1. HABERLER

  2. SPOR

  3. HAKKIMIZI KİM VERECEK?-ALİ AYDEMİR
HAKKIMIZI KİM VERECEK?-ALİ AYDEMİR

HAKKIMIZI KİM VERECEK?-ALİ AYDEMİR

            Hak, hukuk;  Son yıllarda en çok kullanılan kelimelerden ikisidir. Hak; insanlara tanınan ya da borçlu olunan temel kurallardan birisi olarak...

A+A-
ali aydemir11111             Hak, hukuk;  Son yıllarda en çok kullanılan kelimelerden ikisidir. Hak; insanlara tanınan ya da borçlu olunan temel kurallardan birisi olarak tarif edilebilir. Hak, uygarlığın temelidir. Toplumun ve kültürün köküdür. Toplumu, devleti, hukuku ve ahlakı şekillendiren bir kavram olarak ta söyleyebiliriz. Devlet, hakların korunmasını ve güvence altına alınmasını sağlamakla mükelleftir. Hukuk hakkında da kısa bilgi verecek olursak; birey, toplum ve devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir. Ahlaki ve hukuki haklar, bireylerin medeni ve siyasi özgürlüklerinin korunması, güvenceye alınması, Anayasaya göre konmuş hukuk normlarının devlet gücüyle garantiye alınmalarıdır. Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzeyidir. Hak adaletin ön şartı olmalıdır. Adaletsizlik duygusunu kimseler yaşamamalıdır. Hukuk, belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenlemeli, yatırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kurallarının uygulanmasını sağlamalıdır. Haksızlıklara uğramış, ödediğinin karşılığını alamamış, hukuk yollarında çaresiz kalmış o kadar çok insan var ki; saymakla, anlatmakla bitmez. Benim bizzat yaşadığım, birilerinin yaşattığı, haklarımızın gasp edildiği üç konuyu açıklamak zorundayım. 1995 yılında inşaat halindeyken girdiğimiz apartmanda, parasını ödediğimiz halde kat mülkiyeti ve imar yasalarına göre haklarımız verilmemiş, binaya ait ayıplı yerler yapılmamıştır. Müteahhide ait dairelerin yakıt paraları mahkeme yoluyla alınmıştır. Sığınak bölümü ayrılmamış, tam daireye çevrilip satışa sunulmuştur. Ülküm Apartmanında hala sığınak yoktur. Binanın eksiklerinden dolayı mahkemeye verilmiş.Tüm kat maliki sahiplerince avukat tutulmuştur. Mahkeme müteahhidi haksız bulmuş ve para cezasına çarptırmıştır. Aradan yıllar geçti. O zaman alacağımız  2 milyar, şimdi 28 milyarı geçmiştir. Müteahhidin üzerinde 23 kadar gayri menkul olmasına rağmen hepsinin üzerlerinde onlarca ipotek bulunmaktadır. Haciz işlemlerinden kurtulmak için bazı menkullere kendi akrabalarına ve kardeşine ipotek koydurtmuştur. İşin en ilginç yanı gayrı menkullere ve arabasına konulan ipoteklerde çoğunda birinci sıralarda devletin alacağı var. Maliyeye ve Sosyal Güvenlik Müdürlüklerinin (Sigorta) yüklü miktarda alacakları var. Değişik illerin ve ilçelerin maliye ve Sosyal Güvenlik yetkilileri her nedense tahsil etme yoluna gitmede ciddi davranmadıkları hissine kapılıyoruz. Maliyelerden bazıları yapılandırma yoluyla tahsil etme yoluna gitmektedirler. Bizler satış için işleme başlasak, gerekli parayı yatırsak; satıştan ilk sıradaki alacaklı karlı çıkıyor. Satılan menkulün çoğu ancak ilk sırada ki alacaklıya yeter durumunda. Bir aracın üzerinde 40’tan fazla ipotek varsa, diğerlerinin üzerlerinde en az 15 kadar ipotek bulunuyorsa, bu durum yıllarca sürüyorsa, o müteahhit yapı denetim kurup çalışmalarına hiç bir şey olmamış gibi devam ediyorsa, haktan ve hukuktan bahsetmemiz, adaletin gerçekleşmesini istememiz ne derecede doğru olacaktır. Onlarca, yüzlerce alacaklı bu durumda çaresiz beklemektedir. Mahkemeleri uzun sürmesi, bazı borçluların mallarını eşlerinin üzerlerine geçirmeleri işleri daha da zora sokuyor. Hukukun adil bir şekilde işlemesini, mağdur olanların haklarını almasını