1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Haydi Vahra! (2) (Amatörün Sesi - Ömer Yılmaz)
Haydi Vahra! (2) (Amatörün Sesi - Ömer Yılmaz)

Haydi Vahra! (2) (Amatörün Sesi - Ömer Yılmaz)

Vahram Papazyan Tiyatrodan sağlanan, Mıgır Mıgıryan ise ailesinin sağladığı para ile 5.Olimpiyat oyunlarına gittiler. Vahram Papazyan Stockholm’e geldiği...

A+A-

Vahram Papazyan Tiyatrodan sağlanan, Mıgır Mıgıryan ise ailesinin sağladığı para ile 5.Olimpiyat oyunlarına gittiler. Vahram Papazyan Stockholm’e geldiği zaman bütün caddelerin oyunlara katılan ülkelerin bayraklarıyla donatılmış olduğunu gördü.

Anca bu bayrakların arasında Türk Bayrağının bulunmadığı

görünce üzülmüş ve daha sonra otele gitmeden soluğu Türk sefaretinde almıştı. Genç atlet durumu heyecan ve üzüntü içerisinde Sefir Ahmet Bey’e anlattı. Daha sonra Olimpiyat komitesine Türk Bayrağının çekilmemesi halinde oyunlara katılmayacağını kesin bir dille iletti.

Sefir Ahmet Bey, genç atletin gösterdiği bu hassasiyet karşısında çok duygulanmıştı. İlgililerle temasa geçerek konunun hemen çözülmesini istedi. Bu arada sefirin eşi Vahram’ın kolejdeki sınıf arkadaşı Kerim Kanok’un hediye ettiği düz kırmızı formanın üzerine kendi eliyle ay yıldızı işledi.

Neticede Stockholm sokaklarına ve olimpiyat stadyumuna Türk bayrakları asıldı. Vahram Papazyan’da Ay-yıldızlı formasıyla l500 metre yarışına katıldı. Yedinci seride fevkalade bir yarış çıkaran Türk atlete on binlerce seyirci büyük tezahürat yapıyordu. Hatta Türk sefiri Ahmet Bey Kordiplomatik locasından heyecan içinde fırlamış ve seyircilerin üzerinden atlayarak pistin kenarına kadar çıkarak

vahraHAYDİ VAHRA!...HAYDİ VAHRA!....diye avaz avaz bağırmaya başlamıştı. Genç Türk atleti yarışı 30 metre kadar önde götürmekteydi. Bu, bir rekora gidişti. Ancak yarış ipine l5 metre kala Vahram, heyecanından gözlerinin karardığını ve dizlerinin kesildiğini hissetti.

Şampiyonluğa on, onbeş metre kala, şampiyonluğu kaçırmak onu tarifsiz şekilde üzmüş ve heyecana boğmuştu.

Kendisini kaybederek pistin üzerine yığılıp kaldı. Şampiyon olarak alkışlanan Türk atleti dereceye dahi girememişti.

Diğer ermeni Mıgır Mıgıryan ise Vahram’a kıyasla daha fazla yarışmada ülkesini temsil etti. Disk atma, gülle atma, yarışmalarında 7.oldu. Ayrıca dekatlon yarışına da katıldı.

Mıgıryan dekatlon yarışmasında Amerikalı Jim thorpe ile yarıştı. Aslen Kızılderili olan Amerikalı bu atlet rekorlar kırmış ve aldığı madalyalar profesyonel beyzbol oynadığı gerekçesiyle elinden alınmıştı. Ne gariptir ki ölünceye kadar bunları isteyen Kızılderili yarışçının bu isteği öldükten sonra yerine getirilmişti.

Yarışmalara devam eden MIGIR MIGIRYAN uzun atlama yarışması sırasında sakatlanmış olduğundan çok iyi bir durumda bulunmasına rağmen yarışmadan çekilmek zorunda

Kalmıştı.

O zamanlar Ermeni sporcuların Osmanlı adına gösterdiği azim ve özveri büyük takdir topluyor. Olimpiyat komitesi üyesi Selim Sırrı Tarcan döndüğünde polemiklere sebep olan bir yazı yazıyor. “gözlerim doldu, Olimpiyatlarda bütün milletler temsil edilirken Türkler yoktu” diye başlıyor.

Osmanlı Ermenileri de bir dergide şu cevabı veriyor; “Onlar iki ermeni oldukları için değil, Osmanlı oldukları için orada bulundular” diyor.

İşte bu tarihten itibaren Jöntürkler ve ittihatçılar aktif olarak spora el atıyorlar. Birinci Dünya savaşı ve Çanakkale savaşından sonra İzmir ve İstanbul’da birçok Türk spor kulübü kuruluyor.

Bu haber toplam 260 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.