1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. “ İsyan mı? Şükür mü?”
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

“ İsyan mı? Şükür mü?”

A+A-

alaattin-karaer--kose-yazisi-038.jpg

Eğitimci, Yazar ve Kişisel Gelişim Uzmanı Alişan Kapaklıkaya’nın uzun süredir kanser tedavisi gören 30 yaşındaki kızı Psikolog Zuhal Kapalıkaya Yıldız 4 Ocak 2018 tarihinde hayatını kaybetmişti. 

Konuk olduğu bir Tv programında anlattığı ‘Siyah pantolon’ hikayesi ile izleyenleri ağlattığı söylenen, Alişan Kapalıkaya, birkaç gün önce Tv ekranlarında Zahide Yetiş’in konuğu olmuş, kanserden kaybettiği kızına yazdığı mektupla gündeme gelmiş.

Zahide Yetiş’in okuduğu duygu dolu mektup hem stüdyoda bulunanları hem de ekran karşısında seyredenleri ağlatmış.

“Meğer candan öte bir can varmış

Ve onun adı evlatmış”

Gelin bizde, evlat acısını yüreğinde taşıyan bir babanın duygu yüklü mektubunu birlikte okuyalım;

İsyan mı? Şükür mü?

Yıllar önce kızım Zühal’i bir bebek olarak kucağıma aldığımda onunla ne kadar süre ve nasıl bir hayat yaşayacağımı bilmiyordum. Büyümeye başladı. Okul hayatı başarılarla geçti. Ailelerin cennet gibi olmasına katkı sağlamak için psikolog olmayı seçti. Gönüllere dokundu, evlere neşe saçtı. Benimle birçok şehre konferanslara geldi. Bir kurban bayramında Şırnak sokaklarında çocukların ellerindeki oyuncak silahları gördüğünde çok ağladı. “Baba bu çocukların elindeki silahları alıp yerine kitap vermek için daha çok çalışmalıyız.” dediğinde hayaller kurduk, tüm çocuklarımızın yüreğine sevgi tohumları seçmek için. İşine uçarak gidiyor, eve koşarak geliyordu. Doktor, “Sen kanser olmuşsun, gereğini yapmazsan yakında ölürsün.” dediğinde, elimi tutup gözlerime bakarken sordu: “Şimdi ne olacak baba, hayallerimiz vardı.” Kendisini çok seven ve hastalığının her aşamasında yanında olan Harun’la evlendi. Gelin gittiği kendisini tanıyan tüm Elazığlıların gönlünde taht kurdu.  Hastalığı tüm vücuduna yayıldı. Vazgeçmedi. Bir yandan iyileşmek için tevekkülle mücadele ederken bir yandan çocukları serpmeye devam etti.

Doktor “Altı ay ömrün var.” dediğinde söylemedim kendisine, söyleyemedim. Sahnelerde ve televizyonlarda tüm Türkiye’den dua istedim Zuhal’im için. Eşimle kavga edip evden ayrılırken dizlerime yapışıp “Bizi bırakıp gitme baba.” diye ağladı. Ona olan sevgimle tüm sorunlarımın üstünden gelip geri döndüm. Rabbim 15 gün önce onu yanına çağırdı. Bu sefer ben yapıştım tabutuna.

“Nereye gidiyorsun Zuhal?” diye sordum cevabını bildiğim halde. O bana gitme baba, geri dön dediğinde onu dinleyip döndüm.  Ben ona gitme yavrum dediğimde, gitti ve dönmedi.

 Dostum Durmuş Ali bey dedi ki; “Zuhal’in cenazesi sadece sizin evden çıkmadı, bilin ki Türkiye’de bir çok evden çıktı.”

Şimdi bakıyorum Zuhal gibi bir sevgi meleğiyle 30 yıl aynı evde yaşama lütfuna erişmişim, ona sarıldığımda cennetin kokusunu tatmışım. Şimdi düşünüyorum Allah yavruma 30 yaşındayken yanına çağırdı diye isyan mı edeyim, yoksa onun bana hediyesi olan yavrumla bu güzellikleri 30 yıl yaşadım diye şükür mü edeyim?

Mektup, okunup bittiğinde acılı baba şöyle diyordu;

Şükrediyorum.

Anne, babalara şunu söylemek istiyorum; Sağken, yanınızdayken onun kıymetini bilmek gerekiyor.

Sevgi bir sorumluluktur. Sevgi bir eylemdir,  harekete geçmektir.

Sevgi; kalpte beklemeyi değil, oradan çıkıp karşıdakinin yüreğine, kulağına gözlerine değmeyi hak eden bir duygudur.

O yüzden bende gerek evladıma, gerek bu ülkenin evlatlarına sevgimi sağken göstermeyi çalışıyorum.

Psikolog Zuhal Kapaklıkaya Yıldız, 04 Ocak 2018 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Ailesinin ve sevenlerin başı sağ olsun!

Bu yazı toplam 1861 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.