1. HABERLER

  2. SPOR

  3. HAKKIN KUVVETİ SABIRLA ELDE EDİLİR-KAYA SAK
HAKKIN KUVVETİ SABIRLA ELDE EDİLİR-KAYA SAK

HAKKIN KUVVETİ SABIRLA ELDE EDİLİR-KAYA SAK

Muhterem Can Dostlarım !.. Geçen haftaki sohbetimizde acizane sunmaya çalıştığımız Hadis-i şerifte anlatılan olaydan alınması gereken hisse üzerinde...

A+A-
Muhterem Can Dostlarım !.. Geçen haftaki sohbetimizde acizane sunmaya çalıştığımız Hadis-i şerifte anlatılan KAYA SAK-sohbet-i cananolaydan alınması gereken hisse üzerinde düşünüp tefekkür ederek durursak zannediyorum ve umuyorum ki ciddi kâr elde edebiliriz. Rabbim daima gerçek anlamda kâr elde edenler zümresine ilhak eylesin. Amin. Aziz Can Dostlarım !.. Yüce kitabımız Kuran ı Kerim’in Asr Suresini hemen hemen hepimiz ezbere bilir ve sık sık da okuruz. Rabbimiz orada “Asra yemin olsun ki, iman edip salih amel işleyen, birbirine Hakkı öğütleyen ve yine birbirine sabrı öğütleyenlerin dışında, İnsan kesin bir hüsran içindedir. İmam Şafi (r.a.) şöyle demiştir.”Kur’an’dan ; başka hiçbir sure nazil oymasaydı şu pek kısa sure bile insanların dünya ve ahret mutluluklarını temine yeterdi.Bu sure Kur’an’ın bütün  öğrettiklerini kucaklıyor”. Onun içindir ki Ashap dan iki kişi birbirine kavuşunca biri diğerine Asr suresini okumadan ve selâm vermeden ayrılmazlardı. Değerli Can Dostlarım !.. Demek ki İmam Şafi Hazretlerinin söylediği dünya ve ahret mutluluklarının elde edilebilmesi için : Önce İman etmek, sonra Salih amel işlemek, daha sonra da birbirine Hakkı ve Sabrı tavsiye etmek , öğütlemek gerekiyormuş.İşte bunun adı Kulluk. Zariyat suresinin 56’ncı ayetinde Rabbimiz “Biz cinleri ve insanları bize kulluk etsinler için yarattık.” Buyurmaktadır. Bir Allah dostu da :   Kulluğum başımda billurdan bir taç, Kullukla erilmez pâyeye erdim .! Kapında bu benden hep Sana muhtaç; Aç kapını , tut elimden ben geldim ! mısraları ile başlayan BEN GELDİM isimli şiirini;   Ruhumda hafakan,boynumda kement, Hatırımı yakîninle mamur et ! Halim Sana ayân , eyle inayet ! Aç kapını,tut elimden ben geldim ! Sevgili Can Dostlarım !.. Sabrın kendisi gerçekten acı çok acıdır ama onun öyle bir meyvesi vardır ki tadının tarifi mümkün değildir. Saliha bir kadının münafık ve cahil çok kötü bir kocası vardı öyle ki adamın her türlü zulmüne sabrediyordu bu arada bu Saliha hanımefendinin kocası tarafından hiç tasvip edilmeyen ama dikkatle de takip ettiği bir özelliği vardı ki o da “Bismillahirrahmanirrahim” demeden yani besmelesiz hiçbir işe başlamazmış. Kocası olacak cahil adam onun bu haline kızar bazen alay eder bazen da akla hayale gelmedik eziyetler edermiş. O Saliha kadın ise bütün bunlara sabreder ve gece gündüz durmadan Rabbine iltica eder kocasının doğru yolu bulması için dua dua yalvarırmış. Bir gün bu zalim koca kadına eziyet bahanesi olsun diye bir oyun hazırlamış ; _Şuna bir oyun oynayayım da görsün bakalım o nu rezil olmaktan kim kurtaracak ? diye söylenip duruyor, başkalarına açıkça söyleyemediği inkârcılığı artık bütün çirkinliği ile içinde dolup taşıyordu. Hanımını yanına çağırdı ve ona bir kese altın vererek: “-Bunu iyi sakla şayet başına bir şey gelirse elimden çekeceğin var.”diye de tehdit etti. Kadıncağız kocasının emri üzerine Besmele çekerek keseyi aldı ve yine Besmele çekerek götürüp sakladı ,ancak bu arada zalim koca kadıncağızı takip etti ve keseyi sakladığı yeri öğrendi daha sonra karısının haberi olmadan keseyi oradan aldı,içindeki altınları alıp boş keseyi de bahçedeki derin su kuyusuna attı. Aradan birkaç gün geçtikten sonra karısını yanına çağırıp emanet verdiği keseyi getirmesini emretti ; kadın hemen keseyi sakladığı yere gitti giderken kocası da gizlice onu takip ediyordu kadın keseyi sakladığı yere “Bismillahirrahmanirrahim “diyerek elini uzattı keseyi içinde altınlarla beraber çıkardı fakat kese ıslaktı ve sular damlıyordu kadıncağız bu ıslaklığa bir anlam veremedi. Keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu ıslak keseyi görünce adeta nutku tutuldu. Bir an durdu, yutkundu, konuşamadı. Daha sonra kendine geldi ve konuşmaya başladı ; “-Karıcığım sana çok zulmettim,canını yaktım , çok büyük hata ettim ne olur beni affet ve bana hakkını helâl et” diye yalvardı , Allah’a tevbe ve istiğfar etti , ibadetlerine devam etti ve Salih bir insan olma yoluna girmiş oldu. O günden sonra da Rabbine hep şöyle dua etti : “-Yarabbi bana dünyam ve ahretim için hayırlı , Saliha bir kadını eş olarak nasip edip seni bulmama vesile olmasını sağladığın içi sana sonsuz şükürler olsun benim bu gidişimi sabit kadem kıl Allah’ım” Saliha kadın ise ; “-Ey Rabbirahimim sana sonsuz şükürler olsun ki duamı kabul edip kocamı Salihlerden eyledin.” Aziz Can Dostlarım !.. Bu ve buna benzer yaşanmış olaylar veya hikâyeler her ne ise hepsine birden Kıssa diyelim bu kıssaları herhangi bir masal,hikâye veya ilginç bir olay dinler gibi değil de bu kıssalardan almamız gereken hisseleri hayatımıza nasıl yansıtacağımızın hesabını yapmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü büyüklerimizde hep öyle düşünmüşler ve demişler ki ; “-SABRIN KENDİSİ ACIDIR , LÂKİN MEYVESİ TATLIDIR .” buyurmuşlar. Hayır dolu hisseler almanız dileği ile Cumanız Mübarek olsun.    
Bu haber toplam 297 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.