1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Hüdaverdi DEMİR: Eğitimsiz bir öğretimin anlamı yoktur.
Hüdaverdi DEMİR: Eğitimsiz bir öğretimin anlamı yoktur.

Hüdaverdi DEMİR: Eğitimsiz bir öğretimin anlamı yoktur.

Atatürk Anadolu Lisesi Okul Müdürü Hüdaverdi Demir ile Eğitim-Öğretim Üzerine sohbet "Hüdaverdi DEMİR, 1959 Yılında Kırşehir'in Akpınar ilçesi,...

A+A-

Atatürk Anadolu Lisesi Okul Müdürü Hüdaverdi Demir ile Eğitim-Öğretim Üzerine sohbet "Hüdaverdi DEMİR, 1959 Yılında Kırşehir'in Akpınar ilçesi, Hanyeri Köyü'nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi Kırıkkale'de okudu. Daha sonra Kırşehir Eğitim Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde okudu. G.Ü Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nü bitirdi. Bir süre Muş'ta Sınıf Öğretmenliği yaptıktan sonra 1992'de Kırıkkale Anadolu Öğretmen Lisesi'ne Rehber öğretmen olarak atandı. 2003 yılında ise Atatürk Anadolu Lisesi okul müdürlüğüne atandı, halen bu görevini sürdürmektedir." Atatürk Anadolu Lisesi'nin eğitim ortamının diğer birçok liseden daha iyi olduğu seslendiriliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Göreve başlamamızdan itibaren öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin daha iyi ortamlarda eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmeleri için iyileştirme çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu çalışmalarla okul bahçesinin düzenlenmesi, çimlendirme, sulama, ağaçlandırma, kilit parke yapılması, aydınlatma çalışmaları, giriş kapılarının yaptırılması, öğrencilerin oturabileceği alanların oluşturulması en son olarak da öğrencilerin sıcak günlerde oturup çay içip dinlenebileceği kamelya yapılarak hizmete sunulmuştur. Okul bahçesi ve girişiyle ilgili yaptığımız bu çalışmalar okulumuza ayrı bir güzellik ve farklılık katmıştır. Bu durumu okulumuza gelen veli ve diğer ziyaretçiler de ifade etmektedir. Okul binası içerisinde fiziki yapıyla ilgili birçok çalışmalar yapılmış bu çalışmalar da okul girişinden itibaren hissedilmektedir. Belki bizler sürekli bu ortamın içinde olmamız dolayısı ile bunları fark edemiyoruz; ama dışarıdan gelenler bunu daha iyi gözlemleyebiliyorlar. Bizler de zaman zaman değişik okulları gördüğümüzde okulumuzun şartlarının iyiliğinin farkına varabiliyoruz. Fizik, kimya bilgisayar laboratuvarlarımız, resim salonu, çok amaçlı salon, kütüphane, kantin, spor salonu, basket alanı, ders anlatımlarına görselliği de katmak için oluşturulan içerisinde projeksiyonu, bilgisayarı ve perdesi olan özel derslik gibi birçok imkâna sahip olan okulumuzun bu yerlerin altyapısının uygunluğu ve düzeni ile de ayrıcalık oluşturduğuna inanıyorum. Sizlerin de bildiği gibi okulumuzun aynı zamanda kız ve erkek pansiyonu bulunmakta. Bu da bizlere ayrı bir sorumluk katmaktadır. Çünkü burada kalan 195 öğrencinin beslenme, barınma, sağlık gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması, ders çalışma ortamlarının hazırlanması gibi mükellefiyetlerimiz bulunmaktadır. Bu kısımda da iyileştirme çalışmaları ile ilgili; yatakhane kısmının halıfleksle döşenmesi, yemekhane tabanının kalebodur yapılması, yemeklerin temizlik ve kalitesine azami özen gösterilmesi, yemeklerin porselen tabaklarda verilmesi gibi birçok iyileştirme yapılmış; pansiyonda kalan öğrencilerimizin rahat ders çalışabileceği ortamlar hazırlanmıştır. Pansiyonumuzun kalite ve düzen bakımından da diğer pansiyonlu okullar arasında en iyilerden olduğunu düşünmekteyim. Okulumuzun almış olduğu beyaz bayrak da bunun göstergesidir. Eğitim ve öğretim konularına bakışınız nasıldır? Türkiye'de eğitimden ziyade öğretime önem verilmesinin doğruluğuna inanıyor musunuz? Bizlerin