DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

İŞTE ÇEVRE

A+A-

Mahallede sayısı az da olsa bakkal ve okullarımız var. Bunlar var da bunların çevreleri çeşitli yiyeceklerin kabuğu, görevini yapan rengârenk kâğıtlarla dolu.

 

Bu kâğıtları buraya bakkallar mı atıyor? Yok, yok bakkallar değil, bakkaldan yiyecek alan öğrenciler atıyor. Öğrenciler çocuk, çocuklar böyle şeyleri yapar denilir mi? Hayır denilemez. Çünki;

 

Bunların içinde lisede okuyan boylu boslu genç kızlar ve boylu boslu erkek genç öğrenciler de var. Bunları geçtik şimdi nereye gidiyorum.

 

Bu kez yine boylu boslu kocaman erkekler, çarşının içinde ayçiçeği çekirdeğini çıtır, çıtır yiyor, kabuğunu ‘tuh’ diye caddeye tükürüyorlar. Yakıştı mı?

 

Namaz kılmak için abdest alan genç ve yaşlı insanlar var. Efendiler, beyler kollarını doğru dürüst çemremiyor, abdest alırken biraz da gömleğinin kollarını yıkıyorlar.

 

Abdest alan ya da elini yıkamak için musluğu sonuna kadar açanlar, şöyle bir sağına, bir soluna bakıyor, sonra abdeste yakışmayan bol su ile elini, yüzünü yıkıyorlar. Abdest alırken bol, bol israf ediyor, abdestin fazîletini sıfırlıyorlar.

 

Bu insanlar, yüzlerini yıkarken avcına aldığı suya ‘puf’ diyor, elbîselerine bol su sıçratıyorlar. Hattâ bâzıları pantolonunu bile bir hayli ıslatıyorlar.

 

Koca, koca üstlüğüne imrendiğiniz insanların ağızları küfürle dopdolu. Bilinmez ki küfürden ne anlıyor, ne kazanıyorlar. Bu da ağız, ya da dil kirliliği. Bu kimselere ‘yapmayın, ayıp oluyor deseniz, ya seni tersliyor, ya da ‘ne yapalım?’ diyorlar.

 

Eğer bilmiyorsanız söyleyim. Mâdem ki Müslüman’ız dinimizde küfretmek günahtır. Günâhını bilmeyen insan ise yoktur. Var mı günâhı bilmeyen biri.

 

Hele birine rastladım ki sormayın. Herifin elinde telefon, güzel bir binânın içinde karşısındaki kimseye bana bak ulan! “O filane söyle onun şeyini şey ederim vallaha” diye bir de yemin ediyor. Ne diyelim Allah bu kimselere, müstahak oldukları şeyleri versin.

 

Belediye iyi ve çok güzel düşünmüş. Bâzı yerlere beton saksı, saksının içine de çeşitli renklerde çiçekler dikip Kırıkkale’nin içine saksıları serpiştirmiş.

 

Sigara içenler bu saksıları hemen görmüş, sigarasının izmaritini saksıların içine atmışlar. Be kardeşim mâdem ki Kırıkkale’de merkezde yaşıyorsun, derdin ne senin?

 

Çiçeklerin içinde olduğu o saksılar çiçek saksısıdır. Aslâ sigara izmariti saksısı değildir. Kül tablası da değildir. İçinde yaşadığın bu şehre garazın nedir?

***

Çocuklarımız Cumua günleri câmiye geliyor. Ellerinde birer akıllı denilen telefon var. Vâiz ya da müftü efendi insanlara âyet, hadis okuyarak öğüt veriyor. Müftü, vâiz öğüt veriyor da dinleyen seksenlik dedeler.

 

İmam namaza başladığı zaman daha küçük yaştaki, çocuklar, sabahları serçelerin cıvıldaştığı gibi cıvıl, cıvıl konuşmaya başlıyorlar.

 

Müslümanların çocuklarına bir şeyler öğreterek ‘haydi câmiye git’ demesi elbette suç değildir. Amma bu çocuklara, câmide ‘evlâdım susun, namaz kılan insanları rahatsız etmeyin’ diyen bir imam, bir vâiz, bir müftü yok mu? ‘Câmiye, cemaate, kılınan Cumua namazına saygı gösterin’ denilirse kıyâmet mi kopar? Neden bu suskunluk? 24.2.2018

2385-2386

Bu yazı toplam 584 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.