1. HABERLER

  2. SPOR

  3. İşte talan işte kalan (Bakış Açısı - Selami Mutlu)
İşte talan işte kalan (Bakış Açısı - Selami Mutlu)

İşte talan işte kalan (Bakış Açısı - Selami Mutlu)

Gün geçmiyor ki sahil kıyı şeridindeki yerleşim yerlerinde talan haberi oluşmasın. Etkin ve de yetkin kimi kesimin yaptım oldu mantığıyla ortaya koyduğu...

A+A-

Gün geçmiyor ki sahil kıyı şeridindeki yerleşim yerlerinde talan haberi oluşmasın. Etkin ve de yetkin kimi kesimin yaptım oldu mantığıyla ortaya koyduğu çoğu yapıtlar, hem kıyı kanununa hem de vicdanlara aykırı düşmesin. Ağacı odun olarak görüp kesenimi ararsın, yoksa denizin ortasına iskele kurup yatanımı. Denizin kumunu yallah fora edip inşaatta kullananımı ararsın, yoksa iki kat ruhsatıyla dört kat çıkanı mı? Yörenin belediyesi tarafından “Ben görmedim duymadım, bildiğin gibi yap” diyerek denizin ortasına platform kurup restorana çevirenimi sorarsın yoksa çalgılı-çengili müzikhol yapanı mı?

Gün geçmiyor ki bunlara bir yenisi eklenmesin. Tabi sistemin gereği insanlarımız fırsatları böyle değerlendirince, Devlette boş durmuyor. O da kendi üzerine düşen emrivakilere-hatırşinaslara ruhsat veriyor, göz yumuyor.  “Yap kardeşim yap yeter ki arka cebimi nemalandır. Ben bakarım ama görmem . Ben işitirim ama duymam” diyor.

Durum ve işleyiş böyle olunca ne kıyı kalıyor ne kıyı kanunu işliyor. Bakın kıyı kanunundan örnekler vereyim size;

Madde 5: sahiller herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık. Kıyılarda öncelik kamu yararınadır. Taşıt yolları sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşım sınırının gerisinde kalan alanda düzenlenir.

Madde6:Kıyılarda kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz. Kum çakıl alınamaz. Moloz –toprak-cüruf gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez. Denmektedir.

Madde 7:Doldurma ve kurutma yoluyla arazi kazanımı usul ve esasları düzenlenmiş ve ekolojik özelliklerin dikkate alınarak yapılması gerektiğini yazar.

Tütmeyen bacadır diye övündüğümüz Turistik bölgelerimiz için gelecek olan turistler bu bölgelere neden gelir ? Geliş için bir nedenleri olmalı. Bir türlü toplatılamayan çöpüne mi ? Arıtması yapılmadan salınan kirlenmiş denizine mi? Yoksa trafik keşmekeşine-yeşilden arındırılmış doğasına mı? Tabiidir ki Doğasına –havasına gelecek.

Ama siz devlet-Yerel yönetim olarak yasaları işletmezseniz,  fırsatçıya zemin hazırlayıp görmezden gelirseniz “Bir kerecik hukuk ihlaliyle bir şey olmaz derseniz” Ne deniz kalır ne de doğa. Hem yönetimin ihmalleri hem de vatandaşın fırsatları kollaması yüzünden nereler talan edilmedi ki. Çaykara-Uzun Göl’de dünya harikası bölgeyi taşla çevirip üstünde yürümedik mi? Kelebekler Vadisi’ni yapılaşmaya açmadık mı? En verimli tarım arazisi Amik ovasına “Havaalanı isterim yoksa istifa ederim”  diyerek ovayı havaalanına çevirip sonrada sakıncaları ortaya çıkınca üstünde inekleri otlatmadık mı? Göçmen kuşların göç yolu olduğunu oraya uçak inmesinin riskli olduğunu bilmiyor muydunuz?  

Yerli-yabancı turist akımına uğrayan Didim’in deniz kıyısındaki kumunu beton dökerek yürüyüş yolu –Deniz manzaralı tuvalet yapmadık mı? Denize sıfır araziyi cezaevi yapalım diyerek Didim kamuoyunu ayağa kaldırmadık mı? Orman içi yayla evleri diyerek Çamlı Hemşin ve benzeri yerleri nadide yeşil alanlarımızı talan ettirmedik mi? Saymakla bitmez… Ben içim acıyarak sadece birkaç yöreden bahsedebildim.  Daha fazlasını sizlerde biliyorsunuz. Peki bütün bunları neden niçin yaparız ki? Neden en şirin kentimiz Sinop’a nükleer santral yapmaya kalkarız. En güzel sahillerimize tesis adı altında kirlilik yaratan eserler kazandırmaya çalışırız. İstanbul’un Bakırköy-Ataköy bölgesine Akademik çevrelerce de onaylı bölgeyi kıyısına ve yeşil alanlarına TOKİ aracılığıyla yeniden yapılanmaya çabalarız?  Tüm dünyanın gözbebeği olmuş yat turizmine beşiklik eden Göcek-Gökova –Yeşilova -Hisar önü gibi yerleri ranta açmak,  kirlilik ahtapotunun kolları arasına atmak gibidir. Datça’dan-Boz Burun’a kadar uzayan alanı imara açarak, betonla donatırsanız o bölgeyi de bitirirsiniz.

Anamur’daki Anamur’ yum bölgesinde  bulunan kalıntılar dünya literatüründe bunun ıslahı korunması için kim neler yaptı ki? Yapmayın kıymayın efendiler. Bu Han-ı iştaha sizinse bu memleket te bizim, hepimizin. Şimdiye kadar var olanları koruyamadıysak bari kalanları koruyalım. Doğayı tahrip ederek yeni günahlara yelken açmayınız…

Bu haber toplam 175 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.