1. HABERLER

  2. SPOR

  3. İMAN HEM NURDUR HEM KUVVETTİR-KAYA SAK
İMAN HEM NURDUR HEM KUVVETTİR-KAYA SAK

İMAN HEM NURDUR HEM KUVVETTİR-KAYA SAK

  Değerli Can Dostlarım!.. Yazıma başlık olarak seçtiğim sözlerin sahibi olan son asrın büyük din âlimi ve İslam mücahidi Bediüzzaman Said Nursi...

A+A-
  Değerli Can Dostlarım!..KAYA SAK-sohbet-i canan Yazıma başlık olarak seçtiğim sözlerin sahibi olan son asrın büyük din âlimi ve İslam mücahidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin başından geçen ibretli bir olayı bu hafta sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Olay; Bediüzzaman Birinci Dünya Savaşında Gönüllü Milis Kuvvetleri Komutanı olarak Ruslarla savaşırken yaralanır ve yaralı olarak Bitlis civarında Ruslara esir düşer ve gönderildiği Sibirya’daki en büyük esir kampında geçer. Günün birinde Rus Çarının dayısı ve aynı zamanda Rus ordusu Kafkas cephesi Baş kumandanı Nikola Nikolaviç kampı teftişe gelir. Kampı gezerken Bediüzzaman Hazretlerinin önünden geçen Nikola Nikolaviçe Hazret hiç ehemmiyet vermez ve yerinden kımıldamaz. Bu durum Başkomutanın dikkatini çeker bir bahane ile tekrar geçer durum yine aynıdır. Üçüncü seferde de durum tekerrür edince komutan dayanamaz üstadın önünde durur ve aralarında tercüman vasıtası ile şu konuşma geçer. “-Beni tanımadılar mı ?” “-Hayır, tanıdım Nikola Nikolaviç, Çarın dayısı, Kafkas cephe si Baş Kumandanı…” “-O halde niçin hakaret ettiler ?” “-Hayır, affetsinler ama ben kendilerine hakaret etmedim benim dinim böyle bir şeye zaten asla müsaade etmez. Ben Mukaddesatımın emrettiğini yaptım.” Der. “-Mukaddesatı ne emrediyormuş ?” “-Ben bir İslâm Âlimiyim. Kalbimde iman vardır. Kendisinde iman olan bir şahıs imanı olmayan bir şahıstan efdaldir. Ben ayağa kalkıp kıyam etseydim, mukaddesatıma hürmetsizlik etmiş olurdum, onun için kıyam etmedim.” “-Şu halde bana imansız demekle, benim şahsımı, hem ordumu hem milletimi ve hem de Çar’ı tahkir etmiş oluyor. Derhal Divan-ı Harp kurularak sorguya çekilsin.” Bu emir üzerine derhal Harp Divanı kurulur. Kamp da ki Türk, Alman ve Avusturya zabitleri, ayrı ayrı Bediüzzaman’a rica ederek Başkomutandan özür dilemesini isterler. Hazreti Üstad ise şu cevabı verir: “-Ben Ahret diyarına göçmek ve Resûlullah Efendimizin huzuruna çıkmak istiyorum. Bana bir Pasaport lâzımdır. Ben imanıma muhalif hareket edemem…”der. Bu sözler karşısında herkes susar ve merakla neticeyi bekler. Nihayet sorgu sual tamamlanır. Rus Çarını ve Ordusunu tahkir suçundan idama mahkûm edilir.Kararı infaz için gelen bir manga askerin başındaki subaya Üstad Hazretleri : “-Müsaade ediniz, 15 dakika son vazifemi yapayım.” Diyerek izin alır ve abdest alıp iki rekât namaz kılarken hiç beklenmedik bir hadise olur .Çarın dayısı ve aynı zamanda Kafkas Cephesi Başkomutanı olan Nikola Nikolaviç gelir ve Bediüzzaman Hazretlerine hitaben : “-Beni affediniz. Sizin beni tahkir için bu hareketi yaptığınızı zannediyordum, hakkınızda kanuni muamele yaptım. Fakat şimdi anlıyorum ki siz bu hareketinizi imanınızdan alıyorsunuz ve mukaddesatın emirlerini ifa ediyorsunuz. Hükmünüz iptal edilmiş dini salâhatinizden dolayı şayan-ı takdirsiniz. Sizi rahatsız ettim tekrar tekrar rica ediyorum beni affediniz…” Aziz Can Dostlarım !... Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin SÖZLER  isimli eserinde “İMAN HEM NUR DUR HEM KUVVETTİR ,HAKİKİ İMANI ELDE EDEN ADAM KÂİNATA MEYDAN OKUR.” Diye bir cümle vardır. İşte bu cümleye inanan ve inandığını da yaşayan insanın elde ettiği sonuca en güzel örnektir diye düşünüyor ve olayın yaşadığımız hayatımıza adaptasyonunu yaparak iman seviyemizin tayinini takdirlerinize sunuyor Hayırlı Cumalar temenni ediyorum.    
Bu haber toplam 225 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.