1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Her Şey Aydınlandı
Her Şey Aydınlandı

Her Şey Aydınlandı

Bu yazı başlığını bir filmden aldı. 2011’in nisan ayında televizyonda izlediğim bir filmin adı Her Şey Aydınlandı. Amerikalı bir Yahudi gencin, dedelerinin...

A+A-

Bu yazı başlığını bir filmden aldı. 2011’in nisan ayında televizyonda izlediğim bir filmin adı Her Şey Aydınlandı. Amerikalı bir Yahudi gencin, dedelerinin öldürüldüğü Rusya’ya yolculuğunu anlatıyor.

Bu yolculuk esnasında Yahudi genç, bulduğu kimi nesneleri özenle plastik poşetlere koyuyor.

Bu hali gören yol arkadaşı anlamsız bulduğu bu nesne toplama işi karşısında hayretle bunu niçin yaptığını soruyor. Aldığı cevap basit gibi görünse de oldukça derin: “Unutmamak için. Hafızama güvenmiyorum”

Filmin ruhunu yansıtan bir başka cümle de şuydu: “bütün aydınlanmalar geçmişin ışığında” film birçok Amerikan filminde olduğu gibi Yahudi yeteneğini, mazlumluğunu, haklılığını anlatmaya yönelik. Sinemanın büyüleyici etkisi içinde bu mesaj verilmeye çalışılıyor. Filmde geçen bu iki cümle üzerine düşünmek gerekiyor. “Bütün aydınlanmalar geçmişin ışığında” “Unutmamak için… Hafızama güvenmiyorum.” Dünü unutmak aslında yarından vazgeçmektir. Bugünle ve yarınla hesabı olanlar, tarihlerini merkeze koyup oradan elde ettikleri şahsiyetle fiile kalkışırlar. Bu hal onları özel-biricik kılar. Böylece akan, değişen zaman içerisinde kaybolma riski sıfırlanır. Tarihi karanlık sıfatıyla yaftalayanlar, onu tamamlanmış ve ilkelmiş gibi gösterenler, aslında bugünün gerçek- hakikat olduğunu, hayatın bu gerçeklik üzerinden idame ettirilmesi gerektiğini şuurumuza sızdırıyorlar. Batının, tarihi karartması, kendi aydınlığına alan açmasından başka bir şey değildir. Geleneksel eğitim anlayışımızda dünün kıssalarında defalarca tekrar etmek yoluyla aidiyetimizi pekiştiriyor, oradan şahsiyet devşiriyorduk. Modernizm kavramının kendisinde bile tarihi aşağılayıcı bir mana var. Kuran’ın önemli bir kısmı geçmişin anlatılmasından oluşuyor. Hatta aynı hadise farklı farklı yerlerde defalarca karşımıza çıkıyor. Unutmamıza fırsat verilmiyor. Ya da adımlarımızı nereye, nasıl, ne üzerinden atmamız gerektiği pekiştiriliyor. Hakikat dünün ışığında saklı. Çevremizde muhatap olduğumuz mekânlardaki nesneler bizim düşünme biçimimizi de belirliyor. Evinizin duvarındaki süs eşyaları ne ile çevrelendiğinizi de gösteriyor. Çocukluğumda hangi komşumuzun evine gittimse, kendi evimiz dâhil, duvarda işlemeli kabı içinde Kuran, çerçeve içerisine alınmış besmele, Allah’ın isimleri, sahabe isimleri, hilye-i şerifler, Kâbe resimleri olurdu. Bu nesneler insanların oturuş, kalkışlarını etkilerdi. Unutmamak için hatırlatmalara ihtiyaç var. Bir konuşmasında İsmet Özel “İnsanın özü yoktur, tarihi vardır.” demişti. Tarihimiz, özümüz ise özümüzü gürleştirmeliyiz. Özdeki gürlük kaybolmayı engellediği gibi yanlış olanın alanını da daraltıyor.  
Bu haber toplam 138 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.