1. HABERLER

  2. KIRIKKALE

  3. “Kadınlar ölmek istemiyor”
“Kadınlar ölmek istemiyor”

“Kadınlar ölmek istemiyor”

Çorum Kadın Platformu adına bir açıklama yapan Eğitim Sen Çorum Şubesi Kadın Sekreteri Nurcan Hasırcı Doğan, neredeyse günde iki kadının genellikle de en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü belirtti.

A+A-

Çorum Kadın Platformu adına bir açıklama yapan Eğitim Sen Çorum Şubesi Kadın Sekreteri Nurcan Hasırcı Doğan, neredeyse günde iki kadının genellikle de en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü belirterek, “Kırıkkale’de eski eşi tarafından 10 yaşındaki kızının gözleri önünde katledilen Emine Bulut’un “ölmek istemiyorum” haykırışı tüm kadınların haykırışıdır” dedi.

ŞİDDET MAHALİNE DÖNÜŞMÜŞ

Her gün yüzlerce kadının evde, işte, sokakta, erkek şiddetine maruz kaldığını ya da şiddet tehdidi altında ölümle burun buruna yaşamlarını sürdürdüklerini kaydeden Doğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Her yer, her mekân kadınlar için şiddet ve cinayet mahalline dönüşmüş durumdadır. Kadınların hiçbir can güvenliği olmadığı böylesi bir atmosferde, kadına yönelik şiddeti önleme, kadınları koruma yerine mevcut mekanizmaları dahi yok eden iktidar, erkek-devlet şiddetinin boyutunu gözler önüne sermektedir. Son dönemde kadın kazanımları sistematik olarak gasp edilmekte, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı her alanda saldırı geliştirilmekte, kayyum atanan belediyelerde şiddete uğrayan kadınların başvuru merkezleri kapatılmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde en önemli iki yasal araç olan, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Ailenin ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun iptal edilmek istenmektedir. Tüm bu saldırıların yarattığı sonuç, daha fazla kadının şiddete uğraması, öldürülmesi, daha çok çocuğun istismar edilmesi olmaktadır.”

“SAVAŞTAN EN ÇOK KADINLAR ETKİLENİYOR”

“Tüm savaşlarda olduğu gibi, ülkemizde ve Ortadoğu’da süren savaşın da, yaşamsal, ekonomik ve ekolojik bedeli ağır olmaktadır. Savaş demek kadınlar için, ölüm, şiddet, tecavüz, yoksulluk demektir. Savaştan kaçarak sığındıkları ülkelerdeki kamplarda kalan kadınların fuhuşa zorlandıkları, Türkiye gibi ülkelerde ikinci, üçüncü eş olarak satıldıkları çarpıcı bir o kadar da acı bir gerçekliktir. Savaştan şiddetten kaçarak başka ülkelere sığınan kadınları; ucuz işgücü olmak, başta sağlık olmak üzere temel hizmetlere ulaşamamak, yoksulluk, yurtsuzluk, geleceksizlik, umutsuzluk, ayrımcılık ve bunların yarattığı psikolojik yıkım beklemektedir.”

“KADINLAR MÜCADELEDE KARARLI”

“Kadınlar, şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürmektedir. Kadın hak ve özgürlüğüne dair bugün ne varsa tümü bu mücadelenin sonucudur. Kadınlar bugün de bu kararlı mücadeleyi sürdürmektedir. Nitekim kadın emeğinin gaspı ve bedeninin denetimine dayalı, tarihsel arka planı çok güçlü eril zihniyetin kadınlar üzerinde kurduğu sistematik tahakkümü kırmanın tek yolu yine sürekli ve örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçmektedir. Dünden bugüne dünyanın dört yanında kapitalist ataerkil sisteme karşı gelişen ve kazanıma ulaşan tüm direnişlerde kadınların en önde yer alması bunu kanıtlamaktadır. Bu 25 Kasım’da kadınlar olarak, artarak devam eden kadına yönelik her türlü şiddete ve bu şiddeti besleyen zihniyet ve politikalara karşı, Emine Bulut’un ‘ölmek istemiyoruz’ haykırışıyla alanlardayız. Tüm kadınları; kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, savaşa, ekonomik krize, cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, sömürüye, otoriterliğe karşı; Mirabel kardeşlerin mücadelesini büyütmeye, örgütlenmeye, alanlarda olmaya çağırıyoruz.”

Haber: Sedat Gençay

Bu haber toplam 577 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.