1. YAZARLAR

  2. ALİ AYDEMİR

  3. HUTBELER SINIRLI OLMAMALI
ALİ AYDEMİR

ALİ AYDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

HUTBELER SINIRLI OLMAMALI

A+A-

Hutbeleri, cuma ve bayram namazlarından önce görevli hatiplerce okunan dini hitabe olarak belirtebiliriz. Minberden okunan hutbeler Türkçe açıklamalarıyla,cemaat aydınlatılmak istenir.İslam’da hutbenin önemli bir yeri vardır. Hutbe Cuma ve bayram namazlarında okunmaktadır. Hutbe dua ve öğüt olarak iki bölümde verilir. Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi Cumhuriyet’in ilk yıllarında da hutbenin hem dua kısmı hem de öğüt kısmı Arapça olarak okunmaktaydı. Atatürk , 1 Mart 1922’de Meclis’te yaptığı konuşmada, “Camilerin mukaddes minberleri, halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberden halkın anlayacağı dilde ruh ve beyne hitap olunmakla Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur.” diyerek dile getirmiştir. Böyle bir lidere minnet duymamız önemlidir. Atatürk’ün kendisi de 7 Şubat 1923 tarihinde Balıkesir’in Zağnos Paşa Camii’nde Türkçe bir hutbe okuyarak bu konuda öncülük etmiştir.Atatürk'e dil uzatan gafiller o Balıkesir de okunan hutbeyi bulup okusunlar. Hutbeler hazırlanmasında,bir komisyonun görev aldığı belirtilmektedir.Bu komisyonlarda görev alanlar, korkmadan,hutbe konularını seçebiliyorlar mı? Bazı psikologdan yardım alınmaması en büyük eksikliklerden bir olarak görüldüğü söylenmektedir. Yıllarca Çanakkale zaferi hutbelerden anlatılırken Atatürk'ün ismi söylenirdi.Her nedense son yıllarda Atatürk'ün ismini hutbelerden okunmamaktadır.Bu konuda Meclise önerge veren milletvekilleri oldu.Cuma günleri milyonlarca kişiye ulaşan hutbelerde, yıllar önce anlatılanlar tekrar edilmekte, toplumun dini duyarlılığında, çok daha büyük bir değişim oluşturulması, zamanımızda ki hatalar, günahlar, sapıklıklar, hırsızlıklar, ihanetlerin ve israfların anlatılması gerekirken, pek de bir değişim yapabilecek bilgilerden bahsetmekten çekinir hale gelinmiştir. Dünyada ki ve ülkede ki bozukluklar,dinin yasakladığı kabahatler, günahlar dile getirilmekten kaçınılıyor. Haksızlıklar karşısında susmak bir ilke oldu.Başkalarının haklarını vermeyip, hakaretler edenler Hayırsever olarak tanıtılmaktadır. Camiye, Mektebe ve Kışlaya siyaset sokulmaması gerekirken, ne yazık ki,pervasızca siyaset yapılmakta ve kendilerini kabul ettirmek ve yükselmek isteyen bazı din adamları ve yetkililer hutbelerde şık olmayan konuşmalar  yapmaktadırlar.Camiye gelen siyasetçileri tanıtma metodunu uygulama yollarını seçmekten kaçınmıyorlar. Hutbelerde hırsızlıklar,yolsuzluklar, israf konuları hiç işlenmez hale getirildi.Bizlere göre talimatlar her halde öyle geliyor. Dinimize, Peygamberimize,camilerimize ve tüm dini kurumlara saygımız ve sevgimiz tartışılmaz. Camilerimizin içleri cuma günleri hariç cemaatle doluyor mu? Dini müesseseler yoluyla puan toplama taktikleri, sık sık camilerde toplanan paralar, vatandaşlarda tedirginlikler yaratmaya başladı.  Birbirlerin yakın camiler olduğu halde hayırsever vatandaşların iyi niyetini daha önemli yapılacak hayırlar varken, vatandaşların ihtiyaç duydukları bir yere cami sıkıştırmak, gerçekten etik oluyor mu? Camiler, Kuran Kursları, İmam Hatip okullarının çoğalmasına karşı değiliz. Ancak; toplumda suç oranlarının artması, kanun tanınamazlık, başkalarının haklarını gasp etmeler,intiharlar,cinayetler,katliamlar v.s. azalmıyor. Asıl mesele, önce kalplere hükmetmeyi, haklıyı, haksızı birbirlerinden ayırt etmeyi vatandaşlarımıza kazandırmalıyız.Belli bir okulun reklamını bazı yetkililerce internet ortamlarında ısrarla duyurmak istemeleri bir yerlerden gelecek lütuflara mı göz diktikleri akla geliyor. Diğer okullar da ,idarecileri de, öğretmenleri de bizim olduğunu unutmamalıdırlar. Kardeşlik, birlik, beraberlik kavramlarını zedelememek gerekir. Kuran-ı Kerim ne emrediyorsa, Peygamberimiz hadisleriyle neler belirtmişse, o yollardan korkmadan, yılmadan yürümek her din adamının, her eğitimcinin,her vatandaşın asli görevi olmalıdır. Barış dolu, mutlu,huzurlu nice Ramazan Bayramları dileklerimle.

Bu yazı toplam 5674 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.