eğitim ve öğretime bakışımızın nasıl olması gerektiği 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun genel ve özel amaçları bölümünde belirtilmiştir. İyi insan, iyi vatandaş ve iyi bir meslek sahibi yetiştirmeyi kanunumuz genel amaç olarak belirlemiş. Bu genel amaçları esas alarak, okulun kuruluş amacı olan üst öğretim kurumlarına öğrencileri hazırlamak amacını da göz ardı etmeden eğitim-öğretim çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Öğrencilerimizin, velilerimizin beklentilerini karşılamak, öğrencilerimizin istedikleri bir üniversiteyi kazanmalarını sağlamak da öncelikli hedeflerimiz arasında bulunmaktadır. 2006 yılında ilk mezununu veren okulumuzun üniversiteyi kazanma oranı % 23,35 iken 2008 itibariyle üniversiteyi kazanma oranı % 49,10 olmuştur. Mezun öğrencilerimizin üç yıllık performansını dikkate aldığımızda da öğrencilerimizin % 98'inin üniversiteye veya polislik, astsubaylık gibi bir mesleğe girebildiklerini görmekteyiz. Eğitim ve öğretimi birbirinden ayırarak değerlendirmek uygun olmaz. Öğretim olmadan eğitimi gerçekleştirmek mümkün olmadığı gibi eğitimsiz bir öğretimin de anlamı yoktur. Çünkü öğretimin amacı eğitimi yani istenilen davranış değişikliklerini oluşturmaktır. Fen Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi, Atatürk Anadolu Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi Osmangazi Mahallesi'nde bulunacak. Bu önemli okulların şehir merkezi dışında olması eğitimi nasıl etkileyecek? Pansiyonlu okulların şehir merkezi dışında olmasını gerek eğitim-öğretim faaliyetleri için gerekse pansiyonda kalan öğrencilerin rahatı için yararlı görüyorum. Kendi okulumuzda da bunu görmemiz mümkün. Birkaç Avrupa ülkesine gittiniz, oradaki eğitim ortamını ve eğitim anlayışını gözlemleme imkânı buldunuz. İlk plânda dikkatinizi çeken hususlar nelerdi? Ülkemizle kıyaslayabilir misiniz? Baştan şunu söylemeliyim ki Avrupa Birliği projeleri idarecilerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize faydalı olmuştur. Birçok insan bu vesile ile yurtdışını görmüş kendi ülkemizle oraların eğitim, kültür, yerleşim yerlerinin fiziki durumu ve insan ilişkileri gibi konularda görerek fikir sahibi olmuştur. Bu durum milletlerin birbirine bakış açısını da olumlu yönde etkilemiştir diye düşünüyorum. Gittiğimiz ülkelerde sınıflara girip derslere katılıyoruz. Girdiğim bir sınıfta dikkatimi bir şey çekmişti, Sınıfın yaş seviyesine göre oldukça küçük sayılabilecek bir erkek öğrenci de sınıfta bulunuyordu. İlk önce bu öğrenci zeki olduğu için buna sınıf atlatmışlardır diye düşündüm. Daha sonra konuyu sorduğumda bu öğrencinin kendi sınıf seviyesinde yaramazlık yaptığını, arkadaşlarını rahatsız ettiğini ceza olarak da üst sınıfların içine aldıklarını ifade ettiler. Ders işlemeyle ilgili de şöyle bir gözlemimi anlatabilirim: Coğrafya dersinin olduğu bir sınıftayız. Dersin hocası konu ile ilgili öğrencilere bilgi verdi yani derste hangi konuyu işleyeceklerini, hangi materyalleri kullanacaklarını ve öğrencilerin neler yapması gerektiğini öğrencilere anlattı. Daha sonra bir gazeteden konu ile ilgili yayınlanmış bir yazının fotokopisini bütün öğrencilere dağıttı. Öğrenciler yazıyı okuldular kendilerince önemli olan yerlerin altlarını renkli kalemle işaretlediler. Daha sonra üç kişilik bir grup tahtaya çıkarılarak yazı ile ilgili anladıklarını grafik eşliğinde anlatmaları istendi. Öğrenciler konuyla ilgili bir grafik çizdiler öğretmen bu grafiğin konuya uygun olup olmadığını sordu. Öğrenciler grafiğinin doğru olup olmadığını tartıştılar daha sonra devreye öğretmen girerek gerekli düzeltmeyi yaptı. Öğrenciler de konularını anlatarak yerlerine geçtiler. Bu dersi analiz edersek şunları söylememiz mümkün: 1-Konu öğrencilerin yaşadığı şehrin ekonomisi ile ilgili yerel bir konu. 2-Yazıyı öğrenciler okuyarak, okuma, anlama ve grafik çizerek de yorumlama yeteneklerini geliştirme imkânını buluyorlar. 