1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. İslam’dan önce Arapların ve insanlığın durumu
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

İslam’dan önce Arapların ve insanlığın durumu

A+A-

1- Allah ‘ın varlığına inandıkları halde bununla beraber birçok ilahlara, putlara taparlardı. 2- Melekler, Allah’ın kızlarıdır, diye inanırlardı. 3- Peygamberlerden ve kitaplardan işlerine gelene inanırlardı. 4- İnsanın insan olarak hiç değeri yoktu. Kan davaları, esirleri yakma ve kafataslarında içki içme gibi vahşi adetleri vardı.  5- Kadın bir şehvet ve bir ticaret aleti idi. Meclislerde kadının şeytan mı, insan mı? Canı var mı, yok mu? Diye tartışılırdı.

6- Birçokları kız çocuklarını ve’d-i benât denilen üç şekilden biri ile evden uzaklaştırırdı. Bu üç şeklin birisi, baba bir iki yaşlarındaki kızını başka bir şehre götürür, “sen şurada biraz bekle, ben birazdan geleceğim” diyerek çocuğu orada bırakıp kaçardı. İkinci usul, kız çocuğunu alıp bir çölün ortasına bırakıp geri dönerdi. Çocuk orada aç susuz ölüp giderdi. Üçüncüsü ise, diri diri mezara gömerlerdi. 7-  Kazançlarının büyük çoğunluğu vurgunculuk ve soygun idi. küçük yerlere baskın yaparlar, aldıkları malları yağmalarlar, kadınları cariye ve erkekleri de köle olarak satarlardı. 8- Kurbanlar keserler ve şahit olması için kanını Kâbe’nin duvarlarına sürerlerdi.  9-  Kâbe’yi çıplak olarak, ıslık çalarak ve alkışlar yaparak tavaf ederlerdi. 10- Misafirlere üç gün ikram edilir, iltica edenler korunurdu. 11- Sünnet olunur, gusül yapılır, Safa ve Merve sa’yi yapılırdı. 12- Murdar ölmüş hayvan eti (laşe) yerlerdi. Mevlid-in-Nebî (12 Rebiul’evvel= 20 Nisan 571) Mevlid, sözlükte doğum yeri, doğum zamanı ve doğum demektir. Hz. Peygamber (sav)in doğumuna özel ad olmuştur. Hz. Peygamber (sav)in doğum günü inananlarca kutlanmış ve Mevlid Kandili olarak değerlendirilmiştir.  Peygamberimiz, 12 Rebîul’evvel Pazartesi gecesi dünyayı şereflendirmişlerdir. Yine böylece Rebîul’evvel ayının 12. pazartesi günü (M. 632) ahirete irtihal etmiştir. İbn-i Abbas (ra) der ki: “Hz. Peygamber (sav) pazartesi günü doğdu, pazartesi günü peygamber oldu, pazartesi günü vefat etti, pazartesi günü Mekke’den Medine’ye hicret için yola çıktı, Pazartesi günü Medine’ye geldi ve Hacerü Esved’i pazartesi günü yerine koydu.  O’nun dünyaya gelişi şerefli ve mübarek bir gün olarak kabul edilmesiyle beraber, O’na bağlılığımız Mevlid kandiliyle derin bir anlam kazanmaktadır.  Mevlid geleneği ilk ihdas eden İrbil’in sahibi Melik Muzaffer’dir. Hafı İbn-i Dihye’nin yazdığı ve adına “Et’Tenvîr fi mevlidi’l-Beşîr’in-Nezîr” dediği eserini  Melik muzaffer’e takdim etmiş, o da ona bin dinar bahşiş vermiştir. Bundan sonra her Rebiul’evvel’in 12’sinde aynı kutlama devam ede gelmiştir. İlk kutlamada Melik muzaffer’in üç yüz bin dinar sadaka dağıttığı söylenmektedir.   Osmanlılarda ise bu Mevlid geleneği Yıldırım Beyazıt zamanında, Bursa ulu Camiî İmamı Süleyman Çelebi Merhum’un Peygamberimizi methetmek için yazdığı şiirlerinin okunmasıyla başlamıştır. Bu eseri, Ulu Camideki dînî bir münazara esnasında İranlı bir vezirin, Hz. Peygamber (s)in, diğer peygamberler arasında hiçbir üstünlüğü olmüdığını iler sürmesi üzerine Süleyman Çelebî Merhumun, Hz. Paygamber (s)in üstünlüklerini ortaya koyması gayesiyle kaleme aldığı nakledilir.  Mevlid okumak tek başına bir ibadet değildir. Kur’an-ı Kerim okunması, Salavât getirilmesi, duaların yapılması, Allah’ın adının zikredilmesi ve böylece dînî bir heyecan yaşanması bu toplantıları feyizli ve faydalı hale getirmektedir.

Bu yazı toplam 205 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.