1. HABERLER

  2. SPOR

  3. HALK BİLİMİ
HALK BİLİMİ

HALK BİLİMİ

  Halk Bilimi: “Bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini, sözlü edebiyatını, geleneklerini, törelerini, inançlarını, mutfağını, müziğini,...

A+A-

  Halk Bilimi: “Bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini, sözlü edebiyatını, geleneklerini, törelerini, inançlarını, mutfağını, müziğini, oyunlarını, halk hekimliğini inceleyerek bunların birbirleriyle ilişkilerini belirten, kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim vb. sorunlarını çözmeye, sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı, folklor, halkiyat.” olarak, TDK. Güncel Sözlüğünde bu şekilde tanımlanmaktadır. Sözlükte ifadesini bulan bu kurallar çerçevesinde, aklımın erdiği, dilimin döndüğü ve ilgi alanıma giren doğru bildiğim hususları kalemimle kelâma dönüştürüyorum. Ayrıca TRT başta olmak üzere Medya’da siz değerli okurlarımla da bu bilgileri paylaşıyorum.

      Doğup-büyüdüğüm,  kültürüyle hemhal olarak yaşadığım ‘toprağım’ ve ‘yörem’ Kırşehir’in Halk Kültüründen derlediğim örneklerin zihinlerde iyice pekişmesi için,  güncel iki yarenlikle yazımı süslemek istiyorum:

UYANIK GELİN

      Komşumuz Ahmet’in gönlü ferman dinlemez. İstanbullu güzel Sevda’ya sevdalanır. Netice de kızı kaçırıp, köyünde anlı-şanlı düğün bile yapar. Köy hayatına ve aileye gelin olarak uyum sağlayan Sevda bir ara lâf arasında kaynanasına nuraylık (hoş görünmek için şirinlik) yapar: Der ki; “Köyünüzün havasını-suyunu sevdim! Ahmet de evin tek çocuğu. Sizin de çok toruna ihtiyacınız var. Bu güzel köyde tez-tez çok çocuk doğurmak istiyorum. İnşallah ilki oğlan olursa; adını da ‘İlkin’ koymayı düşünüyorum.” deyince kaynana gelinin lâfını böler ve: “Aman yavrum! Bizim Köyün ahalisi Istanbullulara benzemez.  ‘İlkin’i 9 ay 10 gün de doğur da  ‘sonraki’ni kaç gün de doğurursan doğur...” diyerek sevincini ve endişesini dışa vurur.

KIRK YIL KAÇAK ELEKTRİKLE Mİ İDARE ETTİN?

      Yetmişine merdiven dayamış Kırşehirli bir aile televizyonda kanal-kanal gezerken, son günlerin cazibeli programlarından ‘izdivaç’ programına takılıp,  izlerler. Koca: “Hatun, ola ki emri hak vaki olduğunda, mutlaka birimiz önce öleceğiz. Gel seninle televizyonda görücüye çıkan bunlar gibi bir evlilik provası yapalım.” Programda gözlemleyip edindikleri tüm izlenimlerini aralarında bir-bir konuşur, tartışırlar.  Koca, yeniden söz alarak: “Yeterince birbirimizi tanıdık. Benimle evlenir misin?” der.   Kadın: “Biraz düşünmem lâzım!” diyerek mühlet ister. Bir kahve molasından sonra: Koca:  “Hanımefendi son kararınız nedir?” der. Kadın: “Senden elektrik alamadım.” deyip, teklifi reddeder. Koca, sinirlenip: “Benden elektrik almadın öyle mi? Demek Sen kırk yıldır kaçak elektrik kullanmışsın da benim haberim yeni oldu!..”       Sözün özü: ‘Halk Bilimi”  alanında akademisyen değilim; ama 46 yıldır Türkmen-Karacakurt aşiret geleneğinden gelen yaşanmışları araştırmakla uzmanlaşmaya çaba harcıyorum.  Derlediklerimi, yazıp yayımladıklarımla, hizmet üretmenin -kendi adıma- mutluluğunu yaşamaya çalışıyorum. Amacım: Gülmek, güldürmek, düşündürmek; kültürümüzü yaşamak, yaşatmak ve gelecek kuşağa taşımak. Rabb’im sağlık-afiyet versin de yine buluşalım. Hoşça kalınız. Kırşehir Anekdotları Yazarı E.posta: duranerdogan1947@gmail.com http://www.duranerdogan.com      
Bu haber toplam 246 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.