1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. ISSIZ ADAM
ISSIZ ADAM

ISSIZ ADAM

Doğalgaz yansa da evin içi soğuk... Ya yataktan kalkmayacaksın, yada kalkıp evden kendini dışarı atacaksın. Dışarı daha sıcak geliyor hareket halinde...

A+A-

Doğalgaz yansa da evin içi soğuk... Ya yataktan kalkmayacaksın, yada kalkıp evden kendini dışarı atacaksın. Dışarı daha sıcak geliyor hareket halinde olunca... Karın üzerine yağmur yağmaya başladı, hava yumuşadı. Kar ve yağmur... Kırıkkale birisini kaldıramıyordu ki ikisini nasıl kaldırsın. Neyse ki hafta sonu, herkes otursun oturduğu yerde! Ne yapacaklar dışarı çıkıp ta, söylemeye ne gerek var, her yer su ve çamur deryası. Eşimde tutturdu; "Birde sanat kalemi köşesinde yazıyorsun, mutlaka Issız Adam filmini görmelisin." Çocukluğumda sinemayı çok sevmeme rağmen, artık kapalı ve karanlık yerde ruhum daralıyor. O nedenle de gitmek içimden hiç gelmiyor. Pazar günü Makro marketteki sinemanın ilk seansına gideyim de, günümü öldürmeyeyim dedim. Saat 11.15 seansına gitmek üzere çıktım. Kıl payı yetiştim. Biletimi aldım, paranın üzerini çıkışta alırsınız dedi gişedeki görevli. Salona ilerlerken, görevli genç acele edin dedi. Başladı mı dediğimde, reklamların başladığını belirtti. 1 no.lu salonun kapısını açtı, girdim, ancak karanlık olduğu için körü körüne ilerlemeye başladım. Tiyatroda ön sıralar önemli olmasına rağmen, sinemada arka sıralarda seyretmek daha keyifli. Arka sıralara doğru ilerledim, rastgele bir sıranın ortalarına doğru ilerleyip oturdum. Gözlerim alıştı karanlığa... Birkaç koltuk ilerisinde bir bayan seyirci. Salona bir göz attım, bir o bir ben. İnsana garip geliyor, kocaman salonda iki seyirci. Film başladıktan 10 dakika sonra iki kişi daha, biraz sonra iki kişi daha olduk altı kişi. ISSIZ ADAM Adamdan ziyade genç demek daha yerinde olur, o kadar yaşlı değil ki. "Issız Genç Adam" dense daha gerçekçi olurdu. Güzel müzikle başlayan film. Zamanımız gençliğinin gelgitlerini anlatan bir film. Babası tarafından sermaye verilen genç adam Alper. Yemek kültürü konusundaki bilgisi sayesinde, Tarsus'tan gelip İstanbul'da bir restoranın işletmeciğini yapmaktadır. Gününü gün ederek yaşamakta, her gün farklı kadınlarla birlikte olmaktadır. Kendisinden daha küçük yaştaki Ada ismindeki kadınla kitapçıda karşılaşmaları ile gelişen olaylar. Genç adam, kadından etkilenmiş ve peşini bırakmamıştır. Genç kadında ona karşı boş değildir. İkisi de birbirinden etkilenmiş ve kısa zamanda tutkulu bir aşk yaşamaya başlamışlardır ki; huylu huyundan vazgeçmez. Alper kendisine göre özgür yaşamayı seven, özgür yaşamak uğruna aşkını yaşayamaz ve ayrılır. Bizim toplumda maymun iştahlı denen bir kişilik. Düzensiz ne istediğini bilmeyen gençliğin, gelişigüzel yaşama biçimi. Kendisini seveni ve sevdiğine karşı sorumsuzca tutumu sayesinde, birbiri için çarpan iki yüreğin parçalanışı... Şimdiki gençler tez canlı sanırım, her şeyden hemen bıktıklarını görüyoruz. Sorumluluk almaktan kaçıyorlar. Ancak;filmin final sahnesi her şeyi anlatmaya yetiyor. Mendillerinizi hazırlayın. Gözyaşlarınıza hakim olacağınızı sanmıyorum. Babam ve Oğlum filminden sonra, güzel bir filme daha imzasını atmış, yönetmen ve senaryo yazarı Çağan Irmak. Yeni oyuncu kadrosu, güzel müziklerden kesitler. Semiramis Pekkan'dan; "Bana yalan söylediler." Nil Burak'tan; "Yalnızım ben." Özellikle genç yaşta hayatını kaybeden Ayla Dikmen'in "Anlamazdın" şarkısı etkileyici. Bizleri gençlik yıllarımıza götürdüler. Sevilirken bilmedin mi? Ben söylerken gülmedin mi? Falımızda hasret var, ayrılık var demedim mi? Anlamazdın anlamazdın, Kadere de inanmazdın. Hani sen acı veren kalpsizlerden olamazdın? Dilerim ki mutlu ol sevgilim, Ben olmasam bile hayat gülsün sana. Günahım boynunda, ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda. Değerini ancak kaybettikten sonra anladığımız değerler. Sevmeyi de, sevilmeyi de zamanında yaşamak en güzeli. Sevdiğinizi, aşkınızı kaçırdığınız zaman, telafisi ve geri dönüşü olmayan yola girmekle karşı karşıya kalınmakta, seven iki kalbin parçalanması ile acıdan başka bir şeyin verilmeyeceği. Seven iki kalbin ayrı dünyalarda yaşam sürmeleri ne kadar acı... Bedeli ne olursa olsun, sevilip sevmek kadar güzel ne olabilir. Doğan her günün sabahında hayatında birisinin olduğunu bilmek... Kalplerimize hapsetmeyelim sevgimizi, aşkımızı...haykıralım! Filmin sonundaki gibi sessiz haykırışlar yaşamayalım. İzlenmeye değer bir film. İyi seyirler.

Bu haber toplam 116 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.