3-Öğrenci, konuyu tahtaya çıkıp anlatarak da grubun karşısında anladıklarını ifade etme becerisi kazanıyor. 4-Yazının bir gazeteden seçilmiş olması da bana göre manidar. Gazete okuma alışkanlığı kazandırmak içindir diye düşündüm. Ülkemizde gazete veya kitap okumanın azlığını da herhalde buralarda aramalıyız diyorum. Ama bu uygulamayı bizler okullarda yaptığımız takdirde öğrencileri üniversite sınavlarına hazırlama konusunda sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyorum. Kırıkkale iller arası sıralamada eğitim anlamında orta sıralarda yer alıyor. Bizi üst sıralarda olmaktan alıkoyan etmenler nelerdir? Bir ilin eğitim alanında başarısı deyince hemen akla OKS, ÖSS ve bunların sonucunda alınan puanlar ve yerleştirmeler geliyor. Değerlendirmeler de buna göre yapılıyor. Belirleyici olan bu sınavlar; ama bizim ders programlarımız bu sınavlar esas alınarak yapılmıyor. Okulların bu sınavlara hazırlık durumları da değişik olmaktadır. Buna göre ilimizi değerlendirecek olursak: OKS'de 2007 yılında Türkiye genelinde 39. sırada, 2008 yılında 33. sırada olduğunu görmekteyiz. Yani 6 sıra bir yükselme var. ÖSS'ye baktığımızda 2007 yılında sayısalda 25. Türkçe-Matematikte 28. Sözelde ise 40. sıralarda; 2008 yılında sayısalda 24. Türkçe-Matematikte 27. sözelde 37. sıralarda olduğumuzu görmekteyiz. Burada da bir yükselmenin olduğunu görmekteyiz. Bu durum Kırıkkale'nin iyi gittiğini göstermektedir. Eğitim uzun vadeli bir iş olduğundan bu günden yarına hızlı değişiklikler beklememek gerekir. Yönetiminiz döneminde okulumuzda altyapı ve eğitim anlamında önemli değişiklikler oldu. İmkânlar oluştuğunda yapmayı istediğiniz başka ne gibi yenilikler var? Ders işleme ortamları olan sınıflarla ilgili birtakım iyileştirme çalışmaları yapmak, bunlar: projeksiyonlu sınıfların sayılarını artırmak, yazı tahtalarını teknolojik hale getirmek, öğretmenlerin birbirinin bilgi ve tecrübelerini paylaşacak ortamlar hazırlamaktır. Öğrencilerin bilgi ve motivasyonlarını artıracak çalışmalar yapmak, velilerin eğitim ortamına katılımlarını daha fazla sağlamaya çalışmak ve şu anda bir eksiklik olarak gördüğümüz tiyatro salonu oluşturmak gibi düşüncelerimiz bulunmaktadır. Branşınızın Rehberlik olması mesleğinizde size ne gibi avantajlar sağladı? Hatıralarınızdan esinlenerek örnekler verebilir misiniz? Okulda, ailede, günlük hayatımızda kısacası yaşantımızda ilişkilerimiz çok önemlidir. İlişkilerimizle hiç problem olmayacak bir konuyu içinden çıkılmaz bir problem ve kavga konusu haline getirebileceğimiz gibi bir problemi de sağlıklı bir iletişimle hiç kimse zarar görmeden çözebiliriz. Bu yönüyle ilişki, iletişim çok önemli. Branşımızın rehberlik olması insan ilişkilerini olumlu yönde düzenlemem açısından faydalı olmuştur. Lise tercih etme durumunda olan ilköğretim son sınıf öğrencilerine Atatürk Anadolu Lisesi'ni nasıl anlatırsınız? Kırıkkale Atatürk Anadolu Lisesi, öğrencilerin beklentilerini karşılayacak, onları bir üst öğrenim kurumlarına taşıyacak öğretmen kadrosuna, fiziki imkânlara ve hoşgörü iklimine sahip olan bir okuldur. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerinden önce bizleri, okuyacakları okulun imkânlarını görmelerini ve tercihlerini buna göre yapmalarını önerir hepsine başarılar diler, sevgi ve saygılarımı sunarım. Mülakatı Yapanlar: (11 TM-A'dan) Güldane AKYURT, Mehmet YÜKSEL ve Solmaz CAN

Bu haber toplam 489 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.