde çay, kahve, meşrubat, bira, nargile vs. satılmakta ve içilmektedir. Tavla, domino, bilardo, okey, kâğıt oyunları vs. oynanmaktadır.  Kahvehanelerde kahve, çay, meşrubat vs. içecekleri dağıtanlara “kahveci” kahve ve çay ocağında çalışıp kahve çay pişirenlere de “ocakçı” denilmektedir.  Türkiye'de son zamanlarda kahvehane sayısında büyük bir artış olmuştur. Kahvehane açılması, polisin yapacağı araştırma ve açılacağı yerin en büyük mülkiye amirinin izni ile olmaktadır. Kahvehanelerin sınıf ve tarifelerini gösteren ruhsatnameler belediyelerce verilmektedir. Kahvehanelerin açılış ve kapanış saatlerini, mahalli en büyük mülki amirinin de onayı alındıktan sonra, tayin etmek, ücret ve tarifelerini düzenlemek ve onaylamak bu gibi yerlerde işi yöneten ve çalışanların ehliyet ve sağlık durumlarının yeterli olup olmadığını denetlemekte belediyelere ait görevlerdendir. Kurallara uymayan kahvehanelerde mülki amirin onayı ile kapatılmaktadır.   Günümüzde kahvehaneler boş zamanları öldürme yerleri olarak görülmektedir. Gün ve gün artan kahvehane, kulüp, internet kahveler vs. işsizler ordusunun zaman öldürdükleri sıhhatlerini kaybettikleri, maddi sıkıntılara düştükleri yerler olmuştur.  Mucur ilçemizde 26'ya yakın kahvehanenin oluşu bizi hiç düşündürmüyor mu?
En kolay işyerini açmanın başında kahvehaneler gelmektedir. Hangi kahvehaneye uğrarsan içerisini dolu görüyorsun.  İş sahalarının eksikliği çalışma alanlarının yetersizliği kahvehanelere alanı sağlıyor, sağlıyor ama ya tembelliğe kendini alıştıran, üretim için imkânlarını zorlayarak bir işin ucundan tutamayanlara da ne demeli?   Her kahvehanede bir kitaplık veya okuma köşesinin olması yönetmelik gereğidir.  Doğru dürüst hangi kahvede okuma köşesi var? Olan kahvehanelerde de kaç kişi okuma heveslisi?  Bu gibi yerlerde neler üretiliyor birde ona bakalım.  Günün çoğu zamanını orada sigara dumanının içerisinde geçirenler sıhhatlerinden neler kaybediyor? Nasıl stres yükleniyorlar? Yenmek hevesiyle en samimi arkadaşlarının nasıl kalplerini kırıyorlar? Hepimiz görüyor ve biliyoruz.  Gençlerimizin zamanlarını en iyi bir şekilde değerlendirmelerini sağlamak için iş sahalarının çoğalması memleket ekonomisine katkılarının olması millete ve devlete yararlı insanlar yetiştirilmesi hepimizin ideali olmalıdır.  Vatanımıza göz diken düşmanı tanıyıp bayrağına sahip çıkan yürekli Türk gençliği her zaman baş tacımızdır.   Korkaklığın adı temkinlilik, hırsızlığın adı da iş bilirlilik olmasın.  İnsanların en çok aldandıkları iki şeyi gözden uzak tutmayalım. Sıhhat ve boş vakit. Başarılı güzel mutlu günler dileklerimle..

Bu yazı toplam 410 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.