1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Hazreti Peygamber
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hazreti Peygamber

A+A-

Beni Mustalık gazvesi ve Hazreti Peygamber (s.)in Cüceyriye ile evlenmesi: 2 Şaban H.5 –(626)

Beni Mustalık, Medine’ye 9 konaklık mesafede yaşayan itibarlı bir kabile idi. Bunlar Uhud harbinde müşriklere yardımda bulunmuşlardı. Uhud savaşının sonucundan cesaret alan bu kabilenin reisi Haris ibn-i Ebi Dırar’ın büyük bir kalabalıkla Medine’ye saldıracakları haberini alan Hazreti Peygamber (s.) onları yerlerinde bastırmak üzere Şaban’ın ikisinde yola çıktı. Zeyd b. Harise’yi Medine’de vali olarak bıraktı. Bu savaşa eşlerinden Hz. Aişe ile Hz. Ümmü Seleme de katıldılar. Daha önce hiçbir savaşa katılmayan münafıklar da bu savaşa (ganimet alma hevesiyle) katıldılar.

Yolda bir düşman casusu yakalandı. Efendimiz, düşmanın durumu hakkında bilgi istedi. O da hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine o casus öldürüldü. (Nurul’yakîn / 129) İki ordu karşı karşıya geldiklerinde casuslarının öldürüldüğünü öğrenenince düşman tarafından bir çoğunun içine korku düştü ve savaştan çekildiler.

Kalanlara İslamiyet teklif edildi. Kabul etmemeleri üzerine savaş başladı.

Bu gazvede (savaşta) 10 kafir öldürüldü. Yanlışlıkla bir de Müslüman şehit edildi. Savaş Müslümanların zaferi ile neticelendi. 600 kişi esir alındı. 2 bin deve, 5 bin koyun ganimet ele geçirildi.

Bu gazvede Beni Mustalık kabilesinin Reisi Haris’in kızı Cüveyriye de Müslümanlara esir düşmüş, ve Sabit ibni kays’ın hissesine düşmüştü. Sabit’ten mükateb olmasını istemiş, o da kabul etmişti. Mükâteb demek, bir köle efendisine: “Bana izin ver değerim olan parayı tedarik ederek sana teslim edeyim, sen de beni hür et” demesi üzerine efendisinin bunu kabul etmesine ve nun da hürriyetine kavuşmasına denir.) Bunun üzerine Cüveyriye, Hz. Peygamber (sav.)e gelerek ondan yardım istedi. O da: “Sana bundan daha hayırlısını söyleyeyim mi?, Ben de senin fidyeni ödeyeyim, Sen de İslam’ı kabul ederek benimle evlenmeyi kabul eder misin?” dedi. O da olur, dedi. Böylelikle ümmülmü’minin Müslümanların annesi) arasına katıldı. Bunu duyan sahabeler “Peygamberin hanımının akrabaları bizim elimizde esir olmaz, bu mürüvvete yakışmaz, dediler ve ellerindeki 600 esiri fidyesiz olarak serbest bıraktılar. Bu insanî muameleyi gören esirlerin hepsi ve Mustalık oğullarının hepsi de Müslüman oldular. Hazreti Aişe (r.a) der ki: Cüveyriye kadar kavmine uğur getirmiş başka kadın kimse yoktur. İşte Resûl-i Ekremin bu kadınla evliliğinin hikmeti de budur.

Efendimizin kaybolan devesi ve yerini haber vermesi:

 Münafıkların bir diğer girişimi, bu savaştan geri dönüş yolunda Hz. Peygamber’in dişi  devesi Kasvâ’nın kaybolmasıyla ortaya çıktı. Müslümanlar her tarafta kaybolan deveyi aramaya başlayınca münafıklardan Zeyd b. el-Lusayt: “Muhammed semanın haberlerini veriyor. Fakat kaybolan devesinin yerini bilmiyor.” Demişlerdi. Hz. Peygamber’e vahiyle bu durum haber verilince Efendimiz: “Muhakkak ki, Münafıklardan biri, devemin kaybolmasına sevinerek yaygara koparıyor ve: ‘Allah niçin Muhammed’e devesinin yerini bildirmiyor, hâlbuki Muhammed bundan çok daha büyük şeyleri haber veriyor.’ diyor. Gaybı ancak Allah bilir. Şu anda Allah onun yerini bana haber verdi. Deve karşınızdaki vadide, onun yuları bir ağaca takılmış durumda, haydi getirin.” dedi. Ashab deveyi getirmek için gittiğinde, Resûlullah’ın tarif ettiği şekilde onu bularak getirdiler. İşte onun peygamberliğini isbat eden belgeyerden birisi de budur. Selam ve dualarla…

Bu yazı toplam 409 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.