1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Hz. PEYGAMBERİN HADİSLERİNDE ” TÜRKLER” (4)
Hz. PEYGAMBERİN HADİSLERİNDE ” TÜRKLER” (4)

Hz. PEYGAMBERİN HADİSLERİNDE ” TÜRKLER” (4)

Halife Hz. Ömer şöyle demiştir; “Türkler ne yaman bir düşmandır. Onların (düşmanlarına) verecekleri (ganimet) çok az, alacakları ise pek çoktur” (17). Yine...

A+A-
Halife Hz. Ömer şöyle demiştir; “Türkler ne yaman bir düşmandır. Onların (düşmanlarına) verecekleri (ganimet) çok az, alacakları ise pek çoktur” (17). Yine Hz. Ömer bir keresinde Hz. Peygamber’in bu konudaki hadisinden hareketle şöyle demiştir; “Yüzleri deriden kalkan gibi yuvarlak ve geniş, gözleri sanki nazar boncuğu gibi olan kavimlerden çekininiz. Onlar size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyiniz” (18) İbn Abdi Rabbih’in dediğine göre Kerbelada Yezid’in adamları tarafından muhasara altına alınınca Hz. Hüseyin Yezid’in temsilcisi Ömer b. Saad’a şöyle demiştir; “Ey Ömer! Benim için şu üç şıktan birini seç; Ya beni bırakırsın geldiğim gibi geri dönerim veya Yezid’e emniyetle gitmemi sağlarsın, elimi onun elinin üstüne koyarım. Yahut da Türk yurtlarına çekip gitmeme müsaade edersin. Orada kalır ve ölünceye kadar cihad ederim” (19) (et-Taberi, V.s.393) Hadisler’de ve diğer rivayetlerde geçen Kantura oğulları, Aftalit ve Huz kelimeleri tamamıyla Türkleri ifade etmektedir. Zira Aftalitlerin diğer adları Akhunlar, Huzlar Oğuzlar, Kantura oğulları da yine rivayete göre Hz. İbrahim’in Kantura isimli bir Türk prensesi ile evlenmesinden doğan Türk gruplarını teşkil ederler. Acem kelimesi ise Arapca’da yabancı anlamına gelir ki; bu kelimenin çoğulu acaim’dir. Yani yabancılar. Bu kelime ilk çağlarda, daha doğrusu İslam’ın ilk dönemlerinde Araplar dışındaki toplulukların tamamını (bu arada Türkleri de) kapsıyorken, zamanla sadece İran halkına yani Fars Milleti’ne hasredilmiştir. Dolayısıyla Hz. Peygamberin bazı hadislerinde geçen acem kelimesi İran ve Turan halkını, bazılarında (özellikle fiziki özelliklerin bahis konusu edildiği hadislerde) geçen acem kelimesi ise tamamıyla Türkleri kastetmektedir. (20) Hz. Peygamber’in bazı endişelerine ilave olarak Hz. Ömer gibi korkusuz ve gözü pek bir insan bile Türklerden çekindiğini açıkça ortaya koymakta, Ebu Talip ve onun torunu Hz. Hüseyin ise Türk yurtlarını sığınılacak şefkatli bir kucak olarak görmektedirler. (21) Demek oluyor ki; Türk Milleti, Arapların gözünde, yiğit, cesur, savaşçı ve kahraman olduğu kadar misafirperver ve kendisine sığınan insanlara kol kanat geren bir yapıya da sahip bir millettir. Yani Türk Milleti, öyle kendisinden korkulacak, utanılacak ve de reddedilecek kadar sıradan ve örselenmesi gereken bir Üst Kimlik değil, aksine, bağlanılması ve altında toplanılması gereken bir mukaddes şemsiyedir. (22) Arap Tarihçi İbn-i Hassul’un "Seceat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiç bir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır." sözleri de biz Türkler için gurur verici bir ifadedir. KAYNAKÇALAR: (17) El-Câhız,Fezâilü’l- Etrak, I. S.58 (18) Nuaym bHammâd, Kitâbü'l-Fiten (nşr. Süheyl Zekkâr), Beyrut 1414/1993, s.1226 (19) et-Taberi, V.s.393 (20) Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı’nın “Hz. Peygamber’in Hadislerinde Türkler” (21) Nihat Çetinkaya, Kızılbaş Türkler, Kripto Yay. Ankara, 2014 (22) Cahız, Hilafet Ordusunun Menkıbeleri, Türklerin Faziletleri, Çev. R. Şeşen, Ankara 1988
Bu haber toplam 245 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.