1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. HASTALIKLAR VE KARŞILAŞTIĞIMIZ SORUNLAR
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

HASTALIKLAR VE KARŞILAŞTIĞIMIZ SORUNLAR

A+A-

Her türlü teknoloji, toplumumuzun gündemine bilinçsizce girdi. İster televizyon, ister laptop, ister bilgisayar ister telefon olsun ve diğer iletişim araçları olsun, alım gücüne sahip olan herkes bu araçlardan alıyor. Türk toplumu yeniliğe açıktır. Hemen alıyor. Model değiştikçe de yeni modellerini alıyor. Almasına alınmasına bir şey demiyorum. Hatta alkışlıyorum. Ancak bu araçları kullanmasını, yerinde ve zamanında kullanmasını bilmiyoruz.  İnsanlık dinamiti icat etti. Dinamiti ölmek, öldürmek için de kullanabilirsin.  Dağları kayalıkları yol yapmak içinde kullanabilirsin. İnsanlığın yararına kullanabilirsin. Dinamit gibi televizyon da icat edildi. Televizyonda yerli beş yüz kanal var. Beş yüz de yabancı kanal var. Bunlar yirmi dört saat kesintisiz yayın yapar. Haber programlarından magazin programlarına, dizi programlarından filmlere, müzik –eğlence programlarından spor-yarışma programlarına dahası aklına gelebilecek bin bir türlü programlar yapmaktadırlar. İzleyiciye düşen görev, bunlardan ilgisini çeken, hoş zaman geçirmesinden kültürünü artırmaya yönelik olanları izlemelidir. Şunu iyi bilmelidir. Bir günde televizyon başında geçireceği Saat’in belli ve ölçülü olmalıdır.  Ancak bu zamanı ve ölçüyü bilmiyoruz. İnsanlarımızın elinde bilgisayarları vardır. Aklına gelebilecek her türlü programlar vardır. Bilginin her çeşidi vardır. İzlenilmesi istenmeyen binlerce programlarda vardır. Elbette bilmeyi, öğrenmeyi gerektiren programlar izlenmelidir. Hele fesbuk, Vatsap, yutbi programları var. Birine takıldın mı izlemeye yirmi dört Saat yetmez. Bilgisayar kullanırken de zamanı ve ölçüyü bilmiyoruz. Laptoplar var. Çocukları onunla oyalama aracıdır. Aile kendinin rahat yemek yemesi için, sesiz film izlemesi için, sohbetini rahat yapması için, laptoplar çocukların eline verilmekte. Çocuk hatta bebekler bile bununla meşgul edilmekte. Çocuğun bununla meşgul olurken ne yaptığı ne yapacağı aileyi ilgilendirmemektedir. Öyle oluyor ki çocuk, bu aracıyla Saat’lerce bununla oynamakta. Kendileri rahatsız olmamaktadır. Laptop kullanırken de zamanı ve ölçüyü bilmiyoruz. En çirkin, en hoyratça kullanımda cep telefonlarda yapılmaktadır. İnsanların elinden telefonu düşmemektedir. Yemek yerken bile, tuvaletine giderken bile, yolda, okulda, aile içerisinde, direksiyon başında, artık ne aklınıza geliyorsa orada insanlar telefonu ile meşgul olmaktadır. Öyle bir tablo oldu ki, kontrolü de olanaksız duruma geldi. Telefonda onlarca zaman geçirecek oyunlar var. Uzmanlar açıklama yapıyor. Bir oyun en çok üç kere oynanır. Cep telefonumuzu da kullanırken zamanı ve ölçüyü bilmiyoruz.  Üç hafta önce bir kız öğrenci, telefonunda MAVİ BALİNA oyunu oynamış. Oyunun sonunda çocuk intihar girişiminde bulunmuş. Anne –baba çocuğu çok geçmeden görmüşler. Hemen hastaneye yetiştirmişler. Doktorlar yapılması gereken müdahaleyi yapmışlar. Vücuda takılması gereken cihazları takmışlar. Her şey iyi. Yoğun bakımda hasta yatıyor. İtina ile bakımı yapılıyor. Hastanemiz ve çalışanları ellerinden geleni yapmaktalar. Ancak hasta yakınları ziyaretlerinde, yapmadıklarını, demediklerini bırakmıyor. Herkes bir doktor kesiliyor. Bir hasta ziyaretin Saat’in da, otuz kırk kişi birden hastane kapısındalar. Yoğun bakım ünitesinin önündeler. Laftan anlayan yok.  Yasak nedir bilen yok. Bir de duyduk ki hasta, yakın bir İl’de, özel hastaneye gönderilmiş. Ne derseniz deyin.  Ölümle pençeleşen bir hastayı, İl dışına sevk etmeleri doğru değil. Her organı cihazlara bağlı bir hastayı, bir başka İl’de bir hastaneye göndermek doğru değil. Hasta sahipleri ikna edilmiş olsa bile. Neyse hasta özel hastaneye varmış. İlk iş bu hastaya bir iğne yapılması gerekli. Bu iğneyi bulun. Getirin. İğne yurt içinde bile yok. Siz söyleyin bu doktora ne demek gerekir? Neyse iğneyi bulmuşlar. İşin tuhaf tarafı, yurt içinde bulunmayan bir iğneyi, hasta yakınlarına bulun demesi. Hayret bir şey! Hasta yirmi gündür yoğun bakımda. Sonuç daha belli değil. Baba malulen emekli. Anne ev hanımı.  Ne olacak bundan sonra?  Özel hastanenin aileye çıkaracağı paraya gücünün yetmesi mümkün değil. Bir de buna komşu İl’de yatan hastanın ziyaretlerine gidiş gelişleri? Aklımdan geçenleri yazamıyorum.

Bu yazı toplam 375 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.