1. HABERLER

  2. SPOR

  3. HATAY’DA BİR ÇOBAN
HATAY’DA BİR ÇOBAN

HATAY’DA BİR ÇOBAN

Boğaz hâlindeki dereye indiğiniz zaman üşürsünüz. Çün ki, iki tarafı tepe olan derelerin içinde Temmuz, Ağustos aylarında bile insanı üşüten serin...

A+A-

Boğaz hâlindeki dereye indiğiniz zaman üşürsünüz. Çün ki, iki tarafı tepe olan derelerin içinde Temmuz, Ağustos aylarında bile insanı üşüten serin rüzgârlar eser.

Öylesi yerlerde dereye indiğiniz zaman üşür, tepeye çıktığınız zaman ısınırsınız. Bana inanmayanların denemesinde fayda var. Fakat, insanı üşüten serin rüzgârların estiği Ağustos ayının içinde seyrekte olsa elma ağacının çiçek açtığını görür bir süre hayrette kalır, sonra İlâhî Kudret’in her şeye gücünün yettiğini geçte olsa hatırlar, anlarsınız. Daha sonra da;

“Yüce bir zât imiş bu yurdu seçen, Ne bahtiyar kuldur suyunu içen, Engin ovaları kuş gibi geçen; Yüce dağ başında dumanı güzel.” Diye yüreğinizden kopan sözlerin şiirleştiğini ister istemez yaşarsınız. Bu güzel duygular içinde başınızı yukarı kaldırdığınız zaman görürsünüz ki; sürüsünün peşinde çoban, sürünün içinde herkesin küçümsediği, soğuk günlerde bile dışarıda bıraktığı köpek; bir de eşşek, eşşeğin sırtında heğbe, heğbenin içinde kitaplar, evet kitaplar ve çobanın azığı... O kitaplar ki, insanlara kuvvetli bilgi ve görgüden doğan ruh uyanıklığı verirler. Rûhunuz uyandığı zaman okumaya başlar, içinizdeki bütün kötülükleri haşlarsınız.

Hatay dağlarında, Hatay ovalarında bir çoban ki, adı Ahmet Soyadı Aslan! Ahmet Aslan bir taraftan çobanlığını sürdürürken bir taraftan da okumuş, beğendiği okullardan mezun olmuş. Ahmet Aslan, işini şehirlerde, dâirelerde değil, insan sağlığı bakımdan önemli olan oksijeni bol dağlarda, ovalarda aramış, dert ortağı kavalıyla çobanlığı tercih etmiş. Ahmet Aslan, bir taraftan kavalını üflüyor, kavalının hazin sesiyle taş yürekleri bile pamuk gibi yumuşatıyor, bir taraftan eşşeğinin sırtındaki heğbede bulunan kitapları okuyor, bir taraftan açlığından sorumlu olduğu koyunlarını otlatıyor ve koyunlarına göz, kulak oluyor. Umulur ki Ahmet Aslan Kur’ân-ı Kerîmi de okumuştur.

Ahmet Aslan’a; sen dağlarda koyunlarını otlatır, kitaplarını okur, kavalına üflersin de ben burada boş mu dururum dercesine kalemime sarılıyor, “YURDUMUN HER GÜZEL” adlı şiirimin diğer kıt’alarını yazıyorum. Aklımda Türkiye, gözümde yaşlar, İçimde bir şeyler figana başlar, Ormanı yemyeşil, nazlı ağaçlar, Önünde sürüsü çobanı güzel.   Şenliği gam alır bayram yerinin, Saçını tarardım bacım sevimin, Kerpiçten yapılmış toprak evimin, Mertekle süslenmiş tavanı güzel.   Ortalık ışırken hoca seslenir, İlâhî coşkuyla her şey hislenir, Tevhîd gıdâsıyla ruhlar beslenir, Beş vakit okunan Ezanı güzel.   “Yetîmi” diyor ki, sevgim sorulmaz, Gözümde çağlayan yaşlar durulmaz, Leylâ’nın peşinde Mecnun yorulmaz, Saz çalıp inleyen ozanı güzel. Sıladan bir haber yazanı güzel.

“Keskinli Yetîmi”

Şiirin yazıldığı Suûdî Arabistan. 29.10.2014
Bu haber toplam 197 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.