1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Hz. İBRAHİM PEYGAMBER, KANTURA HATUN VE TÜRKLER
Hz. İBRAHİM PEYGAMBER, KANTURA HATUN VE TÜRKLER

Hz. İBRAHİM PEYGAMBER, KANTURA HATUN VE TÜRKLER

Hz. İbrahim, Kur’an-ı Kerim’de zikri geçen birçok hak peygamberin aksine Yahudi ırkına mensup olmayan fakat İbrani tarih ve kültürüne mal edilmiş,...

A+A-
Hz. İbrahim, Kur’an-ı Kerim’de zikri geçen birçok hak peygamberin aksine Yahudi ırkına mensup olmayan fakat İbrani tarih ve kültürüne mal edilmiş, kendisine bir nevi yazılı belgeler (suhuf) verilmiş, büyük, ulu ve yüce bir peygamberdir. Onun dininin asıl karakteri, şiarı, haniflik idi. (Kur’an-ı Kerim, el Bakara 135, Al-i- İmran 6, el -Enam 161, el-Nuh 120) Hz. İbrahim’in gerçek babası Tarah yani Azer, anası ise Üşa’dır. Hz. İbrahim Mezopotamya’da Sümer’lerin en büyük şehirlerinden Ur şehrinde dünyaya gelmiştir. Bugün Sümerlerin Orta Asya’dan göç ederek Mezopotamya’ya yerleştikleri tespit edilmiştir. Sümerler kendilerine “kenger” diyorlardı. Kengerler, birçok Türk topluluklarında bugün dahi yaşadıkları herkesçe malumdur. Sümerler M.Ö. 9000 yıllarında Altay Dağlarından daha güneye, daha sıcak bir coğrafya’ya yerleşmişlerdir. Türkmenistan’ın Aşkabat şehri yakınlarında Gök Tanrı ANU adına Anav şehrini kurmuşlardır. M.Ö.4500 yıllarında Anav şehrini terk ederek Mezopotamya’nın verimli topraklarına göçmüşlerdir. Hz. İbrahim ve Nemrut hakkında ciddi araştırmalar yapan İ.S.Cem aynen şöyle der: “Hz. İbrahim, Mezopotamya’da zuhur etmiş ve kan itibariyle tamamen Sümer Türklerine mensup bir Hak peygamberdir. Yahudi ırkı ile en ufak bir şekilde dahi münasebeti yoktur. Yahudi ırkı, Hz. İbrahim’den yedi asır sonra ortaya çıkmıştır.” Sümerlerle ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’da ömrünü Sümerler konusunda yaptığı çalışmalara adamış ve yaptığı çalışmaların nihayetinde “Sümerler Türk’tür” demektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de de Hz. İbrahim’in ne bir Yahudi ve ne de Nasranî olmadığı, çok kesin bir şekilde vurgulanmıştır. (Bakara, 6-8) Hz. İbrahim, bereketli uzun bir hayat yaşamıştır. O, bu uzun ömründe birden fazla kadınla evlilik yapmış ve bu evliliklerden birçok evladı dünyaya gelmiştir. “Temel kaynaklarda bunların üç tane olduğu kaydedilmektedir. Bu hanımlarından birisi Hacer; İsmail’in annesi, diğeri Sara; İshak’ın annesi, bir üçüncü ise Kantura’dır ki, kendisi Turan soylu asena’dır.” Değerli Araştırmacı ve ilahiyatçı Zekeriya Kitapçı, İbnü’l –İbri’den naklen, Kantura’nın hiçbir tereddüde yer verilmeyecek bir şekilde Türk Hakanının kızı bir Türk Prensesi olduğunu kaydetmektedir. (1) Hz. İbrahim’in Kantura Hatun’dan Zimran, Yaksan, Madun, Madyan, Esbuk ve Şuht olmak üzere altı erkek çocuğu meydana gelmiştir.  El Cahız’a göre işte Hz. İbrahim’in bu altı oğlundan dördü Horasan’a gelip yerleşmiş ve bunların soyundan da “Horasan Türkleri” meydana gelmiştir.(2) Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Türklerden “Kanturaoğulları” diye bahsederdi. Hatta 9. Asırda Müslüman olup halife etrafından toplanan Türkler, soyları sorulduğunda “Babamız İbrahim, amcamız İsmail” derlerdi. Hatta Hz. İbrahim’in oğullarını Horasan’a gönderirken onları yeryüzünün en hayırlıları ve “dünyanın hükümdarı olmaları için” birçok hayırlı dualar etmiştir. Yine Sevgili Peygamberimiz, Türklerle ilgili şöyle buyurmaktadır: “Türkler size dokunmadıkça sizde onlara sakın dokunmayınız. Zira Kantura Oğulları soyundan gelen (bu Turanîler) Allah’ın ümmetime verdiği mülk ve saltanatı onların elinden mutlaka çekip alacaktır”. (3)   Kaynakça: (1). Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı, Mukaddes Çevreler ve Eski Hilafet Ülkelerinde Türk Hatunları, (2) Remzi Murat, Telfiku’l –Ahbar, İ.Danişmend, Türklük ve Müslümanlık, (3).el Cahız, Hilafet Ordusunun Menkıbeleri, çev. R.Şeşen)  
Bu haber toplam 28042 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.