bekliyoruz. Benim konumumda olan pek çok kişi bulunmaktadır. Başka bir mağduriyet, hakları alamama, hukukun tıkanması durumu da yine müteahhit in keyfiliği, kural tanınamazlığı, kurnazlığı ve kanunun açıklarından yararlanma taktikleri sonucun da yaşadığımız sıkıntılar, problemler. Bir sene önce içine geçtiğimiz apartmanın müteahhit tarafından eksik teslim edişi ve oturma ruhsatının hala alınmayışıdır. Binanın bir an önce bitirilmesi için gösterdiğimiz bütün çabalar müteahhit tarafından hiç sayılmış, işleri yarım bırakarak kendini gizleme yollarını denemiştir. Yaptığımız sözleşmeleri ciddiye almayan ve kasıtlı olarak kat mülkiyeti tapumuzu engellemekte ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcunu ödemediğinden "Borcu yoktur". yazısını alıp Belediyeye vermemektedir. Apartmanda otururken diken üstündeyiz. Aynı durum bizden önceki yaptığı bazı apartmanlarda da görülmektedir. Müteahhit, bizlere mahkeme yolunu sık sık göstermektedir. Mahkemeni 2-3 yıl kadar süreceğini ve paranın pula döneceğini iyi bilmektedir. Üstelik tüm menkul ve gayri menkullerini hanımının üstüne yaptırması, sözleşmede de hanımının isminin olması, kendince elini güçlendirmektedir. Onlarca kişiye borçlu olan müteahhit, hiç bir şey olmamış gibi Kırşehir'de yapı işleriyle uğraşmaktadır. Bu haksız işleri yapan böyle kişilere yetkili makamlar gerekenleri yapmalı ki; başkalarına örnek olsun.Binada meydana gelebilecek her hangi bir kazada kimler sorumludur? Hak ve hukukun böyle durumlarda ortaya çıkmasını bekliyoruz.Bir kişinin hatasını ve kusurunu onlarca kişi çekmektedir.Adalet bir gün herkese lazım olacaktır.Mazlumun feryadından kimse onmamıştır. Müteahhidin borçlarını damı biz ödeyeceğiz? Her halde onu bekliyordur. Belediye bu duruma mutlaka bir çözüm bulmak zorundadır. Çünkü belediyesiz hiç bir iş yapamazlar.Devletten ve yetkililerden problemlerimizin çözümünü bekliyoruz. Sivas'ta oğlum Mehmet'in müteahhit ile yaşadığı olaydan bahsedeyim. Dört sene önce oğlum temelden bir eve giriyor. O zaman 35 bin lirayı temin edip, inşaata başlamadan ödüyor. Arsada uyuşmazlık çıkıyor. Arsa sahipleriyle mahkemelik olan müteahhit parayı da ödemiyor. Yeni başladığı yerlerden dahi ev vermiyor. Dört senedir atlatmakla, oyalamakla gün geçiriliyor.Belediye iktidarın eline geçtikten sonra da yeni başlattığı 450 dairelik yerlerden ev vereceğim diyerek atlatma yolunu hiç bırakmamıştır.Bazen paranızı vereyim diye umut vermesine rağmen aylarca, yıllarca atlatmıştır. Mehmet'in durumunda olan bazıları zor kullanarak paralarını alma yoluna gitmişlerdir. Müteahhidin iş yerine en az ben 50 defa gittim. Hepsinde de yalvarma, acındırma, oyalama taktikleri devam etti gitti. O zamanlar önenen paranın şimdiki karşılığı 120 bin civarındadır. En son avukatla birlikte iki ayrı senet vererek günü geçiştirmiş. Bizdeki ve oğlumdaki sıkıntıyı, moral bozukluğunu anlatmama gerek yok. Sistem öyle bozulmuş ki; vatandaşın güvenebileceği kimse kalmamış. Müteahhidin ilk sözü "Verin mahkemeye". Böyle bir haksız kozu kullanmaktan çekinmiyorlar. Adalet ve hukuk haksızdan yana olmasın. Haklılar haklarını en kısa bir zamanda almalılar. Haklar ahrete kalmamalı. Suçlular hesap vermeli, haksızların yakasından birileri mutlaka yapışmalıdır. Adalet gecikirse, hukuk haksızın yakasından yapışmazsa, Allah'tan korkmayan, kuldan utanmayan insanlar bu sistemde borularını öttürüp yürümeye devam edeceklerdir. Haklarımı almak, adaletin tecellisini sağlamak için sonuna kadar çaba göstereceğim. Haksızlıklar karşısında susmayacağım.    
Bu haber toplam 167 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.